“Aşkın gözü körmüş, duvara çarpmış ölmüş” -İlişkide Değerler

0
1392

Kendini ihmal etmek bir ilişki için; zehir olduğunu sürekli anlatmaya çalışıyorum. Kendini ihmal etmek demek, kendini terk etmek demektir.

Bir erkek için; ilgi alanlarınızı, arkadaşlarınızı, hobilerinizi, ailenizi – SİZİN için önemli olan şeyleri – asla göz ardı etmemeli ve bırakmamalısınız.
Bütün bu fedakarlıkları sadece “sevgi adına” yapsanız dahi, bu size sonunda daha fazla acı verecektir. Emin olun!
Bu “gönüllü olarak kendini terk” etmek olayında, çok önemli başka bir noktaya da değinmek istiyorum.
Hiçbir zaman bir erkeğe karşıtın kendi DEĞERLERİNE ihanet etmemelisin ya da onları çiğnememelisin.
Tam olarak bu değerlerle neyi kastediyorum?
Sizin değerleriniz genelde ve daim olarak menmun olmanız için, ihtiyaçlarınızdır. Eksik olduğunda uğruna savaşacağınız, ve tatmin olmanız için gerekenlerdir onlar.
Ve sadece birkaç günlüğüne değil. Yoksa bu, daha çok geçici kolayca ve hızlı bir şekilde tatmin edilebilecek ve daha sonra tekrar kaybolacak bir ihtiyaç olacaktır. Taki bir dahaki sefer gelene kadar.
“Kişisel değerler” ile ne demek istediğimi anlamanıza yardımcı olmak için size bazı somut örnekler vereyim:

  • Ahlak
  • Vicdan
  • Adabı muaşeret
  • Dosdoğruluk
  • Eğitim
  •  Ketumiyet
  • Onur
  • Dürüstlük
  • Aile duygusu
  • Gayret
  • Dostluk
  • Topluluk
  • Adalet
  • Sağlık
  • Karşılıklı ilgi
  • Cömertlik
  • Nitelik
  • Uyum
  • Yardımseverlik
  • Tutku
  • Vefa
  • İnsan, doğa, hayvan sevgisi
  • Kişisel gelişim
  • Mahremiyet
  • Dindarlık
  • Saygı
  • Özerklik
  • Kendini gerçekleştirme
  • Güven
  • Maneviyat
  • Derinlilik
  • Hoşgörü
  • Sadakat
  • Zeka
  • Anlayış
  • Haysiyet
  • Güvenilirlik…..

Bu değerlerden bazılarının senin için çok önemli olduğuna kesinlikle eminim ve eğer bunlar artık yaşamın bir parçası değilse, bu orta boyutta bir felakete denk gelecektir.Sevgi ve ilişkiler söz konusu olduğunda, mutlaka refahınız için sizin değerleriniz BELİRLEYİCİDİR ve hiçbir koşulda bu değerlerden vazgeçmeyin! Maalesef birçok kadın erkekler uğruna hayatlarının bu temel değerlerini “unutuyor” ve sonuçta kendilerine ihanet ediyorlar. Daha da kötüsü, erkeklerle olan ilişkilerinde kendilerini “kaybediyorlar”. Gerçi bu durum yavaş ve sürüngen bir şekilde gelişsede, kimileri için kaçınılmaz oluyor.
Ve sonra, adam bir gün sahneden kaybolduğunda, tamamen kendilerini bitkin ve boş hissediyorlar.
“Mutlu bir ilişki kurmak için elimden gelen her şeyi gerçekten yaptım. Ve yine de işe yaramadı. Dünyayı artık anlamıyorum … “, gibi cümleler kuruyorlar.
Peki; sizin değerleriniz ne olduğunu düşünmek için biraz zaman ayırmanızı istiyorum. Yukarıdaki liste size bazı ipuçları verecektir.
Sizin için hayatta GERÇEKTEN ne önemlidir?
Bir kalem alın ve bu değerleri kaydedin.

Kişisel değerler listeniz tamam mı?
Çok iyi 😉
Eminim ki bu değerlerden;

  1. asla vazgeçilmemeli, yoksa kendinizi kayıp ve mutsuz hissedeceksiniz ve

  2. edineceğiniz eşin de bu değerlere sahip olmasının ne kadar mühim olduğu veya da en azından sizin değerlerinize saygılı ve anlayışlı olmasının; aşırı önem taşıdığı konusunda bana hak vereceksinizdir.

