9 Tuğ Demokrasisi

0
379

 

SİYASETTE KUTSAL SAYILAR: DOKUZ TUĞ DEMOKRASİSİ

Her kültürün kendisine göre kutsal bildiği, önem atfettiği, keramet aradığı sayılar vardır. Siyasette de böyledir bu mesele… Siyasi yapının öngördüğü yapı sayılar üzerinden ya inanca yansır, ya da tam tersi hakim kült veya kültür üzerinden siyasi yapı şekillenir.

Tek Tanrı, Tek Kral, Tek devlet düşüncesinin hakim olduğu Tanrı – Kral mitoslu siyasi yapılarda Tanrı’yla Kral’ın vahdetini müjdeleyen 1 sayısının siyasi anlamda en fazla önem verilen sayı olması pek normaldir. Nitekim, İslam siyasi literatürü de tıpkı Yahudilik gibi bu 1 sayısının üzerine, kimi zaman tevhid felsefesiyle durmuştur.

Siyasette ikinci önemli sayı 3 sayısıdır. Çift olmayan ilk asal sayıdır. Bölünemezdir, tektir ve bir özelliği daha vardır çoğuldur. Çoklukta, birliği temsil eder… Bu tirinite veya bendenizin ifadesiyle üçlemede vahdet, kendisini Judeo-Chretienne avrupa toplumlarında gösterir. Judeo kısmı çok önemli zira bildiğiniz gibi sami gelenekte çokluk 3 sayısıyla başlar, bizdeki gibi 2 sayısıyla başlamaz. Avrupa’lılar 3 sayısındaki bölünemezlik, tek sayı olma ve çoğulluk özelliklerini aynı haliyle siyasi rejimleri için de kurgulamıştır. Tafsilatına girmeden Yasama, yürütme, yargı veya kral, aristokrasi, kilise üçlemeleri hep bu görüşün eseridir. Fakat, bu üç kuvvet ayrı olmasına rağmen aslında birdir. Tıpkı hristiyan inancındaki Baba, oğul, Kutsal ruh teslisinin aslında bir olması gibi.

Türk kadim siyasi geleneğine gelince siyasi mefkuremizi tasvir eden kutsal sayımız aşikar bir biçimde 9 (dokuz) sayısıdır. Dokuz’un etimolojik olarak doğmak, doğa, dokumak kökünden geldiğini; hükümdarlık ve egemenlik sembolünün dokuz tuğ olduğunu; Kara Han’ın dünyanın merkezine diktiği dokuz dallı çam ağacını dikmesini ve benzeri sayısız dokuzun önemine dair kaynakları bulabilirsiniz. Çok merak ediyorsanız bu hususta Tfosman Karatay hocamın ücreti mukabilinde uzmanlığına başvurabilirsiniz.

Peki dokuz sayısının özelliği nedir ki kadim Türk siyasi mefkuresi için bu kadar önemli olsun. Dokuz bir tek sayıdır, ama asal bir sayı değildir bölünebilir. Tam olarak bölünebildiği tek bir sayı vardır: 3 asal sayısı. Ki 3 sayısı aslında dokuz sayısının köküdür. Kendi köküne bölünebilir bir sayıdır dokuz… Tıpkı ne gibi Kadim Türk geleneğindeki devlet anlayışı gibi.

İşte bu 9 sayısının meczettiği siyasi felsefenin sonucu olarak aynı kökten gelen Kardeşler devleti üleşmişlerdir, bölüşmüşlerdir, paylaşmışlardır. Aynı kökten geliniyorsa bazen fiziken bölüşmüşler ayrı idareler kurmuşlardır veya yetkileri paylaşıp, birlikte idare yolunu seçmişlerdir. Tıpkı Atilla ve Bleda, Tuğrul ve Çağrı Beyler gibi…

Nihai tahlilde kadim Türk devlet geleneği: Kök aynıysa paylaşarak, bölüşerek, üleşerek yönetmek üzerine kurulmuştur. Kök aynıysa her evladın iktidarda hakkı vardır. Tarım imparatorlukları devrinde taht kavgalarına sebebiyet vermesi açısından tasvip edilmeyerek, bitirilen bu siyaset anlayışı bence çağımıza son derece uygundur.

İktidarı paylaşarak, yetkileri bölüşerek ve en önemlisi kazanımları üleşerek birlikte bir yönetim, çağdaş dünyanın bütün dertlerini çözecek sihirli bir formül gibi Türk tipi demokrasi… Dokuz Tuğ Demokrasisi. Bir an evvel bu iyi örneği gerçekleştirelim… Çağlar ötesi en önemli ihracımız, kadim geleneğimizden gelen bu demokrasi anlayışı olacaktır.

