Erdoğan Gümüşhane’deydi

0
416

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Masa başında ülkemizle ilgili yapılan hesapları, çizilen haritaları bir asır önce nasıl yırtıp attıysak, bugün de Allah’ın yardımıyla aynı şekilde paçavraya çevireceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gümüşhane Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Gümüşhane 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak, partililere hitap etti.

Konuşmasına, “Gümüşhanevi Hazretlerinin diyarı” diyerek başlayan ve tüm partilileri selamlayan Erdoğan, partilileri heyecan içerisinde görmenin kendileri için bir iftihar vesilesi olduğunu ifade etti.

Kongrenin hayırlar getirmesini temenni eden ve kuruluşundan bugüne kadar il teşkilatlarında görev yapanlara şükranlarını sunan Erdoğan, ahirete irtihal etmiş olanlara da Allah’tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu’na Allah’tan rahmet dileyerek, “Daha nice nice Naim Süleymanoğlu inşallah bu ülkemizde yetişsin ve onlarla dünyada gerçekten nam salalım.” dedi.

Rize ile başlattıkları il kongrelerini Bayburt ve Gümüşhane ile bugün devam ettirdiklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“İnşallah bu şekilde illerimizin tamamının kongrelerini gerçekleştirecek ve önümüzdeki yılın sonbaharında, inşallah fevkalade bir durum olmazsa şubat ayının sonuna kadar bütün kongreleri bitirerek büyük kongremizi yapacak ve yolumuza devam edeceğiz. AK Parti her zaman olduğu gibi bu süreci de değişim, yenilenme, daha iyi hizmetler için enerji tazeleme vesilesi haline getirmiştir. Biz ne dedik, ‘Niyet hayır, akıbet hayır’, yola böyle çıktık. Bu yolda aynı ihlasla, aynı samimiyetle devam ediyoruz. Rabbim bizleri yolundan ayırmasın, Rabbim bizlere ülkemize ve milletimize çok daha büyük hizmetler verme imkanı, basireti, azmi, gücü versin.”

“Bugün de benzer bir hoyratlıkla karşı karşıyayız”

Dünya düzeninin belki her zaman sorunlu olabileceğine ama şu anda çok daha çarpık bir işleyişle karşı karşıya kalındığını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı ülkeler, tüm dünyayı kendi tapulu mülkleri gibi görüp, istedikleri gibi kural koyma ve çiğneme hakkına sahip olduklarını sanıyorlar. Halbuki şöyle tarihe bir baktığımızda nice tiranların, nice firavunların, nice zalimlerin aynı hissiyatla hareket ederek hem kendilerinin hem de bölgelerinin mahvına sebep olduklarını görüyoruz. Bugün dahi sırlarını henüz tam olarak keşfedemediğimiz nice parıltılı medeniyet, öldürmekten ve yıkmaktan başka meziyetleri olmayan güçler tarafından ortadan kaldırılmıştır. İran’daki, Irak’taki, Suriye’deki, Mısır’daki, Kuzey Afrika’daki, Endülüs’teki, Güney Asya’daki, Güney Amerika’daki medeniyetlerin yıkılışlarına bakarsanız hep benzer hikayeleri görürsünüz.

Ama daha dikkat çekici olan, kadim medeniyetleri yıkan güçlerin hiçbiri de dünya tarihinde kalıcı olmamışlar, kısa sürede ya yok olup gitmişler ya da kendi kabuklarına çekilmişlerdir. Bugün de benzer bir hoyratlıkla karşı karşıyayız. İnsanlığın kadim dertlerinden arta kalan bir avuç miras, yine hoyrat bir istilacı güç tarafından hedef alınmıştır. Ülkemiz de bu hedeflerden biridir. ”

Türkiye, adımını ileri atması gereken günlerden geçmektedir”

Erdoğan, Osmanlı’nın son döneminin ve Kurtuluş Savaşı’nın büyük kahramanlarından şehit Deli Halid Paşa’ya atfedilen bir hikayeyi aktarmak istediğini belirterek, şunları kaydetti:

“Anadolu’da atın iyisine ‘doru’, yiğidin iyisine ‘deli’ derler. Deli Halid Paşa’nın namı da akıl noksanlığından değil, yiğitliğinden geliyor. Ülkemizin düşman işgali altında inim inim inlediği günlerde anası, Deli Halid Paşa’ya der ki; ‘Oğlum, nedir Müslümanların, din kardeşlerimizin bu zalim gavurlardan çektikleri, bu zulümler ne zaman bitecek?’

