Kumpasokrasi mi? Demokrasi mi?

0
493
Maç 3 Kasım 2002 seçimlerinde anahtar teslimi ile başladı. Başkanlık divan üyelerinin bile haberi olmadan gelmiş gibi olan talimatla mevcut hükümetin en dip yaptığı zamanda Devlet bahçeli,seçim kararı alındı..
Hal öyle bir haldi ki ek vergiler,artan oranlar ,alışverişin sıfır noktasında,krizlerden çıkmış ve her an kriz tetigin de olan bir halk var.
Ve halk ,sandıkta beklenen dersi hükümete verdi …Oyları %1 e düştü
Beklenmeyen KUMPASOKRASİ figürlerinin  o günkü şartlar da kurguculuktan uzak, kurucu ve kurtarıcı olarak ortaya çıkması idi..Hem de alternatifsiz ve kılçıksız şekilde …
Dizaynırlar,sahayı temizlenmişti…Umut olan Dyp-Anap birlikteliği Başkan Ağar ‘ın kongre öncesi telefonu kapatarak Erkan Mumcu’ya ulasilmazligi ile merkezdeki parti Umudu ortadan kaldırılmışdı.
7 günlük parti tek umut olmuştu…
%7 lık genç parti cevval görünüşlü prezantabl liderinin parçalayıcı muhalefet etme ihtimali de özerk kuruluşlarla talan edilmiş ve bir anda milyonlarin umudu olan genç misyonların kurbanı olmuştu..
Zaten Türkiye,amerıkan yapımı ,-muhalefetsiz-temiz saha da aktif siyasete 12 Eylül den deneyimli idi.
O zaman da bu model saha kurtlardan temizlenmiş yeni amerikanci yüze.yuru ya kulum denmişti…
Yaşlı, bunak,hastalıklı lider profillerinin iyice haberlerle kenara itilmesi,akp’yi alterñatifsiz lider olarak sahaya çıkardı..
Kamp devresini,kuruluş da iyi değerlendiren parti üst yöneticileri,hemen ellerini cabuk tutup ”ergenekon dalgaları”  ile aktif muhalefet yapma riski %100 olan askeri ve sivil bürokratları öyle-böyle diyerek içeri attılar…
Maçın ilerleyen dakikalarında ,Aktif siyasi partilerin,bozguncu ve koparıcı olma ihtimali olan lider adaylarını ara transferde renklerine bağladılar..
İdareyi bağla askeriye bağla muhalefet partilerini bağla bitmez.Dısarıda siyaseti belirleyen oy,sosyal etnik ve mezhepsel birliktelikleri kuvvetli guruplar vardı..,Alevi çalıştayları ve muharrem ayı programları ile çözüm süreci ile de asi kürtlerin dizginlenmesi vardı..
Azınlık partisi yutturmacası ve 1940 ların savaş politikalarına refleks olarak geliştirilen uygulamaları göstererek nefret söylemi siyaset geliştirdiler…Kendilerine kemik kitle yaratırken CHP  oy oranı belli fanusa kapadılar
Millet mac yapıldığını zannederken içerden satın alınan, korkutulan hakemler zaten kaç gol atılacağını biliyordu..
Maç ilerlese de muhalefet oyuncuları içinde harikalar yaratan yetenekli çocuklar olsa da tam gol atacakken ya diz kapakları kırıldığı halde cd oyunları ile oyundan çıkartılıyor ya da gol olan topa ofsayt kararları veriliyordu..İtiraz olup itirazlar,kitlesel hale dönüşünce de devreye tedbir kararlı özel yetki lı mahkemelerin kararları giriyordu.Böylece bariz gol,bariz ofsayta dönüşüyordu..
O zaman altın coçuk dedikleri amerikan ajani Fetö istihbaratcilari hassan sabahı fedaisi gibi acımasızca kelle indiriyordu…iyi aile babaları ,temiz kız cocuklarına tecavuz ediyor ,deniz kuvvetlerinin kahraman subayları seks kölesi gösteriliyordu..
Tam saha pres de huysuz kitle kürtler ile asi aleviler bir şekilde donusturulmeliydi..
Çözüm süreci denilerek hdp ve pkk baştacı edilirken akil adamlar,ikna hedefli şehirlere geldiğinde vatanseverler polis gazi ile tanışma fırsatı buldular..
Arama listesinde olan militan kiyafetliler,sarkıcı olarak devlet erkanı ile sahne aldılar.Taşımalı yargı  ile adisyon benzeri sipariş kararlar aldılar.
Temiz yüzlü şeytanlar,devleti pasifize ederken teröristi şehirlere yığıp her evi cephanelige dönüştürdüler.. Biz gibi söyleyenleri istihbaratın ağında itibarsizlastirma yöntemini kullandılar…orospular hırsızlar fahişeler itirafçı teröristlere tanıklık ve şikayet dilekçesi hazırlatarak uydurma suc ve soruşturmalarla itibarsızlaştırdılar…
Artık devlet ve cumhuriyetin sahipleri tasın nerden geldiğini bilmeden birbirlerinden ayrı düştüler…
Amerika’nın diğer tetikçisi Fetö, dizaynı gerçekleştirmiş artık tam başı almaya gelip devleti tarihe gomecekken başkan uykusundan uyanmış ameliyat ile canına bile kast etmeyi bile göze alanların açık tehdidini görmüş ve bizim yıllardır cumhuriyet düşmanı dediklerimiz i artık hedefe koymuştu.
Fetöcüler, ”in mi? cin mi?” Göstereceğiz derken o ,”inlerine ineceğiz” diyerek intikam yeminleri etti…
15 Temmuz a gelindiğinde artık akkoyun, kara koyun ve bizler içinde  tasın geldiği yön belli olmuştu..
Hainler ne kadar vatansever milliyetçi atatürkçü varsa hedef koymuş ve adim adım temizlik yapıyorlardı…
”İşte evlâd kalanı sen biliyorsun”
Kumpasokrasinin son haline 15 Vekil demokrasi muhafızının  çılgın çıkışı dizaynırları çıldırttı.
Tercihin Ya Demokrasi, ya KUMPASOKRASİ …
Kur fakı çek ipi kuş ölmez..Hem günah değil hem de lazım olduğunda komşunun tekirini yakalamak icin kusu kullanirsin ..Yersen