Efendimiz İnternet

0
505

 

Devlet yönetimi güç ister, güçlü olan devleti yönetir.

Gücü olan da yönetenin, nüfuz alanına etki eder.

Devletin 3 gücü olduğunu ve bunu farklı ellerle yerine getirilmesini tarihte ilk söyleyen kişi Aristo dur. Bu ayrımlama,adil ve dengeli devlet yönetiminin olabilmesi farklı zaman ve toplumlarda değişik şekillerde anlaşılmıştır.

18 yüzyıla geldiğimizde Krallıklar bunu lordlar ve Avam meclisi  eliyle kullanırken bir kısmı ise kral ve meclis arasında paylaşım olarak kabul edmiştir.

Felsefi olarak 18 yüzyılda Montesquieu, bu üç erkin devleti  oluşturduğunu ve farklı organlar eliyle yerine getirilmesi zorunluluğundan bahsetmiştir.

Dördüncü kuvvet olarak Basın 18 yüzyılda yine bir başka düşünü olan ingiliz siyasetçi Edmund Burke tarafından dile getirilmiştir. Gunumuz de olağandışı gücü dördüncü güç olarak yazılı ve görsel basın dediğimiz medya kabul edilmektedir.

İletişim kanallarının geliştiği 30 yıllık süreçte  kamuoyu dediğimiz ve seçmen kitlesi ile doğrudan etkileşim içinde olan unsur 5,güçtür.50 yıl önce her eve giremeyen telefon şimdi her ele girmektedir. Daktilo yazımı ile en fazla 5 kopya cıkartılabılen insan , akıllı telefonda Word programında yazdığı dilekçeyi  dilediği miktarda olmadığı yerden bile  çıktısını almak kolaylığı ile bizzat kamuoyunun içindedir.

Sosyal medya nın her eve girdiği bir dönem yasıyoruz. Her kişinin bir muhabir ve yazar olduğu günümüzde,kamuoyu algısını oluşturmak artık sadece bir amatör işi olmaktan çıkmışdır. Doğrudan görevlendirilmiş kişilerce kar topu misali önden yuvarlanarak çığa dönüştürüp, kamuoyu ve dolayısı ile seçmeni arkasına alarak yönetimi ele geçirmek 5,güç sekli olmuştur.

  1. Kuvvetin adı artık İNTERNET ve KAMUOYU dur

Begenilme duygusu,bildiğini/ beğendiğini paylaşma güdüsü ve bunu yaparken şehirler arası bir otobüs koltuğu, asansör içi,şehir içi toplu taşıma aracı diye ayrım gözetmemesi herkes tarafından kullanılabilmesi ve kullanırken yer ayrım etmemesi,tek tuşla milyonlara ulaşması  onun etkisini de arttırmaktadır

Seçmen ve kamuoyu etkileşimi doğrudan bır bırıne bağlı olarak gerçekleşmektedir. İkisinin farklı akısı başlangıç aşamasında gözükse de çaylar derelere /dereler nehirlere ve sonunda tüm nehirler denize dökülmektedir. Deniz artık yönetimin ve idarenin sonsuz ve keyfiliğinin gerçekleştiği yerdir. İstediğin algıyı oluştur Koltuk senindir. ABD  Trump olarak çıkarsın Rusya da Putin….

Toplumsal sürecini tamamlamamış,sınıf atlamaları veya yönetim şekilleri diğer batılı ülkelerin yaşanmışlıklarının deneyimi ile gerçekleşen ülkelerde bu olay daha kolaydır..

Birden bire sahip olunan hak ve özgürlüklere cağ atlamak denilse de toplumsal süreç rutin dışına çıkarak işlediği için yönetimleri ele geçirmek bu tarz toplumlarda algı yönetimi yanında ,ROL YETENEĞİNE  baglıdır. Yani seçmen ve kamu oyunu kim kendi lehine çevirir ve toplumsallığını tamamlayamamış kitlenin oyunu kendi lehine çevirirse yönetimi ele geçirir .

Örneğin;Amatör olarak herkesin kullandığı internet ortamında bir hırsızlık olayının gün yüzüne çıkması saniyeler alır ve aynı anda yüzbinlerce paylaşım ile yaygınlık kazanır. Ama aynı ortamın profesyonellerce kullanılıp ,bağlı olduğu gurup ve sahifelerle yada takipçileri ile tek tuşta  ve yaygınlıkta bunun bir hırsızlık olmayıp aslında bir hediye alış verişi olduğu algısını oluşturulursa bir algı diğer algıyı yener..Profesyonellık amatörlükten bu alan da her anlamda üstündür..

Yönetimin kaybedilmez istekliği ,onun içinde yer alan keyfiliğindendir.

