Anılarda Antep…

0
58

Aypedimiz,molpedimiz yoktu ammaa !
Komşusu aç yatarken kendisi tok yatmayan büyüklerimiz,bir yemek yaptığında “Yeri oğlum şunu Aşe Bacı gile,şunu Fatma bacı gile ver de gel diyen,ramazanda mahalle fukaralarına çit,çember arşınlayıp,herkesin ne giyeceğini,ne ihtiyacı olduğunu bilen,”Fattımın kızı Möhterem yeee doordu ,şu kahke bezini uşaana bez etsin” diye salan hayırseverlerimiz vardı.
Zenginin fakirin mahallesi ayrı değildi.Aynı dehlizde birlikte yaşar olanlar olmayana verir.Biribirlerine saygı duyar.Ölüsünde,dirisinde bir olurlardı.
Otuz uvak lahmacun yaptırılırsa,üstüne de beş-on ekmek alınır,lahmacun ekmeğin içine dürüm edilirdi.
Paklava her zaman yenilemez,gelen misafire sinide,bastık,üzüm,sucuk,hayir,fıstık ile FEKKE DÜZÜLÜR.
Ayağında iş tumanı ; ekmek eden,don yuyan,şire eden,damlara bastık seren,eliyle nişe çıkaran,boklu bezlerimizi zemhari gününde sobanın üstünde ılıttığı suda yuyan;durup dinlenmeden Dünyanın işini kendi bitirecekmiş gibi çalışan Analarımız vardı.
Bayramda seyranda,el öpmede filan “Ayansı” geyinir,sair günlerde evin işcisi olurlardı.Cahallara “temşiyet “verir.Hısımı akrabayı sayar,gider,gelirlerdi.
Yazın yanılır yazlıkta yatılır,kışın ıbıbık çalınır,tandırda yatılır,mevsimi mevsim gibi yaşardık.
Yazlıkta yıldızları seyreder,sinema,pavyon,elektrik fabrikasının sesleriyle”nennilenir”
Tandır başında hakiyeden anlatılır ,melengiçle,kırık leblebi yenir.Düşümüzde “caazi garileri” görür,padişahın kızına üzülürdük.
Pekmezi yoğurda katar”fakıbeyni” ,ekmeğe salça sürer öğün yapılırdı.
Paklava kırığıynan dürüm edilir,dondurmacılarda ekmek bulunur,yazın dondurma ekmeğe katık edilir.
Pöçleri battığında,Çekici Faddım’a çektirir.Korktuklarında damaklarını kaldırır.
Kışın günü topaç eritmesi,soba kapağının içine salınan şişteki cıcır,cızı sucuk.
Haveydili küfde,topaçlı simidaşı,radyoda arkası yarınlar.
Beyti yağlı,küncülü,ördekli-kazlı,gelinli- kızlı kahke satan kahgeciler vardı.
Kış ağzı evlere “zad zahre” alınır,evin tabanına “berdi “hasırın üstüne kürt halısı açılır,Orta yere odun sobası,dar göze tandır kurulur,Yataklar,yorgan gece açılır,sabah toplanırdı.Eşiklikte satılın içinde kalaylı tasla su dururdu.
İnsanların aypedleri,molpedleri yoktu ama yüzleri güleçti.Ağzı böök olan alenen ayıplanırdı.
Öyle herşeyi beğenmezlik etmez,Allahın verdiğine ŞÜKÜR edilirdi.
Yazık oldu bunca güzel insanın bulunduğu,bir şehrin bunca güzel hatıralarına…

ASIM MIHÇIOĞLU dan alıntıdır.