Dost mu? Müttefik mi? Ayarlı Düğme mi?

0
456

Osmanlı imparatorluğu 1699 Karlafço anlaşması ile ilk toprak kaybına başladıktan sonra başarının sırrı ‘’BATILI  OLMAKDAN’’  geçer anlayışa dahil olmuş ama zihniyeti dönüşümünü gerçekleştirecek alt yapı ve insan kaynaklarına yatırım yapmadan  istanbul’u  saray benzeri taş bina ve konaklarla donatmaya başlamıştır..19 yüz yılda aldığı borca dayalı kıt kaynakları da böyle heba etmiş ve batağa daha da cok saplanmıştır…

Cumhuriyet’in kuruluşu taş bina ve medreselerin yerini artık zihniyet devrimi de alarak yönünü tam batı medeniyetlerine çevirmiştir.

Medeniyet dediysek sadece kafasına kep geçirmekle değil hukuku insan iradesine de yaslayarak bu geçişi sağlamıştır.

İçimizde hep ABD  sempatizanları olduğu gibi karşıtları da bulunmuştur..Amerikan mandasını savunacak kadar vatanperver yazarlarımız,amerikan gemisi taşlayacak kadar da karşıtlarımız olmuştur..

İkinci Dünya Savaşı sonrası yeni dünya düzeni kurulmuş ve bu düzende batının oluşturduğu birliklerde yer alarak tam duruş sağlanmış ve hatta daha da ileri gidilerek bu durum narkos halindeki hasta haline dönüştürülmüştür.

Öyle ki içerdeki yandaş askeri-sivil yöneticiler aracılığı ile iç müdaheleler dahi gerçekleştirme cüretin de ABD  bulunmuştur.

ABD ile ilişkilerimiz o derece girift hale geçmiştir ki teröristin bile kim olacağına ne zaman yakalanıp bırakacağına kadar müttefikimiz gözüken ABD  karar vermiştir.

Suriye de karşı karşıya gelme durumu bir mizansen mi yoksa gerçek bir hal mi olduğunu zaman gösterecektir. Zira Devletler arası hukukun en basit genel geçer kuralı devletler arası ilişkileri MENFAATLER  belirler kuralıdır.

ABD 1950 yılından beri müttefikimiz olan asker sevkleri ile birbirine savaşlarda destek olan iki ayrı bağımsız ve sıklet merkezi olan devletlerdir. İsrail ‘in güvenliği için bile olsa akıbeti belli olmayan bir örgüte Türkiye yi  satar mı? Satmaz.

Gelinen nokta da birbirine karşı gibi duran

-Yurt içi unsurlar ve kendilerine aydınlıkçı denilenler,

-Apo nun terör organizasyonu,

-Dini teröristler ve organizasyonları ve tüm bunların lojistiğinin ABD merkezli batılı güçlerin organizasyonu olduğu ortaya çıkmıştır..Burada terörü VEKALET  savaş olarak görüp ona göre değerlendirmek gerekir.

Terör aracını ,sahte amaçlarla bir araya gelmiş insan yığınlarını savaşan ülke yerine kullanmanın büyük devletlerden acısından bir kısım yararları vardır…

Asıl savaşan taraf olma pahalı ve üzerinde sürekli kendi ülkenin iç dinamiklerini hissetme vardır. vekalet savaşlarında ise;

-Ucuz maliyet,

-Savaşa giderken asker bavulu taşı savaş bittiğinde  tekrar iade için taşı et..Masraf..

-Teröristi düzenli hale getir.Egit- donat ve itaati öğret Daha ucuz .

-Asker ölümleri ile demokrasinin 5.kuvveti kamuoyu baskısını engellemiş oluyorsun

Görüldüğü ginbi batı ülkeleri ‘’Akılcı’’ hareket ediyor..

Peki doğru soruyu soralım ‘’Bu kadar akılcı hareket edenler  1950  den beri gelen müttefiğini satar mı?…’’

Hatırlayın,George Bush zamanından beri ortadogu topraklarına Türkiye üzerinden girmeyi planlayan ABD değil miydi.?Teskere ye takılıp daha pahalı maliyetlerle Saddam a karşı güneyden gelerek  savaşan  ABD  bizzat kendi kamuoyu baskısı ile Arap çöllerinde ne işimiz var dedirten ve bu baskı ile çekilmek zorunda kalan ABD  günümüzde strateji değiştirmiştir.

Şimdi ABD  girmiyor ama eskiden beri müttefiki olan bir ülke ve kendisinin 1991 yılın da Amerika ülkesine götürüp, eğitip donattığı 5000 peşmergeyi hatırlayın …1991 yılında ilk olarak ABD  kamplarında eğittiği terör unsurları  bölgede belrleyici güç olarak çarpışıyor….

‘İstikrasızlıkdaki istikrar” her zaman BATILI güçlere YARAR.

Abd güçlerinin doğrudan orada olması istikrarsızlıga hizmet edecektir. Şimdi bir taşla bir kaç kuş vurmuş olan amerika hem  ekonomik olarak,savaşa kattığı Türkiye yi vuruyor hem de bölgenin istikrarsızlıgına ivme katıyor ve bunu yaparken de kıt kaynaklarla ve asker zayiatı vermeden kendi kamuoyu baskısını üzerinde hissetmeden gerçekleştiriyor.Müttefiği olan Türkiye yi de dolaylı oalrak korumuş oluyor.

Saddam’ı devirirken ,ABD binlerce asker getirdi tekrar götürmesi iki yıl sürdü..3 milyar dolar civarında sevkiyat gideri olduğu söylenmişti.Şimdi geri zekalı teröristlere izci eğitimi verip, ölüme gönderiyor…

ABD  nin bu taktiğine karşı Türkiye ne yapacak? Girift ilişkide bulunduğumuz bu ülkenin yandaşları yetkili ve etkili yerde TÜRKÇE  düşünmemizi engel olacakları ve bunu dolaylı yoldan gerçekleştirecekleri bilgisi ile değerlendirmelerde bulunmak gerekecek..

Aksi halde Türkiye oyuna gelecektir…..

Nasıl olsa Esad DEVLETİNİ tanımıyoruz,

AMERİKALILAR PEŞMERGEYİ bölgeler arası sevk de kullanıyorsa ,

-TAPU TAHSİS BELGELİ SURİYELİ YADA TÜRK LERİ DE TSK nın oluşturdugu boşluklara yerleştirmeliyiz…..

-Tapu tahsis belgeli halkın güvenliği için İÇ İŞLERİNE alt pencere ile sanaldan BAĞLI YEREL GÜVENLİK GÜCÜ ve kendi içlerinde bagımsız ve sürece bağlı  seçimle oluşturulmuş yerel  yönetimler OLUŞTURULMALI

-BÖLGESEL ASKERİ ÜSLER ile sıklet merkezi oluşturulmalı

-Terörden Boşaltılan her Köye bir temsilci konulmalı

-kampanya şeklinde Silah getirenlerinin silahını satın alma masalar kurulmalı ceza verilmeyeceği kanaati oluşturulmalı

YOKSA BAŞLANGICAINA KARAR VERDİĞİNİZ SAVAŞIN BİTİŞİNE SİZ DEĞİL , ŞARTLAR KARAR VERİR.

O ŞARTLARI EN İYİ orada varken  OLUŞTURURSUN

Türkiye ve tarihi dayanağı olan Osmanlı devleti tercihini batıdan yana kullanmıştır .Ülkenin tercihi Batı ekseninden  kayarsa  Eksen bunalımı yeni bunalımların habercisi olacaktır…..

Batıya Mahkum değiliz ama batı dan  magdur da değiliz…