Yasadışı Delille Hüküm Tesisi hakkında Anayasa mahkemesi Kararı

0
390

Emniyet –Adliye Savcılık-AdliyeYargılama sürecinde  asıl olan adalete kavuşmaksa da doğru olan  belirlenen kurallar cercevesinde adaletin sağlanmasıdır.

Bu gerçekleşmediği takdirde yol kesip soygun yapan birisini ,yada çevresine zorbalıkla tahakkum eden bir köy ağasını öldüren kişinin sağladığı adalet ile polisin kendi basına USUL DIŞI elde ettiği delillerle ortaya cıkardıgı suc iyiniyetle hareket edilmiş olsa bile bazen durum suc ve  suçlunun lehine sonuçlar çıkartır. Bu sebeple mutlak usul kurallarına uygunluk istenmeyen sonuçların doğmasına engeldir.

ANAYASA MAHKEMESİ  bu konu ile ilgili yerinde bir karar vermiştir.Olay şöyle cereyan etmiştir;

M.E. ve Ö.Ö., olayların geçtiği tarihlerde bir ilçe emniyet müdürlüğünün çocuk büro amirliğinde polis memurudur.

Anılan polis memurlarının iddiasına göre, kendisini Ş.K. olarak tanıtan Anayasa mahkemesine başvurucu, kendilerine uyuşturucuya ihtiyaçları olup olmadığını sormuş; bunun üzerine daha fazla uyuşturucu madde ele geçirmek için başvurucunun yaşadığı eve gidilmiş ve evde bulunan uyuşturucu maddeye polislerce  el konulmuştur.

Anılan konutta ele geçirilen uyuşturucu maddeler muhafaza altına alındıktan on sekiz saat sonra durum Cumhuriyet savcısına bildirilmiş ve bu işlemle ilgili olarak tutanak düzenlenmiştir. Tutanakta, polislerin daha fazla uyuşturucuya ulaşmak düşüncesiyle başlangıçta alıcı gibi hareket ettikleri, evden hassas terazi, çok sayıda uyuşturucu hap, değişik miktarlarda kokain ve eroin maddesi ele geçirildiği ifade edilmiştir.

Cumhuriyet savcısının talimatı ile sonraki işlemler başka emniyet görevlileri tarafından sürdürülmüştür.

Açılan kamu davası üzerine başvurucu uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiştir.

Öte yandan M.E. ve Ö.Ö. hakkında yasal işlem yapmama karşılığında başvurucu ile anlaşma yaptıkları gerekçesiyle rüşvet suçundan soruşturma başlatılmış, açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda anılan polis memurlarının cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

Ayrıca anılan polis memurları hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da kamu davası açılmıştır. Yargılama sonunda atılı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilmiştir.

Tüm bu olaylar üzerine Başvurucu, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verildiğini ve bu suretle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Süresinde yapılan başvuruya değerlendiren anyasa mahkemesi konuyu incelemiş ve buna göre değerlendirme yapmıştır.

Ceza yargılamasında hukuka uygun yöntemlerle delil elde edilmesi, hukuk devletinin temel ilkelerinden sayılmaktadır. Bu kapsamda Anayasa’nın 38. maddesinin altıncı fıkrasında da kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır.

 

Somut olayda konuttaki aramanın kanuna aykırı şekilde yapıldığı açıktır. Zira kolluk görevlilerinin konutta arama yapmaları için hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri bulunmamaktadır. Ayrıca arama uzun bir süre geçtikten sonra nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirilmiştir.

Mahkeme kararından anlaşıldığına göre mahkûmiyet hükmü, belirleyici olarak gerçekleştirilen hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillere dayandırılmıştır. Mahkûmiyet hükmünün esaslı ve belirleyici delilleri, aramada ele geçirilen hassas terazi ve uyuşturucu maddelerdir. Dayanılan diğer deliller ise arama yapan ve rüşvet suçundan mahkûm olan polis memurlarının ifadeleri ile başvurucunun uyuşturucu madde kullandığına dair beyanıdır. Hâlbuki mahkûmiyet kararı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilmiştir. Kararda, başvurucunun aramanın icra ediliş şekline yönelik iddia ve itirazları hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır.

Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme yetkisi kural olarak yargılamayı yapan mahkemeye ait olmakla birlikte somut olayda, hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilen arama sonucu elde edilen delillerin belirleyici delil olarak kullanılmasının bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelediği görülmektedir. Aramanın icrasındaki “kanuna aykırılığın” yargılamanın bütünü yönünden adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir..

İzah edildiği şekl polis in suçla mücadelesi aşamasının ilk noktasından itibaren usul işlemlerine uygunluk zaruridir. Bu zaruret yerine getirilmediği takdirde bundan menfaat temin eden sadece suçlular olur.

Karar için link

http://anayasa.gov.tr/icsayfalar/basin/kararlarailiskinbasinduyurulari/bireyselbasvuru/detay/pdf/2014-4704.pdf

Paylaş
Önceki İçerikAdliye Personeli “6 Ay Içinde 7 intihar “
Sonraki İçerikSeçimin Galibi Aliyev
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.