İki Haber ve Fütürsüzluk…Biri Avukat digeri Ahmak

0
712

Evet bugün pazar konu hafif olsa daha iyi olurdu ama basinda yer alan farkli iki haber bu konuyu islemeye yöneltti. AHLÂK,Erdemli insan olmak tarih boyunca insanların ana meşgalesi olmuş ve toplumsal dinamizmi o çağın bilge insanları sağlamıştır..
Aristo olmasa idi..Arşimet olmazdı Jan Jak Russo olmasa idi Newton olmazdı Bacon olmasa idi Edison olmazdı..
Felsefi bilgi, düşunmeyi düsunme,bilimi tetikler..

Bilimin geldigi son nokta bilisim teknolojisi ve bir cobanin dagda evlenme sitesine ya da bir filozof biyografisine ulasmasini saglarkn çobanin bunu kadın ve seksten yana kullandigini anlamak ya da gormek icin de bilge olmaya gerek yok…Bu durumda son nokta ahlak yine bilimin futursuzca kullanilmasi ve herkesin her alana ulasacak sekilde kullanimi bizzat ahlaksizligin musebbibi oluyor… somut gercek böyle gözükse de sebep bir çok şey.

Ahlâkî olarak egitim seviyesini tamamlamis muhtemelen aile ortamında yetismis bir avukat ile komsusu tarafindan bir kasaba  bolgesinde yasayan bir ailenin zihinsel engelli cocugunun basina gelen haberi degerlendirecegiz.
HABER 1

Türkiye nin önde gelen holdinglerinden birisi…
Ekim ayında hayatını kaybeden Yıldırım Holding’in patronu Mehmet Yıldırım’ın eski eşi Kiraz Ulusoy, boşanmada kocasının avukatlığını üstlenen K.U.’nun yuvasını yıktığını öne sürdü. Delil olarak da K.U.’nun Mehmet Yıldırım için verdiği “Canım Aşkım” başlıklı ölüm ilanını sunan Ulusoy, 20 bin lira tazminat aldı

Bursa’da faaliyet gösteren Yıldırım Holding’in sahibi Mehmet Yıldırım ile Kiraz Ulusoy, 1981’de evlendi. 2 çocuk sahibi olan çift, 28 yıl evli kaldı. Mehmet Yıldırım, 2009’da şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı. Yıldırım’ı boşanma davasında, Samsun’dan ilkokul arkadaşı olan ve holdingde çalışan Avukat K.U. temsil etti. Kiraz Ulusoy 500 milyon dolarlık serveti bulunan eşine mal paylaşımı davası açıp şirket hisselerine tedbir konulunca Mehmet Yıldırım iddiaya göre eşine zina suçlaması yöneltti.
Bursa’da faaliyet gösteren Yıldırım Holding’in sahibi Mehmet Yıldırım ile Kiraz Ulusoy, 1981’de evlendi. 2 çocuk sahibi olan çift, 28 yıl evli kaldı. Mehmet Yıldırım, 2009’da şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı. Yıldırım’ı boşanma davasında, Samsun’dan ilkokul arkadaşı olan ve holdingde çalışan Avukat K.U. temsil etti. Kiraz Ulusoy 500 milyon dolarlık serveti bulunan eşine mal paylaşımı davası açıp şirket hisselerine tedbir konulunca Mehmet Yıldırım iddiaya göre eşine zina suçlaması yöneltti.
K.U. ise soyut iddialarla mesleki itibarının zedelendiğini ileri sürerek Kiraz Ulusoy’a 200 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı, Ulusoy’un tazminat davasının da reddini istedi. Tazminat davası devam ederken, Mehmet Yıldırım 14 Ekim 2017’de kalp krizinden hayatını kaybetti. Yıldırım 2 gün sonra defnedildiğinde, avukatı K.U. gazeteye verdiği “Canım aşkım Memom” başlıklı ölüm ilanında “Yüreği merhamet dolu, çalışkan, becerikli, akıllı, adil, dünya iyisi sevgilim… Aşkın Kado” ifadesini kullandı. Bu ilanı da mahkemeye delil olarak sunan Ulusoy, manevi tazminata hükmedilmesini istedi. Mahkeme, önceki gün görülen duruşmada Avukat K.U.’nun “İtibarım zedelendi” iddiasıyla açtığı tazminat davasını reddetti. Ayrıca Kiraz Ulusoy’a 20 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti.
Mehmet Yıldırım’ın, babasının 55 yıl önce Samsun’da açtığı inşaat malzemesi satan küçük bir dükkânla temellerini attığı holding, şu an 4 kıtada 28 ülkede 11 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. 12 bini aşkın kişinin çalıştığı holdingin yüzde 100 sermayesi Yıldırım Ailesi’ne ait. Ekim ayında yaşamını yitiren CEO Mehmet Yıldırım’dan kalan yaklaşık 525 milyon dolarlık servetin sahibi olan çocukları Sahra ve Hüseyin Can Yıldırım, geçen yıl en zengin 100 Türk listesinde yer almıştı.
HABER 2

