Aşkım,Sevgilim,Prensesim,Prensim….

0
1584

Çocuklarınıza bu şekil hitap etmeyin!

Onlar ileri yaşantılarında hayata atıldıklarında ne bir prenses ne de bir prens
olmadıklarını acı bir şekilde dış dünyada deneyimleyeceklerdir.

Bu bilinçle büyüyüpte dünyada onları herkesin bu şekil görmediğini, alay edilerek itilip kakılarak, dövülerek deneyimlediklerinde kendi haklarındaki, sizin ona telkinlediğiniz
mükemmelliyetcilik çökecek ve acı bir şekilde hayal kırıklığı yaşayacaklardır.

“Aslanım”, “Koçum” gibi cümlelerde yanlış telkinlerdir. Aslanım benim diye sevdiğiniz, övdüğünüz çocuklara ileride öküz denildiğini düşünün; ki bu çok olası bir durum…
Onların kafalarında sahte bir dünya yaratmayın.
“Aşkım”, “Sevgilim”, diye hitap ettiğiniz çocukları kendi arayışlarınız, kendi eksikleriniz ve kendi özlemlerinizle özdeştirmeyin!
Onlar sizin ne aşkınız ne arkadaşınız ne de sevgiliniz. Onlar sizin çocuklarınız!

Onların bağımsızlaşmalarını, olgunlaşmalarını engellemeyin! Kişilik ve kimlik gelişimlerinde bu konu çok önem taşımaktadır. 3-6 yaşları arasında çocuk kendi cinsiyetinin farkına varır ve bu dönemde ebevynlere aşk duyarlar. Herşey doğru yapıldığında ise çocuk ileride sağlıklı bir aşk ilişkisi ve cinsel yaşam kurabilir. Fakat bu şekil hitaplar çocuğun bu dönemi sağlıklı atlatmasına engeldir.(Ödipuskompleksi)
Zira onları sizin aşkınız….kişiliğine soktuğunuzda, onlar buna laik olmaya çalışır ve ileriki hayatlarında seçecekleri eş adaylarına kadar bu durum etki eder.
Çözülmemiş durumlarda ileride eşleriyle sağlıklı, duyğusal ve cinsel ilişki kuramazlar.
Bu bilinçaltına yerleştirilmiş bir kodlamadır!
“Aşk” aşktır…”çocuk” çocuktur!
Canım oğlum, canım kızım, yavrum; kelimeleri yeterlidir!!!

Sevgilerimle….
Nagihan Andug