Deli Halid Paşa, üzüntülü bir şekilde cevap verir; ‘Ana ne yapayım? Kılıcım kısa.’ Bunun üzerine anası şöyle der; ‘Kılıcın kısaysa, adımını ileri at.’ Evet, bugün Türkiye adımını ileri atması gereken günlerden geçmektedir. Gençler, kılıcımız da, Allah’a şükür, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki kadar kısa değil, bize göre önemli olan karşımızdaki güçlerin azameti değil, kendi mücadele azmimizin büyüklüğüdür.”

“Ülkemizle ilgili yapılan hesapları paçavraya çevireceğiz”

Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Kurtuluş Savaşı’na, 15 Temmuz’a kadar karşıdakilerin cesametine değil kendi cesaretlerine ve hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılıklarına baktıklarını anlatan Erdoğan, bugün de öyle yaptıklarını söyledi.

Erdoğan, meselenin sadece ileriye doğru adım atmak değil, aynı zamanda bunu doğru zamanda yapmak olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cengiz Han, Anadolu’yu yerle bir edip ilerlerken bir şehri kuşatır ve teslim alır. Şehre giren Cengiz Han eli silah tutan genç, yaşlı tüm erkekleri bir araya toplayarak kendi mezarlarını kazmalarını ister. Bu sırada bir ihtiyar yalvar yakar Cengiz Han’ın yanına yaklaşır. ‘Şurada mezarını kazan 20 yaşındaki delikanlı benim oğlumdur, daha çok gençtir, ne olur onu affedin.’ diyerek gözyaşları içinde Cengiz Han’ın ayaklarına kapanır. Cengiz Han, ‘Affetmem ihtiyar, çünkü sen, oğlun kendi mezarı başındayken ağlıyorsun ama vatanın uçurumun kenarındayken sadece seyretttin.’ der. Biz bugün vatanımız uçurumun kenarındayken seyretmeyeceğiz ki yarın kendi evlatlarımızı kaybederken mezarlarının başlarında ağlamayalım. Masa başında ülkemizle ve bölgemizle ilgili yapılan hesapları, çizilen haritaları bir asır önce nasıl yırtıp attıysak, bugün de Allah’ın yardımıyla aynı şekilde paçavraya çevireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi istedikleri gibi evirip çevirebileceklerini sananların, uydu devletler ile karıştıranların gerçekleri yavaş yavaş görmeye başladıklarını ifade etti.

“Parya muamelesi gördük, sesimizi çıkarmadık”

Bu kişilerin durmayacağını ancak kendilerinin de durmayacağını, önce 2023 hedeflerine ulaşacaklarını, ardından 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçireceklerini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bugüne kadar milletimize, hep aman kimseyi ürkütmeyelim, başımıza bassalar bile herkesle iyi geçinelim, bir yanağımıza tokat atıldığında karşılık vermek bir yana, öte yanağımızı çevirelim dendi. İşte bu telkinler sebebiyle darbeler yapıldı. Sesimizi çıkarmadık, ülkemizi kriz, faiz oyunlarıyla soyup soğana çevirdiler. Sanayimizi, ticaretimizi, teknolojik alt yapımızı, üretimimizi, ihracatımızı, istihdamımızı geliştirecek adımlar engellendi, sesimizi çıkarmadık. Bunlar da yetmedi kendi vatanımızda parya muamelesi gördük, sesimizi çıkarmadık. Sandılar ki bu millet artık öldü, bitti, kül oldu. Halbuki Türk milleti binlerce yıldır olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. 15 Temmuz bunun en büyük ispatıdır.”

“PKK neyse bunlar da odur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-16’lar, helikopterler, tanklar ve toplarla halkın üzerine gelindiğini, genç yaşlı herkesin o bombalardan kaçmadığını, şehadete yürüdüklerini dile getirdi.

Bombaların, tankların üzerine yürüyenlerin “Ölüm haktır, şehadet makamdır.” inancına sahip olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “O Feto denilen kahpenin arkasından gidenler, hepsi kaçacak delik aradılar. Şimdi bir kısmı cezaevinde, bir kısmı yurt dışına kaçtılar gittiler. Bitti mi? Bitmedi, inlerine inlerine gireceğiz, kovalayacağız. PKK neyse bunlar da odur, farkı yok.” ifadelerini kullandı.