    Bu değerlerle ilgili sorun şu şekildedir:
    Aşk’ta, “pembe gözlükler”, tabiri caizse kör gözlükle bazen, sağlıksız bir ilişkiden, neden işe yaramadığını anlamaksızın farkında olmadan, diğer bir ilişkiye, sendeleyerek sallanmayı sağlar.
    Başka bir deyişle:
    Kişinin bu dönemde kendi değerlerinin ihlal edilmesine müsamaha göstererek , sessizce bunun bir gün kendiliğinden değişeceğini düşünür. Bunun sadece biraz zaman gerektirdiğini kendince savunur.
    Mmmmmhhhhh…
    Tanıdığım kadınların çoğunun (bilinçsiz de olsa ) sevgi ve ilişkiler açısından aşağıdaki değerleri ve beklentileri var:
    Olası bir ilişkinin geliştiği bir adamın başka bir kadınla ilişkisi olmamalı ve aynı zamanda diğer kadınlarla yakın ilişkileri de olmamalıdır.
    Birbirimizi daha iyi tanımamızın ardından, uzun vadeli bir ilişki için hazır ve açık olmalı.
    Aynı değerleri ve öncelikleri sahip olması gerektiği veya en azından değerlerime saygı ve destek gösterdiğini göstermeli; listenize bakın 😉
    İlişkinin sadece bir “sonsuz ilişki” değilde, bir yerlere gelişmesi gerektiğini.

    Ve birçok kadın bunların ciddi bir ilişli için temel şartları olduğunu çok iyi biliyor olmasına rağmen, bu noktalardan bir veya daha fazlasının aday tarafından yerine getirilmediğinde, elindekilerle yetinmekle kalıyorlar… Sahte bir dünyada yaşıyorlar ve adaylarının “bir gün değişeceklerini” düşünüyorlar.

    “Şu an o kadar çoook iyi hissettiriyor ki bana kendimi, onu bu konuları telafuz ederek korkutup kaçırmak istemiyorum”, cümleleri bu sahte dünyalarında kendilerini kandırmak için yetiyor.  Değerlerinizden en baştan haberdar etmek ve buna göre net bir iletişim kurmak yerine, birçok kadın temel değerlerini ve ihtiyaçlarını bastırmaktadır. Bu durumda kendilerine karşı dürüst değiller ve bu nedenle adaylarına karşı da dürüst olamazlar.

Şimdi size soruyorum:
Değerlerinizden ve ilişkiler hakkındaki beklentilerinizden ne kadar haberdarsınız?
Ve bu değerleri adaylarınıza nasıl iletiyorsunuz?
Değerleriniz ihlal edildiğinde öfkeyle ve hayal kırıklığıyla, dolaylı yoldan mı geri çekiliyorsunuz mesela?
Bu noktada size çok açık şekilde şunu söylemek zorundayım:
Bir erkek düşüncelerinizi okuyamaz!!!
Ayrıca telepatik yetenekleri de yoktur!!!
O sizin değerlerinizi bilmiyor!!!
Onlar sadece SİZİ tanıyorlar! (listenize bakın)
Örneğin, siz başka bir kadınla beraberliği olan bir adamla, düzenli bir şekilde yakınlaşmayı kabul ediyorsanız, o zaman bu adam da sizin bu duruma karşı sessizliğinizi kabulleniş olarak algılar. Ona göre birsürü kadınla bu şekilde beraber olması, sizin için bu duruma ‘okey’ vermeniz demektir. Bir süre sonra, ”bir çok kadından sadece birisi olduğunuz” sizi hayal kırıklığına uğrattığında ve sizi mutsuz ettiğini keşfettiğinizde ise, bu adama göre sizin ona karşı öfkeli ve suçlayıcı tavırlarınız hiç de mantıklı değildir. ( Adam haklı!)

Lütfen unutmayın ki, bir erkek durumların % 95’inde mutlu olmanız için neye ihtiyaç duyduğunuzu bilemez.
O sadece başta kaygısız ve bağımsız bir tanışıklığın, neden bu şekil sinirli ve görünüşte çok mutsuz bir kadın haline dönüştüğüne şaşırır.
Bütün bunların yerine, kendi değerlerinizi en başından beri karşınızdakine iletin! Ve bunu onun en doğru anlayacağı şekilde yapın! Böylelikle hem kendinize hem de ona uyumlu, ahenkli bir ilişki yaşama şansını vermiş olursunuz.

