Adana’ da bir cennet”Dağcılar Aladağı da bilir,Küp Şelalelerini de”

0
640

Aladağ tam bir turizm cenneti doğa harikası şelale ve uzantıları,tarihi kale ve kalıntıları ile keşfedilmeyi bekliyor.

Küp Şelalelri ile ilgili degerlendirme yapmadan once Aladag hakkinda genel bir bilgi verelim.

Aladağ tarihi yerler ve doğal güzellikler bakımından oldukça zengindir. Doğasıyla, havasıyla, sularıyla ve tarihi harabeleriyle turizm yönünden Adana ilinin en güzel ve en zengin bölgelerinden biridir. Günese yakın kentin sıcak dan kacan sakinleri tercih noktalarından dir.

İmamoğlu sınırını çizen Seyhan Nehri üzerindeki Boztahta Köprüsü’nü geçerken ilk göze çarpan yeşil ormanlar hemen kendini gösterir. İmamoğlu tarafı kelaynak kuşları gibi görünüm arz ederken Aladağ tarafı gelin başı gibi süslüdür. Köprüyü geçince sol istikamete yol alırsanız Boztahta, Yüksekören ve Topallı köylerinde çeşitli av hayvanları ve yeşil ormanlar içerisinde Çatalan Baraj Gölünün manzarasını izlemek ayrı bir zevk ve neşe kaynağıdır.

Köprüden sağ istikamete Eğner Köyüne doğru yer alırsanız sağınızda Seyhan Irmağı solunuzda yeşil ormanlar ve simit şelalesini görürsünüz.

Eğner Köyü,yedi gözden oluşan karasu çayı üzerinde yer alan su değirmenleri ile her çeşit ağaç türleri geniş ve iğne yapraklı olmak üzere Yenidünya, Narenciye türleri, Hurma, Şeftali, Organik Kivi, Erik vb. ağaçlarıyla bir doğa harikasıdır. Ayrıca alabalık tesisleri, havuzlar, sizleri bir hayal âlemine götürür.

Akören Beldesi tarihi kalıntılarıyla, okulları, kiliseleri parmak ısırtacak kadar güzeldir

Akören 1 diye adlandırılan bölümde 30 kadar ev kalıntısı Akören  2 olarak adlandırılan bölümde elli kadar ev bulunmaktadır

.

Bizans döneminden kalma çeşitli dönemlerde elden gecirilmis bir kilise kalintisi bulunmaktadir .170 yillardan kalma mezar kalintilari vardir. Bir çok kalıntıda Ms 525 yazmaktadır.

