“Biz şimdi seninle neyiz?!”

0
1291

Eskiden “çıkma teklifi” diye bir şey vardı. Erkek bir kızdan hoşlanırsa gider çıkma teklifi ederdi, kız da kabul ederdi ya da etmezdi.

Her şey bu kadar basitken birden nereye kayboldu bu çıkmak?
Ben bunu yıllar boyunca “birlikte okulun merdivenlerini çıkmak, tenefüse beraber çıkmak” zannetsem de, yaş kemale erince anladım ki; Türk filmlerindeki “biz sevişiyoruz” repliğinin çağ atlamasıymış bu “çıkmak”.

Çıkmak; ilkokulda aynı sırada oturmak, ortaokulda elini tutmak, lisede cafelerde buluşmak, bir sonraki şarkının “o” ndan sana geldiği aşklardı… Sonra birden yok oldu “çıkmak”.

Biz sevişiyoruzla sadece arkadaşız arasında kayboldu gitti… Büyüdükçe kolaylaşması gereken sevgililik müessesesi her gün daha da büyük bir çıkmaza girdi. Çıkmak-çıkmaza girdi.

Korkar olduk çıkmaktan, kaçar olduk sevmekten, yorulduk acı çekmekten. Şuurumuzu yolda bıraktık, yeni bir kelime uydurduk “beraber takılmak”.

Sorumluluk yok, sorun yok, soru yok!!!

Başkalarından kaçardık zaten ama artık kendimizden de kaçar olduk. Evde yemek yapmak yerine dışarıdan hazır söyler olduk. Her şey “fast” her şey “food” oldu. O kadar hızla tükettik ki sahip olduklarımızı, korktuk artık çıkma teklifi almaktan, çıkma teklifi etmekten, ciddiyetten, yükümlülükten, sorumluluktan. Oysa ne kadar basitti her şey, erkek severse söylerdi, yoksa çekip giderdi…

Şimdiyse işler değişik, severken sevmez gibi yapanlar, nefret ederken aşık gibi davrananlar, ciddi ilişki istiyorum ama gizli tutalım teklifi eden edepsizler, ortalıkta Romeo’lar Juliette’ler fink atar oldu.
Herkese aynı hikayeyi uydurup, duygu tüccarlığı yapanlar…
iki güne bir duygular değişti, yaşananlar basitleşti, yani özetle bizim nesil bir çuval inciri berbat etti.

Sevgili olmayalım ama öyleymiş gibi davranalım, birbirimize aşık olmayalım ama öyleymiş gibi yaşayalım. Her yerde –mış gibiler –miş gibiler doldu.

Yaşadıklarımızın hangisi gerçek, hangisi değil çözemez olduk. Başkalarına aşık insanlar, birbirlerine aşık-mış gibi davranmazlardı benim bildiğim. Herkese “aşkım” denilmezdi benim bildiğim… Benim bildiğim çıkma tekliflerine ne oldu? “Aşk” ağırdı da insanlar kolaya kaçar mı oldu?

Ne olduğunu bilmediğiniz, herkesin birbirinin kaidesi olduğu, kimsenin birinin istisnası olmak istemediği, ilişkinin ciddiyetini facebook statusüyle değerlendirdiğiniz, birbirinizin hislerini twitter’ den takip ettiğiniz, her sabah “biz neyiz” sorusuyla uyandığınız ilişkileriniz sizin olsun….

Ben hikayemi istiyorum…

Yok öyle üç kuruşa, cam kenarı!!!

Paylaş
Önceki İçerikİyi kötü…
Sonraki İçerikBir Gözlük”TAKBUL”Jandarmanın emrinde
Nagihan Andug
Devletçe sınanmış Psikoterapist- Sınanmış Psikolojik Danışman- Aile, Çift ve Evlilik Danışmanı- Hipnoterapist- Eğitmen- Mediator- Yazar-