Aladdin’in Sihirli Lambası,100 Gün

0
367

”Ol” deyince olan yaradan adı ile Bismillahirrahmanırahhim…
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İbn Haldun Üniversitesi tarafından duzenlenen toplantıda “Biz tüm çalışmalarımızı yaptık. Bir davanın 200 günü yada 100 günü aşmaması için hedef koyduk. Bu dava 101’inci güne gelince hakkında teftiş başlayacak, notu düşecek, gerekirse hakim eğitime alınacak” dedi.
Ölümlü bir insanın “ol”deyince olamayacağına inancımız imanımız gereğidir..
”100 gün” deyince bir dava 100 gün de nasıl biter?
Bu ülke de ölen önceki çocuğun ,kimliğine işlenmiş yüzbinlerce insan hala ölmedi aramızda yaşıyor…
Askere gitmemek için ya da geç gitmek için yanlış bilgi ile nufus kütüğüne işlenen diğer ölümlüler de hala yaşıyor..
Ölumlü insanların sahip olduğu taşınmazlar,1950 li yıllardan gelen bir çok kacak ve proje yoksunu binalar, koskoca istanbul da E-5 in kenarında bile hala keşfini bekliyor…
Dedesinin babasından gelen ve intikalleri yapılmamış tapulara el  attıgınız da neler çıkacak biliyor musunuz?
Fuzuli işgalci,babasının malı gibi  50 yıldır Almanya ya göçmüş ölmüş  Amcasının tarlasını işlerken, yeni vatandaşlığı ile adressiz kuzenini düşünürken de mi içiniz cız etmiyor?
Mahkeme kararını muhtara bıraktırıp ,belediyenin kapı arkasında ilan ile karar  ve hüküm kesinleştirme ve tebligatlari adalet diye düşünüyor ve o  kadar kusurcuk kadı kızın da olur dersenız ne ala.. Biz yine de demeyeceğiz, pek ala….
Bir ceza davasın da yakalama infaz ekibinin  insafında ise yakalanıp/yakalanmamayı, biz çok bekleriz adaleti gün sayısında ararken…
Bir şahidin bile mahkeme huzuruna gelip “bilmiyorum” deme bilinçsizliği ile soruna çözüm yerine ,sorun katıyorsa ve sen  problem yargı da değil OLUŞTURULMAYAN VATANDAŞLIK  BILINCINDEDIR diyemiyorsan sorun inan gün  de değildir..
DEVLET AİT TÜM KURUMLARIN mevcudiyetinde bulunan bilgi ve belgeler hala arşiv rom olarak,dijital platforma işlenememişse ve sen hala muzekkere yazarak belge topluyorsan ve ilgili arsiv memuru” bulunamadi seka ya gitti sel oldu ” diye cevap verip gecistiriyorsa sorun gunde degildir.
Mezar kayıtlarının, bile nerede olduğunu bir mahkeme heyeti  ya da hakimi ilgili dava ile ulaşamıyorsa bilgiyi değil  siz sadece hayali görürsünüz…
Ķisinin çalışma kayıtlarını bile düzgün tutamıyor, iki de bir çıkardığın” mali milad ” yasaları ile hak zayiatlarina yol açıyorsan,önceki çalışmalarını bile kabul etmiyorsan, kayıt dışı çalışmayı asıl,tasoran çalışmayı “görünmezlik ve infaz edilmezlik” olarak kabul etmiyorsan,sorun inan 100 gün de değil….
Taahütlü işlerde bile işçi alacakları ödenip ödenmediğini,”işçinin alacağı kalmamıştır ” yazısı olmadan teminatı çözüp, asıl işverene ,teminatı iade ediyorsan, sorun 100 günde değil   önleyici adliye işgalini  saglayamamandadir
“Hakimi” töhmet altında almak ,üzerine not düşmek,adaleti hızlandırmak değil adalet saglayicilarini esir işçilere dönüştürmektir. Her hakimi,HSK denilen bağımsız ve bizzat yargı unsurlarının koruyucu kollayıci ve denetleyicisini ,idarenin değneği haline dönüştürmek çabasıdır…
Evet geciken adalet adalet değildir ama yanlış adalet de hiçlikle malul dur..