Sakarya Kocaali’de, 19 Ekim 2017’de karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye götürülen zihinsel engelli G.D.’nin hamile olduğu belirlendi. Genç kıza istismarda bulunduğu iddiasıyla 56 yaşındaki 2 çocuk babası komşu Kerim G. gözaltına alındı. İstismar iddiasını reddetmeyen, DNA testi yapılmasını isteyen Kerim G., kendinden olması durumunda bebeği nüfusuna kabul edeceğini söyledi ve savcılıktan serbest bırakıldı. Olayla sarsılan ailenin 18 yaşındaki küçük kızları N.D.’nin de akraba tacizine uğradığı ortaya çıktı. Baba İsmail D. kalp spazmı geçirdi ve 1 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra öldü. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün koruma altına aldığı G.D. kısa süre önce doğum yaptı. DNA testinde yüzde 99 bebeğin babası olduğu belirlenen Kerim G. tutuklandı. Zihinsel engelli G.D. ise bebeğini kabul etmedi.
Anne F.D., dehşeti Gazete Habertürk’ten Ramiz Kaan Oktar’a anlattı. 4 kız çocuğunun bulunduğunu belirten F.D., “Eşim hastaydı, hastanede onunla ilgilenirken komşumuz Kerim G. kızıma tecavüz etmiş. Kerim G., kızımı tehdit edip ‘Bu işi yaptım, biri öğrenirse seni gebertirim’ demiş. Kızım da korkup bize anlatmamış olanları” dedi.
Daha sonra karın ağrısıyla kızını hastaneye götürdüğünü anlatan F.D. şöyle devam etti: “Evli mi diye sordular önce. Sonra beni dışarı çıkardılar. Kızımla konuşmaya başladılar. O sırada polis ve jandarma geldi, şok geçirdim hamile olduğunu öğrenince. Hastaneden çıkınca karakola ve savcılığa götürdüler bizi. O sırada kızıma sordum kim yaptı bunu diye. Kerim G.’nin ismini verdi. Tehdit ettiğini de anlattı. Zihinsel engelli olduğu için inanmamıştım ama gerçekmiş. Eşime söyleyemedim hasta diye, oturup ağladım. Aradan bir süre geçtikten sonra Kerim G. bizi arayıp ‘Kızın G.D. bana rapor çıkartmış çocuk benden diye. Ben mi alayım kızını?’ dedi. Eşim bunu duyunca fenalaştı, daha sonra kalp spazmı geçirdi kaybettik. Kerim G. ile komşuyuz, çocuklarımız onun evladı sayılır. Eşimle çocuklarımızı bu komşumuza bırakıyorduk ama tecavüz etmiş.”
SONUÇ::::iki haber de ahlaktaki sınır tanımayan- pervasızlıgı-hafif kalır serefsizligin geldiği noktayı gösteriyor. Gosterirken ;
1-Artık hal öyle bir boyut kazanmıştır ki tahsilin bu konuda bir kıymeti harbiyesi yoktur..Bilimsel ahlak sıfır olmuş bilimadamları bile silahlı olayların yada cinsel istismar suçlarının faili olmakta ve bu durum olaganlaşmaktadır…
2-Bilinen gerçek ,Fakirlik zenginlik ahlak sahibi olmak için gerekli bir ölçüt değildir.. Fakirin ,dindar olması cevre baskisi nin direkt muhatabi olması onu ahlakli yapar. Ya da zengin her seyi bilir her seye kolay ulasir kendini bozmaz gibi kurallar yoktur..Ahlaksız bir kişi zengin ya da fakir olabilir..
3-Dini inanç gereği amellerini yerine getiren bir kişi ahlak dışı eylemlerin faili olabilir
4-Makro düzeyde alınmayan tedbirler mikro düzeyde güçlendirilmeyen aile yapısı ve aile ici terbiye nin temel yapı tası olmadigi bir duzende surekli göçlerle zayıflamış toplumsal ilişkilerin bulunduğu coğrafya da ,tedip ve terbiye etme gücü zayıflatılmış ilköğretim öğretmenlerinin eseri sadece nefsinin esiri insan prototipini olusturmaktadir.Bu insan tiplemsinde artık komşuluk hak ve hukuku , emanete gözü gibi bakıp kendi malından bile önce koruma duygu ve düşüncesi kalkmış yerine normal olmayan zihinsel engelli emanet bırakılan bir çocuğa tecavüz etme serefsizligi almıştır.. Yada yetkin ve etkili bir meslek mensubu olmak ,ailenin korunması asıl iken yalan ve iftiralarla girdiği kirli ilişki ile meslek yeminine bağlı kalmayıp yuva dağıtıp o yuvaya namzet eş olarak girmeyi sonra da gazete ilanı verip günahında sevabında gizli denildiği toplumsal evrime aykırı gazete ilanı verme şerefini gösterir..
5-Böyle bir toplumsal düzende aslında kişilik haklarının ihlali hakaret ve küfür suç olmaktan çıkarılmalıdır.. En kolay şey iftira atıp iyi insanların yaşadığı toplum a göre dizayn edilmiş kuralların ahlaksızlığı zengini ve fakiri ile egitimlisi eğitimsizi ile ilke edinilmisse yapacak başka ca şey yoktur