Korumalı Ticaret, Koronalı Ticaret..

0
117

Korumalı ticaret, ülkelerin yerli üretimi korumak maksadı ile ithal ürünlere sınırlama getirerek, kotalar koyarak, yüksek oranlı vergiler koyarak, yapılan ticarettir.Anti damping yasaları ile içeri doğru ihracat ile yerli üretici yok edip tekelleşmeye karşı kartelleşme anti tröst yasaları öngörülmüştür.. Uygularsan…
İdeal anlamda olması gereken uygulamalarla yapıldığında, korumalı ticarette sonuçlar olumludur.Çünkü yerli üretici ve tücar çeşitliliği sayısal olarak korunmuş olur.. . Ama korumalı ticaretin faillerini siyasal nedenlerle, dinsel öğelerle, sadece duygusal olarak belirlemeye başladığınız da iş Çin ticaretine döner.. Üretim koruma altındadır ama kalitesiz, hastalıklı yada hastalığa açık, standart dışı ürünler üretilir ve sende bu ürünleri almak zorunda kalırsın.
-ürün bazlı korumada, örneğin pirinç bakan yada akrabası olarak bir gemi getirdiğin pirinç 3 gün Karasularına girmeden bekletrisin bir vergi kuralı cıkar sizin gümrüğe yanaştığınız gün her ne hikmetse gümrük oranı sıfırlanır. Korumalı Ticaret, kayırmalı ticarete dönüşür
Bölge bazlı korumada gelişmemiş sınır bölgelerinde ekonomik ve sosyal gelişime katkı sağlamak isteyen kamu serbest bölge misali uygulamalarla bir kısım ekonomik ve mali külfetlerden arındırılmış olarak ticaret yapar.. Misalen bu uygulamanın olmadıgı bölgede sen şekerin çuvalını marketçi olarak 300 TL ye alırken oradaki esnaf sınır ticareti adı altında aynı şekeri komşu ülke topraklarından 100 TL ye gider alır.Kendi ülkesinde tekrar 300 e satar..
-üj/bej üyeli çeteli korumalı ticaret ise alt taşoronlara iş imkanı sağlanır iş onlara, yaptırılır ama kaçak güreşe ilişkin şartlar geçerli olduğu için ya şatın aldığı malzemeden ya da işçilikten çaldığı gibi işçi haklarını da ödemeyerek artıya geçmeye çelışacaktır..
11.3.2020 tarih itibari ile pandemi gö-z-ümüzün içine sokuldu.. Ve koranalı ticaret günleri bu şekilde “baskın ticaret”şekli olarak ortaya cıktı..” Maske mesafe hijyen” derken öteye yasaklar konulup, berikinin önü açılınca haksız rekabetin modifiye halide önümüze çıktı.. “Tavşana kaç tazıya tut” misali tüm kafe ve restaurantlara kilit vurulurken, elinde poşet içinde bir ekmekle akşama kadar ekmek bayatlama faaliyetleri yasaklamaya takılmazken lebaleb toplantılarda işin bir diğer haksız uygulaması olarak karşımıza çıktı.. Yol boyu tesis işletmesiysen 24 saat hizmet verenler, şehir içi işletmelerde saat 19 sonrası virüs saldırılarına karşı muhkem hale getirildi.. Tüm şehir giriş çıkışları tutulurken bulvarlar kontrol noktasına dönerken, giden sey sadece özgürlüklerimiz değil serbest meslek gelirleride toz olup uçuştu.. Sadece devlet faaliyetleri ni virüs kontrolüne dönüştürülüp, virüsün hareket sahası yerine devlet faaliyetlerini kısarak mücadele etmek gelirlerin düşmesi, virüsün genişlemesi sonuçlarını da beraberinde getirdi.. KORONALİ TİCARET öyle yeni sektörler çıkardı ki 20 kuruşa satılan maske tanesi 5 TL ye kadar çıktı.. 40 TL ye gittiğin, şehirlerarası otobüs ücretleri 80 TL ye çıktı. Tuzlu suyu aşı diye satan binlerce dolara satılan Çinli aşısı inşallah bize de gelmemiştir.. İnternet üzerinden satışlar olagan üstü artarken %35 lere kadar yükselen karşılıksız ya da defolu satışlarla gözü dönmüş üç kağıtçlıarın ekmeklerine yağ sürüldü.. Kerhaneler, içkili yerler kapatılınca sosyal medyayı kerhane gibi kullanan lezbiyen transseksüel tiplerin ticareti arttı.. Çiftçinin ürettiği 80 kuruşluk buğday, 110 gr. lık ekmeğe dönüştüğünde 1.750 kuruş etiketi yerken “çiftçi babayı,” ekmeksiz bıraktık.. Soğan, domatesi, biberi tarladan 50 kuruşa toplatamayan üretici, pazar tezgahından bile 5 TL den aşağı inmeyen kendi ürününede ulaşamadı.. 30 günde yetişen marul pazar da 5 TL yi görürken, çiftçi bu duruma fiyatın nasıl ilerlediğini kendisi bile anlayamadı.. Perakendeciler hem malına hem mıhına vururken cumadan başlayan yasakların zamlı etiketlerini çarşambadan koymaya başlayınca 6 ay da yetişen ayçiçek ürünü “yağ”1000 yıllık zeytin ürünü” yağın”sırtını yere vurdu..
Devlet sadece yasaklamazDı ki yasakladıklarına, yasak anında kaybettiklerini muhasebeleştirerek gider yokluğunu düştükten sonra gelirini tam olarak vatandaşının eline verecekti.. Ama açmadığı dükkanın, bagkur primleri için ödeme emrini gönderdi.. Beyanname vermediği için otomatik cezalarını kesdi.. Üstüne üstlük “gizli vergi” gibi sokağa çıkan vatandaşına, sokağa düşen kişi muamelesi yaparak 3000 TL ye kadar korkunç cezalar kesdi..
Böyle devleti kim yönetemez ki? Pandemi . Tüm dünya da devlet yönetimlerinin işine gelmiştir.. KORONALİ TİCARET ile korumalı ticaret arasında hiç bir fark kalmamış ve üretici değil tüketici değel sadece aracıların kazandığı bir ticaret dönemi yaşıyoruz..Ey devlet Ya malımızı değerinden alın, alınan değerden sattırın yada sal gitsin.. İnceldiği yerden kopsun….

TORUN HALİLİ

Paylaş
Önceki İçerikİklim Değişimine karşı ABD Çin Dayanışması
Sonraki İçerikHakim Aşı Tutmaz..
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.