Kedi ile fare

0
392

çiçekçilerin bayram günü 14 Şubat sabahı işe gitmek için evden çıkmıştım. İstanbul anadolu yakasında bilen bilir,raylı sistemden metrobüs denilen uzun toplu taşıma aracın birbirine baglı istason vardır, Ünalan..

Zamanın gece konducuları, Emaar ın acılması ile zaman sosyetesinin takipçilerinin bulunduğu semt…her yer beton ve  granitlerle işlenmiş sadece mazgalların olduğu yerde renk değişikliği   var.

Tam metro dan metrobuse cıkış noktasında merdivenlerin başladığı noktada  bir Kedi ve bir fare …Olacak şey değil..
fare korkudan sinmiş kedi fareyi yalıyor…Etrafı insanlarla çevrili herkes bir çekim ve muhabirlik özentisi alt zemin de bir yaşam mücadelesi m,i cehalet dönemi mi olduğu bilinmez bir karşılaşma…Kedi yoğunlaşan insan kalabalıklıgından kaçmıyor ve belkide yıllarca özlemini çektiği keyif anını doyasıya yaşamak istiyor..Ama bir rahat yok .Etrafı onlarca insanla çevrilmiş seyrediliyor..Bu insanları da anlamak iş değil…Kediyim ve önümde fare var..Sanki saman balyasından saman çekip yiyecekmişim muamelesi yapıyorlar…
”Ya kardeşi dedim adam bir fare yakalamış keyif yapacak adam a fırsat bırakmıyorsunuz.”
Sen misin bunu diyen hayvan hakları savunucusunun olduğunu o zaman ne kadar fazla ve gereksiz alanda carpıştıklarını gördüm.. …Bildiğin fare pislik ve veba mikrobunun kaynagı fare için hak savunuyorlar..
Sonra dedim ki ulan bu şehrin kedileri kedi değil yakalamış fareyi öldürüp yemiyor şerefsiz oyun topu zannediyor burnu ile iteliyor dili ile yalıyor.
Faresi de fare değil ulan piç nereden cıktıysan oraya doğru kac…
İnsanı da insan değil ne fareye farelik ,ne de kediye kedilik yaptırıyor…

Sonrada yoluma devam ettim İstanbul’u anlasan ne olur anlamasan ne olur çözümüne katkı sağlayamadıgın şehir…

Paylaş
Önceki İçerikSonsuz Aşk
Sonraki İçerikŞehidlerimizin Ardından
3C Hukuk Dergisi
AKTÜEL HUKUK DERGİSİ.. Yaşamın içinden, yaşamın üstünden,, görünen yüz-görünmeyen yüz, gerçekleri-zahiri gerçekleri önünüze sunmaktır..