Milli Sıkıntı!!!

0
346
İlker Kaplan

Bir süredir bahsetmek istiyordum ancak bu konuda kalemi elime henüz alabildim.Milli takımımızla alakalı bilindiği gibi Lucescu Teknik direktör olduğundan bu yana dedikodular,yönetimsel boşluklar ve karmaşa bir türlü dinmedi.Daha evvelinde de vardı ancak mevcut durumu konuşmakta fayda var.

Herşeyden önce muhalif cephede bulunduğumu söylemek isterim.Sebeplerine gelince; Sayın Lucescu Milli takımımızın başına geçtiği günden beri ardı arkası kesilmeyen eleştiriler ve bahanelerle karşımızda.Kendisini nedense yapıcı yorumların yapıldığı veya olgun eleştirilerin yönlendirdiği bir makamın adamı pozisyonunda göremedik.Sürekli olarak sudan bahanelerle ve dünya futbolunun uygulamalı olarak reddettiği prensiplerle bizi ve futbol iklimimizi eleştirdiği söylemler içinde görüyoruz.

Önce “emekliliğini yaşamaya geldi” eleştirileri başgösterdi.Ancak bu eleştirileri hiç icraat görmeden yapmak adil değildi.Fakat henüz ilk basın toplantısında” istenmediğim yerde durmam hemen yarın bırakabilirim” şeklinde sağlık konusunda kendısıne sorulan sorulara posta koyarak başladı.Durum oldu 1-0.

Daha sonra milli takıma seçecek oyuncu bulamıyorum söylemleriyle gündeme geldi.Bunu kısa süre içerisinde yabancı sınırlaması kuralına bağlayarak skoru 2-0 yaptı.Kendince yabancı kuralının 14 düzeyine ulaşmış olmasını bahane ederek bu kadar cok yabancının oynadığı ligde Türk oyuncu oynatmıyorsunuz bende seçemiyorum dedi.Kendisi Shakhtar Takımını çalıştırırken 17 tane yabancı oynattığını unutuyor.Bunu dile getiren pek olmadı ancak ben bu asisti yapayım şutu çekmek isteyen olursa diye buraya bırakıyorum.

Çok geçmeden maçlardan sadece 4 gün önce biraraya gelebildiklerini ve bu çalışma düzeninin oluşturmaya çalıştığı milli ruh için yeterli olmadığını söyledi.Bu esnada basın mensuplarınıda topa sokarak toplantılarına çok az basın mensubunun katıldığını , yeterli ilgiyi görmediğini söylerek üçüncü kontrasını yaptı.Tabi cevap vermeden duramıyorum.O günlere kadar milli takımın çıktığı 12 maçtan sadece 3 galibiyet aldığını hatırlatmak isterım.Gereksiz çıkışlarından çok icraatlarını görsek ne güzel olurdu!

Yine fazla geçmeden İtalyan La Gazetta Della Sport’a verdiği roportajda Türkiye için doğu ülkesi tabirini kullanması ve peşine türkçe öğrenmekten özellikle kaçındığını söylemesi üzerine basın dahil herkes ikiye bölündü.Tevazuyla karşılayanlar olduğu gibi rahatsız olanlarda azımsanmayacak düzeydeydi.

Daha sonra 3 yada 4 takımın oluşturduğu bir milli takımın daha başarılı olacağını,keşke böyle bir şansım olsaydı dedi.Dünyada hangi milli takım kaldı 3 takımdan oluşan soruyorum size?Maksat kendini kovdurmak mı acaba diye düşünüyor insan.Peki bununla kaldı mı? Tabi ki hayır.Daha anlatılacak çok şey var ancak öyle skandal birşey söyledi ki gülsek mi ağlasak mı bilemiyorum.Rusya maçının mağlubiyetini Serdar Aziz’in konfetilere basıp ayağının kaymasına ve Trabzon taraftarına bağladı.Ben bu noktadan sonra söyleyecek hiçbirşey bulamadım.

Son olarak galip geldiği İsveç maçından sonra bile kadroya almak istediği ancak çaşitli gerekçelerle kampa katılmayan veya katılamayan oyuncular üzerinden yeni salvolar gelince ben tamamen pes ettim.Üzerine bunca sözün sahibi kendisi değilmiş gibi;uzun zaman verdiği emeğin karşılığı olarak İsveç galibiyetinin alındığını söyledi.Perhizle lahana turşusunu sizlerin yanyana getirmesini rica ediyorum.

Efendim sözün özü;Lucescu milli takım için son derece yanlış bir karar.B kategorisinde oynadığımız mevcut statüde eğer bu ciddiyetsizlikle devam edilirse, gençleri görelim diyerek puan maçlarına hazırlık maçı bakışıyla devam edersek C statüsüne düşmemiz çok uzakta değil.Daha sonra Lucescu tazminatını alır gider.Yerine gelecek olan Türk antrenör bu pirincin taşlarını ayıklasın diye senelerce uğraşırız.O antrenöre de yazık bunca futbolsevere de.Şunu hatırlatmak istiyorum mevcut konjonktürde futbol felsefesinin Aykut Kocaman’a ihtiyacı var şeklinde bir yazı yazmıştım.Eninde sonunde bu noktaya geleceğimize ve o günleri göreceğimize eminim.

ilker Arsal KAPLAN