Çarmelik Kervansarayı ve Bozova

0
657
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Bozova ilçesindeki tarihi Çarmelik Kervansarayı tarım müzesine dönüştürülecek.
1979 larda Toprak Tarım Reformunun uygulamaları sebebi ile ilçeye babamla beraber gittiğimiz günler hatırladım..
Bozova da o zaman Atatürk Barajı yoktu .Varolan şey sadece yokluk ve tavan yapmış ağalık zihniyeti ile toprak reformuna bile karşı koyan bir zihniyet vardı.
Baraj ‘ın yapılması ulaşım ağlarının gelişmesi ve en önemlisi de bölge huzur ve güvenliğin sağlanması şehir hayatının gelişimine katkı sağlamış ..Aklımda kalan resmi plakalı aracımızı park ederken bile gizleyip hükümet konağına öyle giderdik…Çünkü ellerinden tarlasının gideceğini bilenler köylü vatandaşı bileyleme yapardı. Yolların çoğu stabilize yol ilçeden ziyade 3/4000 nüfusu ile köy havası vardı..
Devletin tarıma dayalı ekonomi geliştirme modeli yörede zaten var olan tarihi doku ile gelişen turizm ve artan gelirleri göçü tersine çevirecek gucde duruyor ..
Oysa bu bölge tarih öncesinden hep gözdeolmuş alimlerin ve ticeret erbablarinin üssü olmuş.. Büyükhan işte Bozova da böyle bir yapı olarak eski zenginliğe delalet teşkil ediyor
Turizm Bakanlığı ile beraber Büyükşehir Belediyesi büyük hana işlevsellik katmak için projeyi uygulamaya sokmuşlar

İlçeye bağlı Büyük Han Mahallesi’nde yer alan kervansarayın, kitabesi bulunmadığı için kesin yapım tarihi bilinmiyor. Restorasyonu Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen, Evliya Çelebi’nin 17’nci yüzyılda yazdığı Seyahatname’de de bahsettiği Çarmelik Kervansarayı’nın bölge turizmine hareketlilik getirmesi bekleniyor.Bahsedilmesi o tarihde yapildigi degil oldugu anlamina geliyor..

Büyükşehir Belediyesi, kervansarayın daha da iyi değerlendirilmesi için Türkiye’nin en büyük tarım müzesi ile tarımsal eğitim ve araştırma merkezi kurmak için çalışmalara başladı.

Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, amaçlarının muhteşem yapısı ile dikkat çeken Çarmelik Kervansarayı’nın bilinirliğini artırmak olduğunu belirterek, tarım ve turizm şehri Şanlıurfa’ya Türkiye’nin en büyük tarım müzesinin yakışacağını ifade etti.

Vatandaşların ellerindeki eski tarım aletlerini söz konusu müzeye bağışlamasını isteyen Çiftçi, “Şanlıurfa bir tarım şehri. Şanlıurfa’da bir tarım havzasının oluşması gerekiyor. Bugüne kadar tarımsal birikim olarak insanlarımız arasında kırsal yerleşim birimlerimizde oluşmuş olan zenginliği tarihe yolculuk eden bu kervansarayda sergilemenin doğru olacağını düşünüyoruz. Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın elindeki tarımda kullanılan eski tüm materyalleri müzeye getirmelerini istiyoruz.” dedi.

Nihat Çiftçi, tarım müzesinin yanı sıra kurulacak olan tarımsal eğitim ve araştırma merkezi ile çiftçilere hizmet vermeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.

Yörede anlatılanlara göre iki kardeş tarafından yapılan ve mezarlarında orada olduğu söyleyişe yer alan han dönemin ticaret ve konaklama merkezi olarak kullanıldığı söyleniyor..
İl merkezine 73 km olan Büyükhan köyü Bozova ilçe merkezine 33 km dır.

Medeniyetler bileşkesi bölge tüm zenginliği ile patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor..

Tarih de de geçiş bölgesi olan coğrafya bunu yemek olsun folk lor olsun bırakılan bina ve inşa eserlerindeki çeşitlilikle gösteriyor..

Güney-doğu höyükler diyarıdır 10.000 yıllık tarihi yapısı ile bozova da tarih Asur lılar tarafından 7000 yıl öncesine kadar kanıtlarla ispatlanmıştır.En son 19i5 yılında ele geçen yazili tas tablet Hitit uygarlığının da buradan geçtiğini göstermektedir..

