Hesap Çesmesi -Süleymaniye Camii/İstanbul

0
513

Padişah içerisinde ilk kez yazılı emirleri ile kanunlaşma hareketinin Türk Hukuk Tarihi acısından da önde gelen ismi Kanuni Sultan Süleyman dır. Muhibbi mahlası ile 3000 e yakın şiiri derlenmiştir.

Süleymaniye Camii inşaatında işçilerin alın teri kurumadan parasının ödenmesi için hesap çadırı da denilen ve aynı zamanda işçi anlaşmazlıklarının da çözüm yeri olarak kullanılan “hesap çadırı” vardi

Mimar sinan burada işçi yevmiyeleri nın değişen şekli ile günlük ödemelerini gerçekleştirir .İşçinin ertesi günü gelmeme ölme gibi hallerle hakkı nın kalma ihtimali ile cami hayrına gölge düşürülmesi ortadan kaldırılmıştır.

Mimar Sinan Camii inşaatında çalışanların yevmiyeleri haftalık olarak değil artık günlük olarak verilmeye başladı. Bunun içinde Caminin avlusuna bir çadır kuruldu, bu çadırın adı “Hesap Çadırı” olarak bilinirdi…

Çadır işçi hakları bakımından sendikal hizmet de görmüştür..

Mimar Sinan, bu çadırı sadece yevmiye dağıtmak için değil aynı zamanda bir Sendika gibi de kullanarak, işçilerle –ustalar arasındaki meseleleri de burada çoğu zaman bizzat kendisi çözüyordu…. Öyle ki tebdil kıyafet gezen Sultan Süleyman, bazılarına da kendisi de şahit olmuş ve “…Şükürler olsun ki camii yapılırken hiçbir kulun hakkına girilmiyor…” diye, Sinan’ı övmüştür.

Çadır’a gelen işçiler, ustalar ayrı ayrı şikâyetleri veya varsa meseleleri dinlenir, dinlendikten sonra hemen cevap verilmez, bir tam gün sonra tekrar çağrılırdı.

Bunun sebebi ise ola ki sinirden söylenmiş sözler olur, siniri geçer şikâyetini geri alır veya ertesi güne kadar şikâyet edenin şikâyeti giderilirdi…

İşte onun için bu hesap çadırı o kadar halk arasında meşhur olmuştur ki halktan birçok kişi de buraya giderek kendi mahallindeki birçok sıkıntılarını burada dile getirmeye çalışmışlardır.

hesap-ce-mesi-1024x768

HESAP ÇADIRI HESAP ÇEŞMESİ OLDU

Süleymaniye Camii tamamlanmaya yakın, Tiryaki Çarşısı’nın baş tarafında bulunan yere Mimar Sinan bu hatırayı yaşatmak hem de daha sonra geleceklere bir ibret vesikası olmak üzere bir çeşme yaptırmayı düşünür… Bu çeşmeye (Hesap Çeşmesi) ve (Çadır Çeşme) de denilmektedir.

Hesap Çeşmesi denilmesinin sebebi, külliyenin yapılması sırasında burada yüksekçe bir yere çıkan Mîmar Sinan belirli zamanlarda yanında çalıştırdığı ustalara yevmiyelerini dağıtmış olmasındandır…

 “Çadır Çeşme” denilmesinin sebebi ise zamanında çeşmenin yerinde Çadır olup, yevmiyeler buradan günlük olarak dağıtıldığı için çeşmenin kulağı çadır şeklinde yapılmıştır.

Küfedeki taşından dört yüzlü olarak yapılan çeşmenin köşeleri kesiktir. Bu kesintiden ortaya çıkan kenarlar başlıklı düz sütunlar halindedir. Sütunların başlıkları hizasından hafif çıkıntılı bir korniş çeşmeyi çevirmektedir. Barok üslubun hakim unsuru olan bu yassı payeler cepheleri hareketlendirmektedir.

Duvarlar sade ve süslemesizdir. Çeşmenin yalnız bir cephesine ayna taşı konulmuştur. Bu yüzde korniş ile yapının kurşunla kaplı sivri külahının ikinci korniş arasındaki boşluğa su ve çeşmeyi öven ayetler celi sülüs hatla yerleştirilmiştir.

MAHALLE ÇEŞMELERİ DERT DİNLEME ÇEŞMELERİ OLUYOR

Mimar Sinan’ın yaptırdığı bu çeşmeden sonra daha sonraki hayır sahipleri de yaptırdıkları çeşmelerin böyle olmasını istedikleri için çeşmenin bir yerine “Çadır” resmi ya da çadır figürü koyarak, ahalinin burada derdini söylemesini, en azından içini boşaltmalarını suyun akıp gitmesi gibi sıkıntılarının da burada gitmesini ümit ederek, bu şekilde çeşmeler yaptırılmıştır. Rivayet odur ki bir zamanlar İstanbul’da bu çeşmelerden epey miktarda vardı

Insanlar eserleri ile yasar..ıyi bir cicuk yetistirir nesilden nesile eseri yasar .Cesme han hamam cami yaptırır yüzlerce yıl ötesinde yine ismi ile yaşar.. Allah bizi hayır işleyen insanlardan eylesin..