Erdoğan Düşmanlığı

0
377

ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI….
Muhalefetin salt Erdoğan nefreti ile yapılacağını sananlar Türkiye nın saf salak sanayi ürünü olma adayıdır..
Türkiye nın varlığını sadece Erdoğan sevgisine bağlayarak hükümet tercihini kullanmaksa yeni bir sanayi ürünüdür…(İsimlendirme işlemi tescil sonra si yapılacaktır..)
Bu durumda duygusal etkenler,siyasal sonuçlar üzerinde belirleyici oluyorsa kalp, aklın önüne geçmiş demektir…Asıl yanlış duygusallikdadir…Fakat bu yanlış,seçmen acısından yanlış ama siyasi aktör acısından akıl dolu bir kurallar silsilesidir …
Oysa devlet yönetimlerinde asıl olan ,asil olanların yaptıklarıdır.. Tarihin bize bıraktığı notları alt alta koyup incelediğinizde ÇAĞ AÇIP KAPATMANIN büyüklük belirleme de bir ölçüt olarak kullanabileceğimizi belirleyebiliriz..
Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk ikisi de çağdaş olmamakla beraber Fatih ‘in imparatorluğa dönüştürdüğü ve fakat torunlarının son turda sıfrladigi yapıdan Atatürk yepyeni bir medeniyet çıkartmıştır.
Her ikisinin de ortak özelliği devlet merkezli düşünmesi ve aklı üstün değer olarak tutması dır
Fatih Sultan Mehmet asıl davranışlar içerisine girmiş devlet bekasi için duygusallikdan uzaklaşarak kardeş katlini vacip görmüştür
Mustafa Kemal Bandırma vapurundaki kahramanlardan yakın arkadaşı Ayıcı sami nın aşılmasına esinden ve kendisinden gelenn acıkli mektuplara ses çıkarmamıştır
Bir çok arkadaşını TC nin kuruluş aşamasında kurban olmasında tarafsız kalmıştır.
Günümüz Türkiye sine geldiğimizde o günkü şartların ters simetrisi ile dönüşümü gerçekleştiren Tayyip Erdoğan 100 yıl sonra bunu tamamlarsa 3.ornek olarak tarihsel kişiliğini kazanmış olacakdır..
Burada asıl sorulması gereken soru “Tayyip Erdoğan bu dönüşümü tek başına mi yapıyor?” Ya da “böyle bir dönüşüm bu zamanda kendiliğinde n mi çıkıyor yoksa aslında geçmişten gelen bir damar mi var?”
Alt kadro da yer alan asıl unsurlarının hepsinin DAVA ADAMI olma niteliği askeri ve sivil bürokrasi de yer alsa da asla siyasete bulasmamis bir kişi bile olsa parti neferi gibi çalıştığını gözlemlediğimiz de anlıyoruz.
Yine cumhuriyet öncesi kurumlarla duyulan özlem ve cumhuriyet sonra si oluşan kurumların tasfiyesi ya da tasfiye etme kastı nın varlığı aslında bu yapının önceden gelen bir yapı olduğunu gosterir.100. Yıl da diş konjonktürle birleşerek kahramanını bulması ve sunumu mevcut sonucu doğuruyor….

Erdoğan düşmanlığı,siyaset üretme acziyetine düşmüş yapılarin bizzat Erdoganizm öne çıkarma çabası değilse acziyetlerin bir göstergesidir…