Milli Mutabakat mı? Milli İrade Sakatlığı mı?

0
440

Siyasi parti   aynı görüşleri paylaşan insanların bir araya gelerek oluşturdukları ve ülke yönetimini ele geçirmek için bir araya geldikleri  ve kendi çaplarında ve cabaları ile oluşturdukları  tüzük adı altındaki,ulusal antlarına baglı kaldıkları bir yapıdır..

30 kişiyi bulup gidip iç işleri bakanlıgına bildirerek kurulan bu kolay yapının da Anayasa Siyasi partiler yasası ve Seçim kanunu gibi işlevsel kısmında uymak zorun da oldukları mevzuat vardır ..Bay mevzuat der ki ”Kurarken serbest olarak kurarsın ama işlevsellık kısmında mevzuata uyarsın”

Siyasi Partiler Yasası 3. Maddesinde ne diyor?

‘’Siyasî partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.’’’

Bu yapıların genel konjönktöre uygun olarak kapatıldıklarını aynı amaca farklı tabelalarle ulaşmaya çalıştıklarını hep gördük..

Bunların hepsinde kapatılsalar da kendi organık yapılarına ve inandıkları düşünce sistemlerine bağlı kalmak kaydı ile bir bağımsızlık ve var olma mucadelesini gördük…Bu mücadelenin meyvesi olarak da en son gelinen nokta demokrasiye uygun olarak partilerin değil onların varsa suç işleyen üyelerinin cezalandırılacağı seklınde olmuş ve anayasa mahkemesi içtihatları da bu doğrultu da gelişmiştir.

Siyasetin bir maymuncuk olduğu ve her kapıyı açtığı anlayışında olan siyasi yapı ve üyeleri ellerinde tuttukları hükümet olma gücünü yada hükümete yakın olarak gücden yararlanma haklarından vazgeçmemek için HÜLLE  gibi yollara müracaat ettiklerini günümüz Türkiye sin de görüyoruz…

Hülle kelime olarak dini bir anlam ifade etse de kocasından üç kez boşanan kadının yeniden eski kocası ile evlenebilmesi ve bu şekli ile de kocasına ”karıyı boşama bak boşarsan 3.kişi ile evlenip/boşanırsan ancak onunla yeniden nikah kıyabilirsin” dediği kuralıdır..Tıpkı 13 kez seçime girip de seçim kazanamayan parti liderlerinin hülle yolu ile iktidar olma ızdırabını gidermek için kendi üye ve delege sitemini ve bagımsız varlıgını yok etme pahasına yol alması gibi…

Oysa devletin varlık şekil ve devamlılığı ile milletin varlık ve haklarının güvence altına alındığı 1982 Anayasası hüküm kısmına geçmeden başlangıç kısmının 3. Cümlesin de ’’  Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı’’ belirtilmiştir.

Anayasa nın 69 maddesinde ”Siyasi partilerin parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur’’ DENİLMİŞTİR ..Siyasi parti kurulurken dahi hiçbir baskı ve izin almayı öngörmeyen kuruluş şekli sadece belirlenen 30 kişinin tüzüğü bakanlığa verilmesi ile kurulan partinin seçimlere girerek yönetimi ele geçirme cabasından vazgeçerek’ben YAPAMIYORUM, MUTABAKAT yapsın”demesi ne kadar demokratik ve ne kadar parti varlık ve bağımsızlığını koruyucudur? Ya da peşin peşin ”ben hükümet olamayacağımı kabul ediyorum” demesi kendi varlığını inkar anlamı taşır mı?

Mutabakat dışında kalan partiler acısından değerlendirildiğin de EŞİTSİZ  bir platform yaratarak ”al sana demokrasi”demek kanunlaşsa bile  ne kadar hukuki bir uygulamadır?

EŞİTLİK  ilkesinin düzenlendiği Anayasanın 10. Maddesinde  ‘’ Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.’’ DERKEN Herkes kelimesine bağımsız bir tüzelkişilik olarak kurulan siyasi parti dahilse mutabakat dışı kalan partiler bu eşitsiz halden nasıl kurtulacaklar? Tüm medya ve basın organlarını reklam ve yönetim olarak elinde tutup terbiye imkanına sahip olanlar ”Hain ya da şer ”diye nitelendirdikleri ve ileri de seçim çalışmasında kullanacaklara ”sizde mutabık olun” demekle mi geçiştirecek ?

Anayasanın 12.maddesinde belirtilen ‘’ Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.’’ Ayrı  bir tüzel kişiliğin kuruluş andı olan tüzüğüne aykırı olarak seçim olmadan bir araya gelme doğrultusunda kanun çıkarılması Anayasa aykırılık oluşturmaz mı?

Siyasi partiler yasasının 4/2,CÜMLESİ” Siyasî partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz.’’şeklinde düzenlenmiştir. Demokratik usul ve esaslar,en belirleyici hukumet olma yolunda ilerlerken ki parti kuruluşlarının özelliğidir.

Bir den fazla bağımsız hukuki varlığın kendi varlıklarından vazgeçerek seçime ve seçim için öngörülen baraj kuralına aykırı olacak sekıl de müşterek hareket etmeleri demokratik usul ve esaslara bağlılık mıdır?Yoksa kendi varlığını seçime dahi girme den inkar mıdır?

Ki aynı madde de siyasi partileri demokratik yasamın vazgeçilmez unsuru olarak gören hüküm parti, dışında yapay olarak oluşturulan ve parti bile demeyeceğimiz sanal bir yapnın hukumet olmasına yol açacaktır.

Siyasi Partilerin yapamayacağı şeyler kanunda ve anayasa da sayılmıştır.

Siyasi partilerin yasasının 78 .maddesinde  siyasi partilerin  yapamayacağı işler  kısmında demokrasiye aykırı ve onunla bağdaşmayacak işleri saymışdır .Buna göre ‘’ a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmında ve 2 nci maddesinde belirtilen esaslarını; Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; eğemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını; Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü; seçimler ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştirmek; faaliyetinde bulunamayacağı hukum altına alınmıştır..

Yine siyasi parti,ler yasasının 90 maddesinde ‘’ Siyasi partilerin tüzük, program ve faaliyetleri Anayasa ve bu Kanun hükümlerine aykırı olamaz.Siyasi partiler, tüzük ve programları dışında faaliyette bulunamayacakları gibi seçimlerde başka bir partiyi destekleme kararı da alamazlar.’’ şeklinde düzenlenmiştir.

SONUÇ   .Hukuk düzeninde bir siyasi faaliyette bulunup da basarı getiremeyenlerin hülle yolu ile başarıya ulaşacaklarını sanmak hayal değil hayal ötesidir..Tarih onları lidere olarak değil  milli iradenin ”profesyonel sakatlayıcı” olarak hep yazacaktır..

 

 

 

 

Paylaş
Önceki İçerikErzurum Kongresi
Sonraki İçerikABD Dış İşleri Bakanlığından Afrin Açıklaması
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.