Borçlunun ölümünden sonraki keşide tarihli bonoya dayalı icra takibi yapılması ile ilgili Yargıtay İçtihadı

0
360

T.C.

Y A R G I T A Y

19.HUKUK DAİRESİ

B A Ş K A N L I Ğ I

Esas                 Karar

2012/2526        2012/8264

Y A R G I T A Y   İ L A M I

Mahkemesi     :Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarih                : 30.11.2010

No                   :91-401

Davacı             : Şenol M. vek. Av.Hüseyin Gültekin Durgun Davalılar          : 1-Mert Y.adına Velayeten  Babası Aygın                           Hamza Yaşar

2- Ege Y.adına Velayeten Babası Aygın                                  Hamza Yaşar vek. Av. Sırma Kurpınar Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar temsilcsi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin lehdarı davalıların miras bırakanı İsmail K.’nun keşidecisi olduğu bonolara dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, takip dayanağı bonoların tanzim tarihlerinin borçlu İsmail K.’nun ölüm tarihinden sonrasına denk geldiğini, murisin vefatından sonra senet tanzim etmesinin mümkün olmadığını, davalıların şahsi malları ile müteselsilen sorumlu tutulamayacaklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; davalıların bonolardaki keşideci imzasına ayrıca ve açıkça itiraz etmedikleri, bonoda tanzim tarihinin sonradan doldurulabileceği, bononun keşidesinden sonra senet metninin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasının yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, bonolara dayalı alacakların davalılardan müteselsilen talep edilebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalıların asıl alacağın tamamına, işlemiş faiz alacağının 2.673,00 TL lık kısmına ilişkin itirazlarının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek takibin devamına, fazlaya  ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar temsilcisinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.05.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Başkan Vekili     Üye           Üye       Üye       Üye

Kadir Doğan  A.Değnekli  A.Tuncay A.Şentürk A.Yaman                                                                          (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Gerek uygulamada gerekse öğretide senedin tanzim tarihinin sonradan doldurulmuş olmasının kambiyo vasfını etkilemeyeceği genel kabul görmüştür. Bununla birlikte senet metninde yer alan keşide tarihinin mutlak keşide tarihi olmadığı, bir başka deyişle; anlaşmaya aykırı doldurulduğu yolundaki iddianın yazılı belge ile ispatının mümkün olduğu tartışmasızdır.

Dosyaya konu olayda senedin davalıların murisi İsmail Kapucu’ya ait olduğu ancak senet üzerindeki keşide tarihinin sonradan doldurulduğu ihtilaf konusu değildir.

Türk Medeni Kanunu’nun 28. Maddesinde aynen: “Kişilik çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve  ölümle sona erer” denilmektedir. Aynı kanunun “kişilik” başlıklı bölümdeki hükümlerle de hukuk nazarında kişilik ve hak ehliyetinin tanım ve sonuçlarına dair düzenlemelere yer verilmiştir.

Bu durumda senet altındaki keşide tarihinin sonradan doldurulmasına cevaz verilmesi  halinde, TMK daki bu hükümlere riayet edilerek, tarih belirlemedeki takdir hakkının (işin doğası gereği) borçlunun kişilik sıfatı ve borçlanma ehliyetinin mevcut olduğu dönemle tutarlılık arzetmesi şartı aranmalıdır.

TMK nun 30. Maddesi; doğum ve ölüm vakıasının ispatının nüfus kaydıyla yapılacağını belirttiğine göre, mahkemece; keşide tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu savunmasının yazılı şekilde ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen mahkeme hükmünde isabet bulunmadığı ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle, onama yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye

Abdullah Yaman