Alt Taşaron Dolandırıcılığına Son…

0
188

Hareketli inşaat sektöründe malayı kapanın ustayım dediği sonrada müteahitleştiği süreçler görüyoruz. El taşı ile El kuşu vurmaya çalışan bir kısım gözü açık sonra dan müteahittleşenlerin, baskasının vergi mükellefiyeti üzerinden yürüyerek alt taşoron olarak kulla dıkları kimselerin emeğini sömürmekte onlara emek bedeli ödemeyerek haksız kazançlarının katmerleştirmekte ve adliyelerin iş yükünü arttırmakta bazen acı olay ve sonuçlara sebep olmaktadır..
Yasa bu konu ile ilgili “kanuni ipotek” hakkının tesis edilmesini öngörmüştür.. Alt taşaron hakkının ziyanı ı engellemek için faaliyette bulunduğu taşınmaz üzerine ipotek tesisini isteyebilir. Böylece alacağını garanti altına alacagı gibi tatsız olaylar la da karşı karşıya kalmaz.. Ve Böylece Alacağını gayrimenkul mükkellefiyetine dönüştürme seçeneğini kullanır..Türk Medeni Kanunu (TMK) 893. Maddesi 3. Fıkrası olan; “Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkârlar, kanuni ipotek haklarının tescilini isteyebilirler.” hükmü ve devamı hükümleri uyarınca yapı alacaklısına ipotek hakkı getirilmiş ve inşa faaliyetini yürütmüş olan yüklenici ve zanaatkârlara bir nevi koruma sağlanmaya çalışılmıştır.
Yargıtay 15.Hd Aralarında doğrudan bir eser sözleşmesi olöadıgo halde taşınmaz maliki alt yüklenici nin yükleniciden olan yapı alacaklarından, tmk 883 vd hükümleri gereğince sorumludur.. Bu hükümler gereği taşınmaz sahibi alt yükleniciye ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Alt yüklenicinin, yükleniciden olan alacağını yüklenicinin taşınmaz mailikinden olan alacağından ayrı ve bagımsız bir alacak olduğundan alt yüklenicinin yapı ipoteğini tescilini talep hakkı da yuklenicinin yapı ipoteğini tescilini talep ve dava etme hakkından ayrı ve bagımsız bir haktır.. (21.04.2016 2015/5673 e. 2016/2437 k)
Tmk 893/4 hükmüne göre alacak hakkı sahiplerinin önceden bu haklarından feragat geçersizdir. Diğer alacak hakkının vacgeçilöezliği ile garantisi sağlama almıştır..

Yapı alacaklılarının ikinci grubunu ise taşınmaz maliki ile aralarında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmayan alt yüklenici ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Bu kişilerin akdi ilişkisi taşınmaz maliki ile eser sözleşmesi imzalamış olan asıl yüklenicilerdir. Bu kişiler yapım işini ayrı bir eser sözleşmesiyle yükleniciye karşı taahhüt etmişlerdir. Aralarında doğrudan bir eser sözleşmesi olmadığı halde taşınmaz maliki, alt yüklenicinin yükleniciden olan yapı alacaklarından kanun gereği sorumlu tutulmuştur..(Yargıtay 15.HD 2014/4356 e 2914/6677 k)
Yapı alacaklısına sağlanan hakların kullanılmaması gerek müteahhitleri bazen tersine dönerek mal sahiplerini bazen de sadece emekli iş yapan ve arasında her hangi bir sözleşmesi bulunmayan yaptığı iş karşılığı bedelini alan zanaatkârlar magdur olmaktadır.. Toplu konut uygulamalarında bunun sektöre olarak kötü niyetli uygulamasını görüyoruz…Foğramasını marangoz sıhhi tesisatı ı ustaya yaptırıp bedelini ödemeden haksız kazan c peşinde koşanlara tmk 893 dur diyor…

Av İbrahim Halil Eroğlu

Paylaş
Önceki İçerikKudüs Miladi İlk Saldırıya Ne zaman Uğradı?
Sonraki İçerikFilistin de Barış
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.