Değerlerinizi bir erkeğe nasıl iletirsiniz:
Değerlerinizle ilişkin değiştirilmez bir kural vardır, o da değerlerinizin değiştirilmez olmadığıdır. Sessizce oturup onun kendiliğinden sizin değerlerinizi bilmesini ümit etmek yerine, Ona düşünce ve değerlerinizi iletin!
Diyelim ki, birkaç aydır bir erkekle görüşüyorsunuz ve o size ciddi bir ilişki istemediğini çok açık bir şekilde belirtiyor. Başlangıçta belkide bunu “ferahlatıcı” bir şekilde bu adamın hemen daraltmak isteyen biri olmadığını ve herhangi bir taleplerle ilişki hemen kelepçe vurmak istemediğini varsaydınız. Buna ek olarak, taşınmak veya da iş değişikliği gibi mevzularla uğraşıyordunuz ve sizde ciddi bir ilişkiye ayıracak vakit bulamadınız. Zaman içerisinde ama duygularınız gelişti ve siz bu durumdan gittikçe menmuniyetsiz olduğunuzu fark ettiniz. Bütün bu olanların üstüne de onu bir restoranda akşam yemeğinde başka bir kadınla gördünüz.

Auuuuaaaaaa…..
İçinizdeki her şeyin nasıl daraldığını ve kramp halini aldığını hissediyorsunuz. Üzgün, kızgın ve hayal kırıklığına uğradınız.
Neden?

Çünkü değerleriniz incindi. (Bir ilişkinin başlangıcında belirli bir bağımsızlık sizin için önemli bir değer olmasına rağmen = “birçok kadından biri olmak istemezsiniz = her ikisi de sizin için önemli DEĞER)
Küçük bir hatırlatma: Onun muhtemelen sizin değerlerinizden haberi yok ( siz ona bunu çünkü şayet belirttiyseniz bile alelusul ve dolaylı ima ettiniz. Bu yüzden ona göre başka kadınlarla buluşmakta bir sakınca yoktur.

Şimdi siz kendinizi kırılmış olarak geri çekerseniz ve ona öfkeli mesajlarınızı yazarsanız veya ona karşı soğuk tutumlar sergilerseniz, bunların hiç biri sizin için ”doğru’ bir his vermez, aksine size kıskançlıkla kızdırılmış bir çaresizlik hissi verir. Ve aslında siz kıskanç ve sinirli bir sevgili olmak istemiyorunuz demi? Aynı derecede de onun aniden size olan sevgisini itiraf etmesine ve size evlilik teklifi etmesine de neden olmayacaktır bu durum.
Yani kendinizi çok sağlıksız ve tatsız bir durumda bulursunuz – zihniniz ve kalbiniz lunaparktaki eğlence trenine binmiş gibi olur.
Peki, ne yapılmalı?
Değerlerinize ve inançlarınıza tamamen karşı çıkan bir erkeği olan bir durumdaysanız, “Kadifeli tokmak ” dediğimiz bir yöntemi kullanmalısınız.
Güçlü ve iddialı ol, aynı zamanda sıcak ve nazik.
Ona “Seni severim. Sırf seninle arkadaşlığın artısı (+) olabilmekten daha fazla seviyorum seni. Bunu son zamanda fark ettim. Şu an senin ciddi bir ilişki istemediğini ve düşünmediğini biliyorum ve ben bunu anlıyor ve sayğı duyuyorum. Fakat kendime karşı dürüst olursam, bunu bu zeminde devam ettirmeyi düşünemiyorum. Biliyormusun benim için sadakat çok önemli. Bana sadık kalamıyorsan veya kalmak istemiyorsan, bunu anlayabilirim, ama bu şekilde de devam ettiremeyiz. Çünkü bu bana kendimi hiç iyi hissettirmiyor.”

