İcra hukuk mahkemesinin kendiliginden arastirma ilkesine ilişkin HG kararı

0
990

İCRA HUKUK HAKİMLİĞİ
KENDİLİĞİNDEN ARAŞTIRMA İLKESİ
ÖZET: 2004 sayılı İİK’nın 18.maddesi uyarınca
şikayetler hakkında re’sen araştırma ilkesi geçerli olup, mahkemece taraf delilleri ile bağlı olunmak sızın gerekli araştırmalar yapılarak taraflar gelmese ler bile gereken karar verilir. Bu bağlamda icra mahke mesi, şikayeti incelerken tanık dinleyebilir, bilirkişiye başvurabilir ve gerekli ise
keşif de yapabilir.
Y. HGK E: 2014/12-351 K: 2015/2780 T:02.12.2015
Taraflar arasındaki “haczedilmezlik şikayeti” kanun yolundan dolayı
yapılan yargılama sonunda; Ankara 11.İcra Hukuk Mahkemesinin şikaye-
tin reddine dair verilen 12.03.2013 gün ve 2013/136 E., 2013/219 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi-borçlu vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay
12.Hukuk Dairesinin 17.06.2013 gün ve 2013/13925 E., 2013/22483 K.
sayılı ilamı ile;
(..Borçlunun, aleyhinde yapılan takipte gayrimenkulünün haczi üzerine meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece, şikayetçinin duruşmaya gelmediği ve iddiasını ispat etmekten kaçındığı gerekçesi ile
şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
Şikayetler hakkında yargılama usulünü düzenleyen İİK’nın 18/3.
maddesi; “Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve du-
ruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya
çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlunun başvurusu İİK’nın 82/12. maddesi gereğince meskeniyet iddiası olup, şikayet niteliğindedir. Bu durumda, mahkemece, İİK’nın 82/12 ve 18/3. maddeleri uyarınca yargılamaya devam
edilip işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…)
gerekçesiyle bozulmasına karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Şikayetçi-borçlu vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde
temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
İstek, 2004 sayılı İİK’nın 82/12 maddesine dayalı meskeniyet nedeniyle
haczedilmezlikşikayetine ilişkindir.
Şikayetçi vekili, alacaklı tarafından aleyhinde başlatılan icra takibi
sonucunda haline münasip evinin haczedildiğini, usule uygun tebligat  yapılma dığından haciz işleminden dava tarihi itibariyle haber dar olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürüp, şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Karşı taraf-alacaklı vekili, şikayete konu dairenin borçlunun haline
münasip evi olduğu iddiasının doğru olmadığını, borçlunun başka yerde
oturduğunu, istemin reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, son tapu ve ipotek durumunun sorulması gerektiği teb-
liğ tarihinin tespiti istendiği halde davacı tarafça duruşmaya gelinmediği,
davacının davayı uzatmak istediği, davacının davasını ispat etmekten kaçındığın dan davanın şikayet olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmayıp reddi gerektiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayetçi-borçlu vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıya başlık bölümüne metni aynen alınan karar ile bozulmuştur.
Yerel Mahkeme, davanın şikayet olarak kabul edilip, davacının gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmadığı, taraflar gelmese bile
karar verilebileceği gözetilerek karar verildiği, kararın ve şikayetin mahi-
yeti gereği İcra Müdürlüğün den İİK’nın 18. maddesi gereğince görüş sorulmasının gerekmediği davacı tarafça masraf yatırılmadığı, bilirkişi ve
keşif ücretinin yatırılmadığı, bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 324. maddesinin uygulanması nın da davada usul ekono misi gereği mümkün olmadığı , kararda Yargıtay bozma kararında bahsi geçen hususların eksik bırakılmadığının düşünül düğü, zaten HMK’nın tasarruf ilkesini düzenleyen 24. maddesinde ve taraflarca getirilmesini düzenleyen 25. maddesine aykırı olduğu gibi kişinin kastettiği hususu düzenle yen eski HUMK’daki hük mün yeni HMK’ da muhafa za da edilmediği, taraflarca getirilmeyen hususları araştırma yükümlülüğünün
mahkemede bulunmadığı, kaldı ki bir taraf gelmezse diğer tarafın talebini
dahi değiştirebileceği gerekçesi ile direnmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, mahkemece şikayetçi-borçlunun duruşmaya gelmeyerek ispattan kaçındığı gerekçesi ile şi-
kayetin reddinin doğru olup olmadığı, buna göre 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’ nun (İİK) 82/12 ve 18/3. madde leri uyarınca yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Ankara 16.İcra Dairesinin 2012/18278 esas nolu dosyasında alacaklı A. vekili tarafından borçlular M. ve diğerleri aleyhine kambiyo senetleri ne özgü haciz yolu ile 26.658,96 TL alacak için ,25.000,00 TL bedelli 24.11.2012 tarihli çeke dayalı olarak 04.12.2012 tarihinde takip yapıldığı; şikayetçi adına kayıtlı olan 1 nolu parseldeki apartma nın 16 nolu bağımsız bölü müne 07.12.2012 tarihli
icra müdürlüğü yazısı ile 12.12.2012 tarihinde haciz işlendiği ve şikayet eden tarafından meskeniyet iddiası ile haczedilmezlik şikayetinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece 11.02.2013 tarihinde düzenlenen ön inceleme tensip tutanağı ile delillerin bildirilmesi, gerekli gider avansının yatırılma sına karar verilerek, şikayet eden vekiline 22.02.2013 tarihinde bu husus tebliğ edilmiş olup; şikayet eden vekilince 05.02.2013 tarihli makbuzla 503,55 TL
gider avansı yatırılmıştır.
Bilindiği üzere 2004 sayılı İİK’nın 18.maddesi uyarınca şikayetler hakkında re’sen araştırma ilkesi geçerli olup, mahkemece taraf delilleri ile bağlı olunmak sızın gerekli araştırmalar yapılarak taraflar gelme seler bile gereken karar verilir. Bu bağlamda icra mahkemesi, şikayeti incelerken tanık dinleyebilir, bilirkişiye başvurabilir ve gerekli ise keşif de yapabilir
(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, syf 104).
O halde mahkemece, şikayet eden tarafa delillerini bildirmesi ve ya-
tırılan 503, 55 TL gider avansının eksik olması halinde tamamlanmasıçin kesin süre verilerek deliller toplandıktan sonra meske niyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti hak kında bir karar verilmelidir.
Hal böyle olunca Yerel Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına bozma ilamında gösterilen ve yukarıda ilave edilen gerekçelerle uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle diren me kararı bozulmalıdır.
SONUÇ
Şikayetçi-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda ilave edilen nedenlerden dolayı BOZUL MASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.