MUZLAŞAN CUMHURİYET

0
92

Devlet olmak nedir? Sınırları belli ve diğer devletlerce tanınmış, sınırlar DAHİLİNDE, önceden belirlenmiş kurallarla, herkese eşit uygulanan kurallar yönetiminde, hakça dağılımın olduğu, asayiş huzur ve güvenliğin tam bulunduğu, HUKUKİ güvenliğin esas alındığı ve vatandaşlık bagı ile baglı olanların sıra seçimli, yasama-yürütme ve YARGI temel organlarının bulunduğu bir yapıdır..Krallık da olsanız; Bu temel değerler dahilinde yönetim sağlamadıgınız da gidişiniz öyle veya böyle “elzem olarak” ortaya cıkar ve sizi istemeseniz de gönderirler.. Sezar “oğlum” dediği ve anasının sevgilisi olduğu Brütüs, tarafından Senato da hançerlendiğinde, “onun despot yönetim şekli fakir dostu olması, bir hukukçu olarak iyi bir hatip olması, komutan olarak tüm Avrupa yı dize getirmesi” onu kurtaramadı.. Osmanlı da KARDEŞİn kardeşi boğduğu, babasının mezarına bile kardeşlerini boğdurduğu için gitmediği “Ahmet’ler Mehmet ler” döneminde bazen “bulaştırılmış bir şark çıbanı” bazen “yeniçeri in isyan bayrağı” bazen de “bir hatunun zehir ölçeğinde” yönetimler son bulmuşdu. Ama her yönetim şeklinde, her son bulma da adalete uygun olmayan, bir davranış ekonomik bir buhran hali tetikleyici olarak egemen kişinin mutlak otoritesini dahi iradesi dışında gelişen olaylarla son bulmuştur… 18. Yüzyılın sonlarında halk isyanları olağanlaşmış doğuştan gelen devredilemez hak ve hürriyetler olduğu anlayışı ile Hukuk bugünkü anladığımız mana da şekillenmeye baslamıştır.. Her ülke kendi Hukuk içinde kulluktan, vatandaşlığa geçen insan unsuruna daha iyiyi, daha güvenli ve huzurlu olma ortamını refah içinde sağlamayı vadeden ve vaadettiği ölçüde değişimlli yönetime, izin vermiş, gerçekleştiremeyenleri eleyerek halk, yönetime sıra seçimli  sistemle, ortak olmuştur.. 20 yüz yıl içerisinde demokrasi ve Cumhuriyet kuralları olmasına ragmen Hitler, Mussoloni Franco gibi bedbahtlar, kendi lehlerine çevirdikleri sıralı sistemi” ölünceye kadar başkanlık moduna” getirmeye calışsalarda muvaffak olamamışlardır.. En azından ölünceya kadar kısmına muvaffak olsa da, sürgit kısmı kendi iradeleri dışında son bulmuştur.. Tüm yönetim “usul ve şekilleri” tarihde genele mahsus şekilde kullanıldığında, problem yok. Ne zaman ki kişiselleştirilmiş ve yönetim şirazesinden kaymış o zaman kişi yada kişiler harekete geçerek o şirazeyi yerine oturtma gayretine girmişlerdir.. Türkiye Cumhuriyeti Devlet kurucusu iyi bir arkeolog  iyi bir tarihçi iyi bir hukukçu iyi bir komutan ve müteahssıs olarak, genel geçer kuralların olduğunu ve kişisel yönetimlerin yanılgılarla neticelendiğini tarih ve arkeoloji den de esinlenerek, savaş şartlarında dahi Erzurum Kongresinden itibaren  millet iradesini yani “toplum sözleşmesini” en üst  değere koyarak yapılanmaya girişmiş, Misakı milli dediğimiz sınırları ortaya koyarak, egemenliğin var olma Baska ülkelerce tanınma şartlarını da değerlendirerek, kurumsallaşmayı sağlamış ve kurallarla bunu desteklenmiştir.. Cumhuriyet olmak, sahiplenmekle olur.. Kurtuluşun baslangıç şartlarını, dava olarak ortaya koymuş ve tüm milletin bu davaya sahiplenmesini sağlamış ve cumhuriyeti kurdurduktan sonra da yasal düzenlemelerle bu sahiplenmeyi sağlayacak, duygusal olarak geliştirecek şartları, ortaya koymuştur.. Millet iradesi 1960 İhtilalini gerçekleştirenlerce, ABD tarafından sekteye ugratılmış ve özel harp teknikleri ile de irade üzerinde istenen şekiller oluşturularak