Ona bunu dürüst, samimi ve saygılı bir şekilde, onu suçluluk duygusuna boğmadan, baskı yapmadan, ahlaksal suçlamalar yapmadan söylerseniz, onda da olgunluk ve edep anlayışı varsa, bu bir sihir etkisi yaratabilir. (= ikiside önemli değerler). Böylelikle size açılabilir ve hak ettiğiniz aynı saygıyı size geri yansıtabilir. Çünkü bu tutumla ona sizin kim olduğunuzu ve ne istediğinizi bildiğinizi gösterirsiniz. Onun hoşuna gitmek için rol yapmassınız. Değerlerinizin farkındasınızdır ve bunlardan bir erkek uğruna vazgeçmezsiniz. Yetersiz ve sağlıksız bir ilişki içinde olacağınıza, yalnız olmayı tercih edersiniz. Ve işte tamda bu bir erkekte şu hissi tetikler: ”Bu kadın gerçekten çok özel bir kadın ve onu kaybetmek istemiyorum. ”Neden?” Çünkü tamda bu davranış bir erkeğin uzun vadeli ilişkide aradığı, sihirli dört maddeyi içeriyor. ;

1)onu beğeniyorsunuz, onunla vakit geçirmekten zevk alıyorsunuz,

2)ona kişi olarak saygı duyoyorsunuz(şu anki duygu durumundan bağımsız olarak),

3)aynı zamanda kendinizin kim olduğunu biliyor ve kendinize saygı duyuyorsunuz.

4) sizi kontrol edemiyor.

Kısaca dördüncü noktaya deyineyim:
Bir erkek, sizin ondan duygusal olarak bağımsız olduğunuzu hissedince,bu onun üzerinde duygusal bir mıknatıs görevi görür. Özellikle de diğer üç bileşenle birlikte, sizin için güçlü bir duygu geliştirmeye karşı koyamaz.
Tam tersi de buna benzer işler:
Farz ederlim ki, size sürekli hediyeler alan ve ilgi yağmuruna tutan bir adam var. Aslında oldukça sempatik fakat siz henüz onunla bu yolculuğun nereye gideceğinden tam emin değilsiniz. Fakat kendi hayatının tadını çıkartmak ve sizinle zamanın tadını çıkartmak yerine, sizi sürekli arıyor ve sizi mesajlarla boğuyor…Sizinle beraber olabilmek için ”herşeyi yapacağını” yazıyor.. Evet, diyelimki sizde onun alakasından, ruhunuzun okşandığını hissediyorunuz..Biraz içiniz burkulsada yine de bu davranışı sizi cezbetmesinden daha fazla itici gelir.

Peki neden?
Ona karşı saygınızı kaybedersinizde ondan!
Çünkü onun üzerindeki duygusal kontrolünüz elinizde.
Aynı şey, bir adamın hatrı için değerlerinizden vazgeçtiğinizde de oluyor.
Üzerinizde duygusal kontrolü elinde tuttuğunu hissediyor ve tam da bu onun içindeki her cazibeyi öldürüyor …
Bundan bağımsız olarak kadifeli tokmak yönteminin bir başka belirleyici avantajı daha var.

Eğer bir adama SİZİN için neyin önemli olduğunu erkenden yumuşak fakat çok belirgin şekilde söylerseniz ve o da size sadece anlayışsızlıkla ya da öfke ile tepki verirse, o zaman onu uzun vadeli bir ilişki için, en erken aşamada uygun olmayan adaylar arasına “filtrelemiş” olursunuz.
Bu yan etki sizi çok fazla hayal kırıklığı ve kalp acısından kurtarmayı başarabilir. Ve bunun sizin kişiselliğinizle hiçbir ilgisi yok. Dünyadaki her insan sizin fikir ve değerlerinizle uyumlu değildir, hepsi bu…
Özetleyelim:
Kendinize, değerlerinize ve inancınıza sadık kalın, ve bunlardan asla başka bir insan için vazgeçmeyin.
Bu değerleri mümkün olduğunca erken bir aşamada henüz bir ilişki oluşmadan karşınızdakine iletin.
Bunu yapmak için yukarıda açıklanan ”Kadifeli tokmak” yöntemini kullanın. Güçlü, kararlı ve aynı zamanda yumuşak ve içten olun.
Değerlerinize saygı gösterin ve başkalarının da size saygı duyduğunu hissedeceksiniz.
Değerlerinizi paylaşan insanlarla ilgilenin. Ancak bunlarla uygun bir ilişki kurma şansınız var!
Adayın sizin değerlerinizle hiç bir alakası olmadığı ortaya çıkarsa, onunla zamanınızı boşa harcamayın. Sizin değerleriniz, kimin hayatınıza uyduğunu bulmak için; en iyi filtredir.
Bu anlamda – aşk ve ışığınız bol olsun;-)

Nagihan Andug