Uzunkuyu -Kayabaşı tarihi siteleri, kiliseleri ve mezarları ile ünlüdür. Aynı yol üzerinde yer alan Mazılık Köyünde kral mezarları, kilise kalıntıları taş işçiliği, revaklar ve avluları su sarnıçları taştan su kuyuları hemen göze çarpar. Üç kilometre yukarısındaki Masiret ovasının tepeliklerinde yer alan örenleri ve mezarları, üzerindeki yazıtları incelemeniz tavsiye olunur. Ayrıca yel değirmenleri ve taş dinkleri görmenizde yarar vardır. Aynı yolu takiben ve Aladağ’a 7 Km. uzaklıktaki Gireğiyeniköy kalesi kral yolunun kalıntıları tarihi kral mezarı kalıntıları, kilise kalıntıları, katakompları görmeniz sizleri mutlu edecektir. İlçeye 2 Km. uzaklıktaki Ağcakise anıt ağacını görmeniz (Ardıç) sizleri hayrete düşürecektir. Aladağ İlçe Merkezine 12 Km. uzaklıkta olan Meydan Yaylası ve 1563 metre rakımlı tepe üzerinde 1500 metrekarelik alan üzerinde kurulu bulunan kalenin gezilmesi, görülmesi, orman ağaç türlerinin temaşa edilmesi Çukurova’yı ve diğer köyleri izlemeniz bakımından çok yararlı olacaktır. Üç bölümden oluşan bu kale çevre duvarları burçları, pencere ve kapıları mimari özellikleri bakımından ayrı bir araştırma konusu olabilir. Yine Marviyan harabeleri, ormanlar içerisinde yer alan Roma hamamları, kilise kalıntıları doğa severleri beklemektedir. Madenli köyünde yer alan kilise kalıntıları tarihi mozaikler kral mezarları, soku taşları taştan oyma küpler, dibekler ve yeraltı mağralarını gezmenizi öneririz.
Yayla turizmi açısından Meydan, Başpınar, Ağcakise, Zambıl ,Acıman, Alakavak, Ziyarettepe, Çataloluk, Trak, Eğni Gözü, Bürücek vb. yaylaları sayabiliriz. Aladağ İlçe merkezine 17 Km. uzakta yer alan Hotalan harabeleri, Dünyadibi (Posyağbasan) tarihi kalıntıları ve kitabeleri vardır. Çömekli yolu üzerinde yer alan mermerden yapılmış Kral sarayı kalıntılarını vardır. Çömekli Mahallesi’nin kuzeyinde Tamrut Kalesi yer alır. Çevresinden akan dereleri çayları ve tatlı su balıklarını doğal güzelliklerle birlikte kuş sesleri dinlenir. Eğni deresini oluşturan eğni kaynaklarını ve üzerinde yer alan Eğni kalesini, buz gibi suların başında dinlenmenizi tavsiye ederim. İlçenin Yetimli, Dölekli, Kıcak, Gerdibi Köyleri’nin kuzeyinde yer alan orman alanlarını, derelerini, tarihi kalıntılarını yaban hayvanlarını (Dağ keçisi, Yaban domuzu, kınalı keklik, ur kekliği, vaşak, vb.) Bitki türlerini, kır çiçeklerini ve bahçelerini gezmenizde, görmenizde yarar var. Bu saydığımız köylerin her tarafında rahatça doğa yürüyüşleri, dağcılık sporları yapabilirsiniz. Bilhassa Acıman yaylası ve Trak bölgelerinde kış sporları yapmak fiziki yönden uygun olmasına rağmen tesislerin kurulmasına ihtiyaç vardır. Acımanda yer alan halk arasında Acısu diye bilinen (Sarı su) şifalı suya yazın binlerce insanımızın o yöreye gelerek kamp kurdukları dertlerine deva buldukları tıpben kabul edilmese de şifa bulan insanların sayısı bir hayli yüksektir. Bilhassa mide, bağırsak, böbrek hastalıkları ve cilt hastalıkları için çok yararlı olduğu bütün yerli turistlerce onaylanmaktadır. Su nasıl içilmelidir? Sabah akşam yarım çaybardağı dozajında içilmeli ilk üç gün hafif baş ağrısı, baş dönmesi yapabilir bu olay tamamen geçicidir üç günden sonra böyle bir ağrı yapmaz. Geçirdiği hastalıklar en az 21 gün kalmak şartıyla tamamen tedavi eder. İlaç gibi geçici tedavi etmez. Acıman yaylasından Kükürt yolu üzerinden yürüyerek yedi göllere çıkmak mümkündür. Dağcılar için kaldı tepesi biçilmiş bir kaftandır. Yine 2185 m. Rakımlı ziyaret tepesi üzerinden 3734 m. Yüksekliğindeki Demirkazık tepesine doğru yol alırken vadilerdeki buzulları görmeniz yeterli olacaktır. Aynı yoldan yedi göllere ulaşmak mümkündür. Teke Boynu tepesinden Kurt boğazına doğru yol alırken Karagöle ulaşmanız mümkündür.

Doğayla iç içe bir tatil geçirmek isteyenlerin yakınlarında kamp yapabileceği şelaleler, yazın çok sıcak geçtiği Çukurova’da yaşayanların serin havasıyla tercih ettiği yerler arasında geliyor.

Aladağ Belediye Başkanı Mustafa Akgedik, ilçede yer alan şelalelerin görülmesi gereken yerlerden birisi olduğunu söyledi.

İlçenin doğal güzellikleriyle özellikle hafta sonları turistlerin ilgisini çektiğini anlatan Akgedik, “Burası tüm Doğu Akdeniz’e hizmet edebilecek, nefes alabilecekleri bir nokta. Küp Şelaleleri yaklaşık 1,5 kilometrelik bir kanyon içerisinde yer alıyor. Buraya merdivenler, köprüler yaptık. Bu güzelliğin keşfedilmesi için tanıtım çalışmalarına da ağırlık verdik.

Bir vadinin içerisinde muhteşem sıra şelaleleri görenler huzur buluyor. Farklı bir havası olan şelaleler insana kendini Amazon ormanlarında hissettiriyor. Bölgedeki Simit Şelalesi de ilgi görüyor.” ifadesini kullandı.

“Burası saklı bir cennettir”

Akgedik, şelalelerin yeni yeni tanınmaya başlandığını aktararak şunları kaydetti:

“Geçen yıl yaklaşık 10 bin kişi ziyaret etti. Bu yıl 50 bin kişinin ziyaret etmesini hedefliyoruz.

Burası Adana’nın turizm merkezlerinden birisi olacak. Türkiye için de önemli bir turizm alanı olacağına inanıyoruz. Çalışmalarımız sürüyor.

Biz Aladağ’ın geleceğini turizmde görüyoruz. Tabiat turizmi denildiği zaman Aladağ ismi duyulacak. Bunu için gayret sarf ediyoruz. Burası saklı bir cennettir.”