Oysa SİBER SUÇLARLA MUCADELE  diye bir kavram var. Elektronık ortamda ksısel hesaplarınızın boşaltılması ,kredi kartınızın kopyalanması ,verilerinizin izinsiz kullanılması takip konusu edilir ama toplumsal sonuçları olan bir imar uygulamasına ilişkin rant kavgasının masumluğu ile ilgili sanal ortam da  algı oluşturma ve bu sekılde toplumsal mülkiyet olan bir orman arazısının peşkeş cekılmesi  araştırma konusu yapılmaz. Oysa bu algının hangi bilgisayar IP  sinden  İLK HAREKET OLARAK CIKIP CIKMADIGI PAYLAŞIM SIKLIK VE ARALIGI ,bunun bir ideolojik çalışma mı yoksa masum bir paylaşmamı olduğunu ele verir. İdeolojik çalışma olması durumunda iş amatörlükten çıkıp 5.gücü lehlerine kullanarak devlet yönetenlerin devamlılık için işledikleri siber suçlara duyarsız kalan bizzat devletin kendisi olmaktadır.Böyle bir durum ise bizzat devletin kendi sonunu hazırlama olarak ortaya çıkar.

Misyonerlik faaliyeti için gemilerle 18 yuzyılda papaz ve kimsesiz çocukları getirip yetimhanelerde eğitip  büyüterek  o toplumun parçasıymış gibi ama kendi kutsallarından ayrılmadan bir asker gibi çalıştırmak meşakkat isterdi. Oysa şimdi bu faaliyet adamın oturduğu evden istediği ve işlediği strateji doğrultusunda istediği algıyı oluşturabilmektedir.

Algı nın oluşmaması eğitim seviyesi ve kişinin ruh dengesi ile alakalı olsa da yaygın ve sıklığı hedef olmanın kacınılmazlıgı sonucunu da beraberinde getirmektedir.

Algı nedir? Duyu nedir ? Eliniz gözleriniz kapalı iken acıdığında bunun bir kesik acısı mı ateş yangısı mı olduğunu organlarınla anlar ve buna göre acının sebebi hakkında sonuca varırsınız Algı daha geniş çerçevede var olduğunuzdan beri sahip olduğunuz bilgi ve davranış genetiği altında  yorum yaparsınız. Duyuların yorumlanması ve anlamlı hale getirilmesi algılama sayesinde gerçekleşir. Algı bir anlamda insanların uyarımlara önceki yaşantılarının etkisiyle anlam kazandırması ve tanıması demektir.

Mesela doğru olarak gösterilen şeyin aslında doğru olmadığını bilgi ve görgünüzle bir süre direnebilirsiniz ama süreç geçtikten sonra genel ve yaygın kanının tam ters istikamette gelişmesi aslında doğru diye gösterilen ve gerçekten doğru olan seyin genel kanaat doğrultusunda siz de doğruya önce şüphe ile yaklaşırsınız .Sonra da karşı tarafa hak verirsiniz.  Artık bu beşinci kuvvetteki profesyonellerın becerisidir. Atatürk doğru bir değerdir. Metodık uygulama lar neticesinde öyle bir noktaya gelirsiniz ki Atatürk aslında doğruları olan değerdir. En son nokta ya geldiğinizde profesyonellerin çalışması ile Atatürk bildiği ne ki kendisi mi yaptı gibi gerekçelerle kendinizi inkar noktasına gelirsiniz. Artık profesyonellerın becerisi konuşur.

Yani Siz artık o doğrunun size yanlış öğretildiği için doğru  olduğuna aslında tam tersi şekilde yanlış doğru olduğuna inanırsınız Böyle bireysel sonuç secim olduğunda, kitlesel sonuça dönüşür ve 5.güç yine yapacağını yapar.

Bu udurmda 5.güç aslında tüm gücü ile ilikilerimize kadar var Bizi tanımlıyor reset atıyor yeniden formatlıyor ama neticeye geldiğinde kendi kendi yok eden bir güce dönüşüyor.

Sanal ortama ait Wikileaks belgeleri hala hafızamızda ABD  270 konsolosluk ve buyukelcılıklerı ıle ılgılı gunluk yazısmaların yer aldıgı ve ülke liderleri hakkında inanılmaz bilgilerin yer aldıgı sanal alem efendisinin uygulamarını ve bu konu ile ilgli şahsın kacak yaşadığını  en son Londra da Ekvador elçiliğine sıgındıgını bılıyoruz.

Hukuk işte tam da burada bize lazım.Hukuk dışı uygulamalar ve sonuçlara dur diyecek olan da hukuk dur.