Olağanlaştırılmış,Olağandışılıklar sonundur..

0
837

Olağanlaştırılmış olağandışılık, kader gibi sunulurken kurbanlık koyunlar gibi boynumuzu uzatmış kasabın karşısında yeni bir olağan üstülük bekliyoruz.Cebrail bu sefer de yerimize bir koyun getirecek mi..?

Oysa karşımız da ne bir Hz ismail ne de hz İbrahim var..Koskocaman birbirinden bihaber hale dönüştürülmüş bir toplum var…

Tekilleşen dünya da insanların tekilleşmesi için neler yapılmadı?

1960 ihtilali ile birlikte, gizli düşman, görünür dost ABD  müdahelelerini hep içimizde hissettik.

Yönetimleri, kendilerine has geliştirdikleri yöntemlerle belirleme de pek mahir oldukları için biz hep kendi kendimizi yönetiyoruz sandık..

Ama ilk tokat 1960 ihtilali ile cumhuriyet in yüzüne indirilmişdi..

Parlamento, bugün bile parlamenter rejim diye sokaklar da calışmalar yapan halk o günkü şartlarda; Ayırımcı çift kongre ile elit bürokrasi yi tam Amerikancı olarak tepemize getirdiler ve kimsenin gıkı çıkmadı.…

Yerden biter gibi çıkan ve kendilerini kurtarıcı sanan partiler ile ayrılıkçı sosyalist kürtçüler sol hareket içerisinde emek sermaye ikilemin de emekten yana tavır koymak yerine salt etnik ve mezhepsel yaklaşımlarla halkın ayrımlaşmasına hizmet etmişlerdir..Türkiye yi kuran milletin ayrışması batının tüm çabalarının en önemli meyvesi olacaktır.(-10,yıl marşına verecekleri ve sakladıkları cevap parçalanmış dağılmış Türkiye dir-)

1970 li yıllar geldiğinde özgürlükçü anayasa diye anlatılan 1961 Anayasasının örgütsel kuruluşları (sendika-partiler-meslek odaları)tam ayrımcı yapılanması  ve emek dostluğu yerine sermaye düşmanlığı ile ikinci bir tokat olarak Muhsin BATURLU  muhtırayı TC yemiştir.

Ama cumhuriyet kendine dost gözüken düşmanların hançerlemesi ile bitecek bir yapı değildi…Ama sokak da insanlar kardeş kardeşe bilenmişti. Köylüyü ayaklandırmak isteyen soyguncular , kominist diye kardeşine bile pusu kuran vatansever görünümlüler hep ayrışmaya hizmet ettiler..

Cumhuriyet kuran büyü bozulmuştu.İnsan namus ve iffetlerine uzanan elleri açlıkdan kırılan ninelerini unutmuşdu.Birlik ve beraberlik yok olmuştu. O cumhuriyetin kuruluşundaki güzelim zengin-fakir birlikteliği leşe döndürülmüştü.İnsanların kapıları alevi diye işaretlenirken kahveye takılanlar ülkücü diye psuya düşürülüp öldürülüyordu..

Bu kadar reaksiyonu bir kimya labarotuvarın da gerçekleştirsen, labarotuvar tüm malzemeleri ile beraber havaya uçardı.

Amerika’nın bizim çocuklar dediği sünnet kıyafetlilerMGK  diye bir konsey kurup bir gecede olayları kesdiler.. Cumhuriyet içindeki cenaze dönüşlülerden bir tokat daha yemişti. Bir onlardan bir bunlardan diyerek toplumun kontrol edilebilir hale dönüşün sağlanması lazımdı..

İdamlar müebbetler ve kaybolan gençliğin arasında yeşil kuşak projesi kapsamında kıta nın diğer ucunda savaşçı olarak oluşturulan EL KAİDE NİN YANINA, kıtanın batı yakasında barışçı munis görünümlü müslüman çocuklar ile darlaşan dünya ekonomisinde geri kalmış yörelerde yelkene rüzgar basılmıştı…

Tabi..Dünya tek merkezli bir ülke yolunda ilerleyecekse içi boşaltılmış SSCB nin yıkılması için sadece üflenmesi kalmıştı..

Hristıyan aleminin içinde ki Siyonist kılikler Polanya’lı Lech valesa ile polanya’lı papa 2.jean paul, nefesi kuvvetli olarak bir üflediler,içinden Glasnost adı altında kominist impartorluğun çöküşü gerçekleşti

Türkiye Cumhuriyeti gibi temelinde kan ve gözyaşı olan son iki yüzyılını,darbe ve savaşlarla geçiren bir neslin temsilcileri Ata yadigarı bu topraklarda binlerce yılın deneyimleri ile yaşıyordu..

Galiçya da savaştıysak boşa ölmedik Hicaz da ac kaldıysak boşa aç kalmadık,Trablus da zehirli göllere sürüldüysek gözlerimiz boşa kör olmadı ..Acı cektik ama deneyimleri bize yadigar kaldı…

Atatürk,sistematik devlet kuruluşunda tek başına yapacağı işlerde bile meclis ile yönetime susamış bir milleti cumhuriyetle tanıştırmıştır..Akıl ve bilim ile dogmaları ve dogurtturmaları silkelemiş ve tüm emperyalizme ve temiscilerine dersini vermiştir. Oluşturdugu kurumlar ve çıkartttırdıgı kurallarla demokrasi ve cumhuriyeti iliklerimize kadar işletmiş ve kimseye değil doğrudan TÜRK GENÇLİĞİ ne emanet etmiştir.

Devlet ebed müddet tir. Ve hep 18 yaşındadır..Atatürk ve eserine düşman olanlar hep bir atak içinde olmuş  kademeli yöntemlerle bu yapıyı ayrıştırarak liğme liğme etmek yolunda ilerlemek istemektedirler.

-24 Ocak kararları ile Alçak prensler ,ak saçlı yöneticilere tercih edilmiş ve devlet yapısında çözünürlük oluşturulmuştur.

-Ekonomik karşılığı olmayan yerlere ulufe şeklinde karşılıksız kredi dağıtmaları ekonominin bel kemiği bankaların batısını sağlamış ve suni krızler-gerçek sonuçlar, ile insanımız yıldırılmıştır..

-Ekmek kavgası 12 Eylül öncesinin kavgasının yerini almış ve boşvermişlik ruhlara işletilmiştir.

-Uygulanan yersiz ve yetersiz eğitim politikaları ,magazinleşen TV programları ,yarışa dönen sınavlı hayat sistemi insanları robotlaştırmıştır…

-Anne-baba cinayetleri,fuhuş yapan kadınların kendi kızlarını sattığı acımasız mamalaşma sistemi,dindar neslin giderek dinidar mezhepi geniş nesle dönüşümünü sağlamış ,avratlarına sahip çıkamayanlar,başkasının avradına sarkmaya çalışan ahlaksız bir neslin oluşumu sağlanmıştır.…

Aile mefhumu yaralanmış boşanma sayıları evlikte katlanamama katsayısı ile giderek artmış nesebi gayrı sahıhe dönüşen nesle, elma şekeri gibi soy ağacı ikram edilmiştir. Elma da marifet olsa idi hiç Adem oğlu cennetden kovulur mu idi…Marifet ne elma da ne  ağacında idi . İŞ mağrifete kavuşmakta idi..

Türklerin ası devletin kurucu idaresinin yansıması Atatürk dür ASINI TUTMAYAN YASINI TUTAR