Ermeniler,persler,Romalılar son olarak Selçukluların eline geçen yörede tarih kazı ve çalışmalar da yapılmıştır.

Kurban Höyük Kazısı
Bozova İlçesi’ne bağlı Kurban Höyük’teki kazı çalışmaları Chicago Üniversitesi adına Dr. Leon Marfoe başkanlığında 1980 yılında başlanmış ve 1984 yılında çalışmalara son verilmiştir. Bu höyükte de 3 kültür tabakası tespit edilmiş olup, bunlar kronolojik sıraya göre M. Ö. 5000 – 3000 yılı kalkolotik, M. Ö. 3000 – 2000 yılı eski tunç çağı ve M. Ö. 2000 – 1500 yılı orta tunç çağıdır. Kazı çalışmaları sonucunda pişmiş topraktan yapılmış çanak ve çömlekler, tunç iğneler, işlenmiş kemikler, taştan dibekler, pişmiş topraktan yapılmış bina modelleri bulunmuştur.

Tiriş Höyük
Bozova İlçesi’ne bağlı Titriş Höyük’te, 1981 – 1982 yıllarında yapılan kazılar sonucu, M. Ö. 3000 – 2000 yılı eski tunç çağına tarihlenen bu nekropolde 38 mezar açığa çıkarılmış ve 150 adet müzelik eser elde edilmiştir. Gömü hediyeleri olarak bulunan bu küçük buluntular arasında türban başlı iğneler, gümüş yüzükler, midye kabuğundan yapılmış kolye ve küpeler, pişmiş topraktan yapılmış geometrik desenli ve boyalı vazolar, kâseler, bardaklar, biberon ayaklı kaplar ile taştan yapılmış idoller (keman biçiminde) ele geçirilmiştir. Ayrıca Titriş Mezarlığı’nın erken sülâleler III. devrine tarihlendiğini kanıtlayan kalkerden yapılmış bir silindir mühür de bulunmuştur. Mühür baskısında şöyle bir tasvir göze çarpmaktadır : “Bir ağacın iki yanında art ayakları üzerine kalkmış iki keçi, sağdaki hayvanla ağaç arasında bir platform üzerinde yay boynuzlu bir keçi durmaktadır. Ağacın sağında kanatlarını açmış yılan gibi bir kuş, bir akrep ve başını aşağıya çevirmiş bir yılan vardır. Bunların hemen solunda duran ve belinde kemeriyle hançeri bulunan bir boğa adam elleriyle akrebi ve yay boynuzlu keçiyi tutmaktadır. Bütün bu tasvir göz önünde tutulduğunda kompozisyon açısından erken sülâleler devrinin bütün özelliklerini taşıdığı görülür. Çok tahrip durumda olmasına karşın Titriş Höyük mezarlığında yapılan kurtarma kazısı, Güneydoğu Anadolu ilk tunç çağ ölü gömme adetlerine bir ışık tutmuştur.
Bozova’ya bağlı Titriş Höyük’te, Müze Müdürü Adnan Mısır’ın başkanlığında California Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Dr. Guillermo Algaze’nin iştiraki ile ortaklaşa olarak yapılan kazı çalışmalarına 1991 yılında başlanmış ve 10 yıllık bir sürece göre gerekli plan ve programlar yapılmıştır.
Höyük, ilk tunç çağından (M. Ö. 3000 – 2000) ortaçağa (M. S. 395 – 1435) kadar kesintisiz iskân göstermekte ve büyük bir alana yayılmaktadır. Güneydoğu Anadolu’da erken şehirleşmeye ait önemli buluntular veren Titriş Höyük’te, küçük buluntu olarak pişmiş topraktan yapılmış kâseler, fincanlar, vazolar, koku şişeleri ve bardaklar ile bronzdan yapılmış iğneler, kemik aletler, çakmak taşından ok uçları, pişmiş topraktan hayvan figürleri, bronz yüzükler, taş damga mühürler, ağırşaklar ve İslami devre ait sikkeler sayılabilir.

Atatürk Barajının sağladığı sportif etkinlikler Sanliurfa dan Adıyaman daki Nemrud harabelerine geçiş yolu bölgeye kaçınılmaz olarak hareket sağlayacaktır..

AJANS 3C