“FETÖ davalarındaki soruşturmalar tıpkı bir matruşka gibi”

Erdoğan, 2010’dan sonra, özellikle de 2013’ten itibaren Türkiye’ye yönelik gözle görülür bir siyasi, diplomatik, ekonomik hatta askeri taarruz başladığını belirterek, Türkiye’nin 2002-2013 arasındaki performansıyla devam etmesi durumunda, sadece 2023 hedeflerine çok daha erken ulaşmakla kalmayıp, bölgesel güç konumundan küresel güç konumuna da geçmiş olacağını dile getirdi. Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizi, 17-25 Aralık gibi sofistike operasyonlarla, Gezi gibi toplumsal tahriklerle, çukur eylemleri gibi bölücü provokasyonlarla, DEAŞ saldırıları gibi sinsi yöntemlerle durduramadıklarını görenler işi 15 Temmuz’a kadar vardırdılar. FETÖ davalarındaki soruşturmalar ilerledikçe görüyoruz ki karşımızdaki yapı öylesine ince bir planla kurgulanmış ki bu örgütün bizim insanlarımızın eseri olması mümkün değil. Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet. Böyle bir yapı. Tıpkı bir matruşka gibi açtığınız kapının ardından yeni bir kapı karşınıza çıkıyor. Tıpkı bir labirent gibi girdiğiniz hiçbir yol sizi asıl faillere götürmüyor. Bir yerlerde tıkanıyor, kalıyor.”

Dünyadaki en azılı terör örgütlerinde görülebilen bu karmaşık organizasyon yapısının, FETÖ’nün gerçek amacını çok daha iyi anlattığına dikkati çeken Erdoğan, “Kendilerini hala bu ihanet şebekesine kullandırtanlar şunu iyi bilsinler; bu alçak yapının mensubu olarak kalmayı tercih edenlere acımaktan başka elimizden gelen bir şey yoktur ama şunu da unutmayın acırsanız, acınacak hale gelirsiniz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Aynı gücün kullandığı araç”

Erdoğan, DEAŞ ile PYD’nin Rakka’da anlaşmasının, FETÖ ile PKK’nın Türkiye’deki yoldaşlığının, bunları tedavüle sokan ve yöneten gücün amacını gayet iyi anlattığını söyledi.

Adana’daki MİT tırları hadisesiyle, “Türkiye’yi DEAŞ’a yardım ediyor.” bahanesiyle uluslararası alanda yargılamaya kalkanlara çanak tutanların da birbirinden farkının olmadığının altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

“İster etnik milliyetçilik histerisiyle, ister mezhep bağnazlığıyla, ister ideolojik saplantıyla bu oyuna destek veren herkes, aynı gücün kullandığı bir araç haline gelmiş demektir. Biz, işte böyle olmayı reddettiğimiz için bunca saldırıya maruz kalıyoruz. Hiç kimse kusura bakmasın, Cumhuriyet döneminde defalarca yapılmış olan bir hatayı biz bugün tekrarlamayacağız. Kendi ikbalimiz uğruna ülkemizin ve milletimizin geleceğini feda etmeyeceğiz. Tehditlere boyun eğip, istiklalimizi ve istikbalimizi tehlikeye atmayacağız. Milletçe ya adam gibi yaşayacağız ya da adam gibi mücadelemizi verip, neticesine katlanacağız.”

“Gümüşhane ve Bayburt’a ortak bir havalimanı inşa edeceğiz”

Salon dışında kendisini bekleyen vatandaşlara hitaben konuşma yapan Erdoğan, “Gümüşhanevi Hazretleri’nin diyarının güzel insanları, sizleri bu rahmet dolu günde en kalbi duygularla selamlıyorum.” dedi.

 

2019’a çok daha farklı bir heyecanla inşallah hazırlanalım istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“2019’a çok daha farklı bir heyecanla inşallah hazırlanalım istiyoruz. Sizin şu anda buradaki heyecanınızı görünce anlıyorum ki 2019’a hazırız. Bayburt, Gümüşhane bu 2 ilimize talimatı da verdim. Önce birer kapalı spor salonu yapılacak dedim ve Gümüşhane’ye bir 4 bin kişilik kapalı spor salonu yakışır. İnşallah Bayburt’ta da bir benzeri ve hepsinden önemlisi biliyorsunuz Gümüşhane ve Bayburt’a ortak bir havalimanı inşallah inşa edeceğiz. Hedefimiz 2019 Kasımına yetişmesi, en geç 2020’de havalimanının yetişmesi. Artık Gümüşhane, Bayburt eskisi gibi olmayacak. Çok daha farklı olacak. Çünkü siz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadınız. Biz size inandık. Biz sizi seviyoruz. Sizler de bizi seviyorsunuz bunu da gördük.”