geliştirilen yöntemlerle günümüze kadar çalışmaya devam edilmiştir.. Misalen Kominist tehlike mi var? Hemen buna ilişkin sivil ve kamu kurumları oluşturulur. Radyo basın “ısmarlama haber” ve birkaç maaşlı meşhur yazarlar eliyle, dümen tutularak toplumsal akış, dümenin tutulduğu istikamete yönlendirilmiştir..”Kamuoyu oluşturma çabası “artık bir demokrasi geleneği değil, Yönetimden ayrılmak istemeyenlerin kullandığı, bir silah şekline dönüşmüştür.. Bir kaç yetişmiş insan, olayların farkına mı vardı? Hemen illegalitenin sarmal ağı, onları sarmalar ve sistem onları yasadışı olarak algılatır..Toplumsal nümayişler, toplum iradesi uyanışa geçtiğinde, kullanılacak araçlardandır.. Alevi Sünni ÇATIŞMASI, parti üyeliği bilmeyen sendika ve işçi hakkı nedir anlamayan kişinin birden bire kominist yaftası yemesi, sermaye karşısında işçinin de kölelik şartlarına rıza göstermesi sonuçu doğurmuştur..” Kazan kazan hep kazan” kuralı yerli sermayeye hizmet gibi gözükse de distrübütör yada tedarikçi ihracaatcı sıfatı ile  tröstlere hizmet etmiş olmaktadır… Muz Cumhuriyetinde bu zincir daha görünür ve maliyetsiz olarak tröstlere hizmet Allahın emridir… Sınırlar gel geçtir.. Hangi milletten olursan ol Pasaportun yoksa, kaçak yollardan geçerek gelebilirsin..Ululslarası bir basarı, kan soy dil birliği şartı olmaksızın ,bas bir araba parası “kap vatandaşlığı”ülkende aranır olmaktan çıkmaya  eşdeğerdir,ucuzlaşan vatandaşlığın….Karışık demografik yapı suçu ve ahlaksızlığı devamlı pompalarken, aidiyet duygunu yok eder… Kanun kaçakları sana gelirken senin kanuna uyan seçkin çocukların, diğer ülke vatandaşlığına geçmek için kuradan kuraya koşuyorlarsa;cumhuriyetin muzlaşıyordur.. Kamu görevlilerin, korkudan pusmuşsa,iyi okulları bitirenler yerine  akraba, hısım partili olma özelliği öne geçiyorsa ;cumhuriyetin muzlaşmaya başlamıştır… Yargı üyelerin Fehim, alim, mahir feyiz sahibi olmak yerine gün’ün hareketlerine göre güneş e yöneliyosa; cumhuriyetin muzlaşmaya başlamıştır.. Spor kuluplerin, şike ile şampiyonluklar kovalayıp, güreşçiler ekip çalışması ile öne cıkıyorsa torpili olan üst takımlara seçilirken yetenek bile spordan uzaklaşmıssa; cumhuriyetin muzlaşıyordur demektir… Yasama üyelerin, genel başkanlarının ağzına bakıyor ve onların hoşuna gidecek seyleri söylerken, milletin söylediklerine kulak asmıyorsa; cumhuriyetin muzlaşıyor demektir… Üniversiteler, seçimlerini para ya göre tabelanın altından geçeni hemen kaydediyor, akademik payeleri, kitapsızlara culus olarak dağıtıyorsa; cumhuriyetin muzlaşıyor demektir..Mafya liderlerin feylosof olup, ders vermeye kalkıyor, sana ahlak dersi veriyorsa, din görevli n tüccar gibi davranıp, istismar suçunun faili oluyorsa; cumhuriyetin muzlaşıyor demektir.. Gazeteci yazarların papağan gibi birbirlerini teyid edip, temsil ettikleri tarafa şaklabanlık yapıyorsa, doğru ve tarafsızlığı bırakmaları meziyetsizlik sayılmıyorsa;cumhuriyetin muzlaşıyordur demektir…Seçmen, vatandaşlık bilincini yitirmiş, saf oğlana dönmüşse, sokak bilmez izan dan bihaber, cuntacı genel baskan larının ağızlarına bakarak, oylarını belirleyip, kendi menfaatlerini düşünmeden hareket ediyorlarsa ;cumhuriyetin muzlaşıyor demektir… 
Uyuma Türk Ölürsün…..
TORUN HALİLİ 

Paylaş
Önceki İçerikFesine Püskül Gerek…
Sonraki İçerikKentsel Dönüşümde Tapu Harç iadesi olur mu? Müracaat şekli nedir? Dava açılabilir mi?
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.