Halil Ibrahim Bayrakçı

MOKRASİSİ

Her kültürün kendisine göre kutsal bildiği, önem atfettiği, keramet aradığı sayılar vardır. Siyasette de böyledir bu mesele… Siyasi yapının öngördüğü yapı sayılar üzerinden ya inanca yansır, ya da tam tersi hakim kült veya kültür üzerinden siyasi yapı şekillenir.

Tek Tanrı, Tek Kral, Tek devlet düşüncesinin hakim olduğu Tanrı – Kral mitoslu siyasi yapılarda Tanrı’yla Kral’ın vahdetini müjdeleyen 1 sayısının siyasi anlamda en fazla önem verilen sayı olması pek normaldir. Nitekim, İslam siyasi literatürü de tıpkı Yahudilik gibi bu 1 sayısının üzerine, kimi zaman tevhid felsefesiyle durmuştur.

Siyasette ikinci önemli sayı 3 sayısıdır. Çift olmayan ilk asal sayıdır. Bölünemezdir, tektir ve bir özelliği daha vardır çoğuldur. Çoklukta, birliği temsil eder… Bu tirinite veya bendenizin ifadesiyle üçlemede vahdet, kendisini Judeo-Chretienne avrupa toplumlarında gösterir. Judeo kısmı çok önemli zira bildiğiniz gibi sami gelenekte çokluk 3 sayısıyla başlar, bizdeki gibi 2 sayısıyla başlamaz. Avrupa’lılar 3 sayısındaki bölünemezlik, tek sayı olma ve çoğulluk özelliklerini aynı haliyle siyasi rejimleri için de kurgulamıştır. Tafsilatına girmeden Yasama, yürütme, yargı veya kral, aristokrasi, kilise üçlemeleri hep bu görüşün eseridir. Fakat, bu üç kuvvet ayrı olmasına rağmen aslında birdir. Tıpkı hristiyan inancındaki Baba, oğul, Kutsal ruh teslisinin aslında bir olması gibi.

Türk kadim siyasi geleneğine gelince siyasi mefkuremizi tasvir eden kutsal sayımız aşikar bir biçimde 9 (dokuz) sayısıdır. Dokuz’un etimolojik olarak doğmak, doğa, dokumak kökünden geldiğini; hükümdarlık ve egemenlik sembolünün dokuz tuğ olduğunu; Kara Han’ın dünyanın merkezine diktiği dokuz dallı çam ağacını dikmesini ve benzeri sayısız dokuzun önemine dair kaynakları bulabilirsiniz. Çok merak ediyorsanız bu hususta Tfosman Karatay hocamın ücreti mukabilinde uzmanlığına başvurabilirsiniz.

Peki dokuz sayısının özelliği nedir ki kadim Türk siyasi mefkuresi için bu kadar önemli olsun. Dokuz bir tek sayıdır, ama asal bir sayı değildir bölünebilir. Tam olarak bölünebildiği tek bir sayı vardır: 3 asal sayısı. Ki 3 sayısı aslında dokuz sayısının köküdür. Kendi köküne bölünebilir bir sayıdır dokuz… Tıpkı ne gibi Kadim Türk geleneğindeki devlet anlayışı gibi.

İşte bu 9 sayısının meczettiği siyasi felsefenin sonucu olarak aynı kökten gelen Kardeşler devleti üleşmişlerdir, bölüşmüşlerdir, paylaşmışlardır. Aynı kökten geliniyorsa bazen fiziken bölüşmüşler ayrı idareler kurmuşlardır veya yetkileri paylaşıp, birlikte idare yolunu seçmişlerdir. Tıpkı Atilla ve Bleda, Tuğrul ve Çağrı Beyler gibi…

Nihai tahlilde kadim Türk devlet geleneği: Kök aynıysa paylaşarak, bölüşerek, üleşerek yönetmek üzerine kurulmuştur. Kök aynıysa her evladın iktidarda hakkı vardır. Tarım imparatorlukları devrinde taht kavgalarına sebebiyet vermesi açısından tasvip edilmeyerek, bitirilen bu siyaset anlayışı bence çağımıza son derece uygundur.

İktidarı paylaşarak, yetkileri bölüşerek ve en önemlisi kazanımları üleşerek birlikte bir yönetim, çağdaş dünyanın bütün dertlerini çözecek sihirli bir formül gibi Türk tipi demokrasi… Dokuz Tuğ Demokrasisi. Bir an evvel bu iyi örneği gerçekleştirelim… Çağlar ötesi en önemli ihracımız, kadim geleneğimizden gelen bu demokrasi anlayışı olacaktır.

Halil Ibrahim Bayrakçı