“Şeytan Kalesi”Çıldır

0
545

Ardahan’ın Çıldır ilçesinde Karaçay Kanyonu’nun ortasında kayalıkların zirvesinde bulunan tarihi ‘Şeytan Kalesi’ akın akın gelen ziyaretçilerle dolup taşıyor. Kesin olarak kimler tarafın dan yapıldığı bilinmemekle birlikte bölgedeki diger yapılardaki benzerlikler  Urartular zamanında yapıldığını tahmin ettiriyor. Şeytan Kalesi, konumuyla dikkat çekiyor.Kala-ı şeytan ,hisarı iblis olarak da tarih de isimlendirmiş tir.

Karaçay vadisinde  üç tarafından akan karaçay ı goren haliyle krallara ikametten öte kendisi kral gibi heybeti ile durmaktadır..

Diğer kalelerden farklı olarak bu kalede şehirleşme belirtisi olmamıştır.. Çünkü yerleşim planı olarak güvenliği esas almış ve tarih de albız halkı tarafından kendi yurtlarını terk sonrası zemin üzerindeki kayalıklar üzerine 2 metreye yakın duvar örülmesi  ile oluşturulmuş ve doğal kayalıklarla duvar birleşimi azametini arttırmıştır. Muhtemelen yaptıkları ayın ve törenler le dıslanmısliklarinin ve yaptıkları gizemin bilinmemesi için bu farklılık oluşturulmuştur.

 Eski Türk inanışında albız- alkarasi- olarak bilinen lohusalı kadını rahatsız eden şeytandır.
Albız, eski çağ Türklerin inanışlarına göre yeni doğum yapan (lohusalı) kadını rahatsız eden şeytandır. Efsanelerde geçen Lilith inanışında olduğu gibi… Ayrıca Atilla’nın karısının ismidir. Kırkı dolmayan bebeklerin yatakta yalnız bırakıldıklarında Albız’ın gelip boğduğuna inanılır. Bazı yörelerde Alkarısı olarak da adlandırılır. Eski Kamlar (şamanlar) ateşe önem verir ve su ile aniden söndürülmesini istemezlerdi. Bunun Albız’ı (Şeytanı – ya da kötü ruhları) harekete geçireceğini düşünürlerdi. Albız, kötü ruhları temsil eden bir şeytandı.
Türkiye’de “Al-karısı, Al-ruh, Al-bız” gibi adlar alan ve cadı kadın görünümünde olan, bütün sebebi bilinmeyen anormal doğumlarda parmağı bulunduğuna inanılan bir sembolden söz edilir. Halk inanışına göre, bütün anormal doğumlara bu varlıklar sebep olmaktadır. Ülkenin özellikle doğusunda tek gözlü veya organları alışılmışın dışında doğan bebeklerin “Albız dölü” sayılması sebebiyle, doğum yapılan evin ocağına atıldığı veya beze sarılarak boğulduğu vakalar bildirilmiştir.
Antik Türk Kavimleri arasında yalnızca Altay Türkleri’nde “Al-mış” şeklinde kullanılan bu sözcük Verbetsky lügatinde (s. 18) kötü ruhlardan biri olarak anlatılır. Anadolu halk inanışlarındaki Albastı ve Alkarısı ile muhtemeldir ki bir asıldan olan ve hile manasına gelen “al” kökünden olan Al-bız’ ın 16. asırda Anadolu’da hala Anadolu’da kullanılmış olması Türklerin kültür birliğini iyi sakladıklarını gösterir. Eski Altay Türkleri’nden gelen “Almış” şeklinde ve kötü ruh anlamında kullanılan Albız, Müslüman Türkiye Türkleri’nde doğrudan doğruya şeytan anlamında kullanılmıştır.
Heredot tarihinde bölgeye gelen ilk Türkler M.Ö 650 lı yıllar da Şaka Türkleridir..
Ateşe tapan mecusiler ve bir dönem Iran egemenliği bölgede hakim olmuştur.. Alpaslan in malazagirt zaferi sonrası Seytan Kalesi de dahil teslim olmamasi uzerine  Selçuklu Egemenliğine geçmiştir.
Kale de Şapel denilen küçük bir kilise şu sarnıcı ve erzak deposu bulunmaktadır..
Her tarihi eser gibi definecilerin yağma düzenine esir olmuştur.. Düzmece olması muhtemel Hikayeler kral hazinesini sakladigi yer olarak tevaturlesmis ve Anadolu nun tarihi kıyımına ivme katılmıştır.. Güya buna benzer iki kale daha Gürcüstan sınır otesinde var mis ve iyileşmez hastalığın pençesine düşen kızı bu üç kaleden birisine gömdurmus ve askerler  gördükten sonra yanına geldiğinde bir başka gören olup olmadığını söyledikten sonra kimse görmedi deyin hepsini öldürtmüş..
AJANS 3C