Otagarların Modernizasyonu

0
423
• OTOBÜS KAZALARI-ÖLÜM SEBEPLERİ GÖZARDI EDİLEN
GERÇEK OTOBÜS KAPTANLARININ YORGUNLUĞU

Dünya çapında inşaat ve yol yapım teknikleri ve ekipmanlarının gelişmesi ile ülkemizde de yol yapımları son derece gelişti. Buna ilave olarak mühendislikteki ve otomotiv sektöründeki inanılmaz gelişim ile otobüsler de son derece modern ve konforlu hale geldi.
Ancak birçok alanda olduğu gibi gelişmekte olan ülkeler içindeki gerek eğitim,gerek teknik ve kültürel alanda aynı gelişmelere tanık olamıyoruz ve yaşam kalitesi de bir türlü yükselebilmiş değil. Gelir dağılımındaki bozukluğa rağmen son zamanlarda çevreye yapılan yatırımlar artsa da henüz çağ atlayamadığımız ve daha çok eksiğimizin olduğunu ve yaşam kalitemize tam olarak yansımadığını görüyoruz.
Günde milyonlarca kişi şehirlerarası otobüsler ile seyahat etmekte. Gelişmiş ülkelerdeki hızlı tren ve havaalanı ağı gelişmekte olan ülkemizde henüz kurulamadığından, biraz da ülkenin coğrafi şartları sebebiyle milyonlarca kişinin canının emanet edildiği şehirlerarası otobüsler daha uzun süre en önemli taşıma aracı olmaya devam edecek.
Hal böyle olunca son derece gelişmiş yolcu taşımacılığı sektörünün de otogarların fiziki yapısından sürücünün çalışma şartlarına kadar irdelenmesi gerekiyor. Ortalama 40 kişi taşıyan tanesi 1 Milyon TL değerindeki otobüslerin vermeye çalıştığı yüksek kaliteli hizmetin esasen bir anlamda topal kaldığını görüyoruz. Bir bakıyoruz servet değerindeki otobüsü kullanan sürücüye verilen ortalama aylık, asgari ücretin 2 katı kadar, muavinler de asgari ücret almakta,çoğu uykusuz, zor şartlar altında yaşayan ve düşük gelir grubuna dahil kişiler. Varış noktalarında kalacak yerleri, otelleri yok, otobüslerin altındaki bagaj boşluklarında yatmak zorunda kalan, yeterli uykuyu alamayan, yorgun yola çıkan, çoğunun ekonomik sorunları olan kaptanlar sefer başına ortalama 40 can taşıyor.
Dönen ekonominin ne derece büyük olduğu herkesçe biliniyor. Milyonlarca kişi, binlerce otobüs, milyonlarca litre motorin, milyonlarca tuvalet parası, milyonlarca kez molada yemek ücreti, milyonlarca dağıtılan kek, çay, kahve maliyeti, otogarlarda çalışan onbinlerce kişi,vs.
Peki vatandaşın yolculuk için otobüslerle buluştuğu otogarların durumu ne halde? Dönen bu ekonomiye uyumlu bir ortam var mı? Elbette hemen hayır cevabını veriyoruz. Her şehirde, her ilçede var olan yüzlerce otogarların çoğunda modern mimariden fonksiyonellikten, temizlikten, güvenlikten, çağdaşlıktan uzak, kargaşalı ortamın mutlaka ele alınması gerekiyor. Birçoğu artık mimarisi demode olmuş ve eskimiş, kullanışsız ve sevimsiz, yıkılmaya yüz tutmuş kalitesiz betondan yapılmış binaların mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Burda hemen akla havaalanları geliyor, havaalanlarındaki güvenlikten temizliğe bir çok uygulamanın olabildiğince otogarlara uyarlanması gerekiyor. Esasen 11 Eylül saldırılarından sonra artan güvenlik giderleri sebebiyle yükselen uçak bilet fiyatları gibi bir nebze olsun yolcu biletlerine fiyat artışı yansıması mutlaka olacak ise de bu modernizasyon artık kaçınılmaz bir gerekliliktir.

Hemen her gün onlarca kişinin vefat ettiği otobüs kazalarında sebeplere bir bakıyoruz sürücü hatası! Acaba sürücü hatası dediğimiz şeyin içinde bu altyapı eksikliği, dinlenme şartlarının olmayışı, stresli ve gergin otogar ve çalışma ortamının, yetersiz dinlenme ortamının etkisinin büyüklüğü akla gelmiyor mu? Uygulamaya geçilebilecek ve uygulanması kolay olan bir çok önlem ve düzenleme yapılırsa kazalar da aynı oranda azalacaktır kanısındayım. Öyle otogarlar yapılmalı ki bulunduğu il veya ilçedeki yaşam kalitesini de yükseltsin. İçinde modern bekleme alanlarından, otoparklara, tertemiz tuvaletlerinin olduğu, yolcu ve sürücüler için konaklanabilecek en az 4 yıldızlı otel standardında oteli, gerekirse kısa süreli kaliteli uyku için uydu odalı dinlenme alanlarının bulunduğu, kaliteli hizmetin verildiği, restaurantların ve alışveriş alanlarının olduğu, mini havaalanı denilebilecek derecede modern otogarlar ile hem şehirlere, ilçelere ayrı bir yaşam alanı kazanılacak, hem de ciddi anlamda istihdam sağlanacaktır. İş alanı açmanın ne derece zor olduğu açıktır, ancak iş alanı yaratmak hizmet sektöründeki kalite artışı ile daha da kolaydır. Uşak’ta yaygın olan pide sektöründe “bir pideyi 10 kişi hazırlar, 1 kişi yer” sözü bana çok etkileyici gelmiştir. Şehir hastaneleri projesi nasıl ki ülkemizde heyecan yaratmış ise benzer alanlarda, bahsettim gibi otogarların modernizasyonu da aynı heyecanı yaratacaktır. Bu sebeple otogarların ve şehirlerarası otobüs hizmetindeki genel kalitesinin yükseltilmesi ile ülke çapında da yaşam kalitesi de yükselecektir. Her otogar küçük bir havalimanı olmalı, otobüs kaptanları, hosthostesleri de uçak pilotları ve host-hostesleri gibi konforlu otellerde dinlenmelidir, gerekirse ülke çapında toplanan trafik cezalarının %1’i dahi bu amaca aktarılsa çok büyük yatırımlar yapılabilecektir. Unutulmamalıdır ki bu kadar can kaybının ve kazanın ve toplu ölümlerin sebepleri yeterince bu yönleri ile irdelenmemiştir. Bence otobüs sürücülerine gereken değer verilerek yaşam ve çalışma şartları iyileştirildiğinde kazalar da aynı oranda azalacaktır.
Çok yakından tanıdığım bir otobüs kaptanı kendisinin sefere çıktıktan sonra ancak on yedi gün sonra eve gelebildiğini ve sadece bir gece yatarak tekrar sefere çıktığını yorgun bir dille ifade etmişti. Konunun vahameti ve önemi bu cümlede saklıdır.
Bu arada aktarmak zorundayım ki yol kenarlarına otobüslerce bırakılan çöp torbaları mutlaka takip edilmeli, hangi firmaysa mutlaka idari para cezası, yani trafik cezası yazılmalı, ayrıca Çevre Kanuna muhalefet suçlarından da soruşturma açılmalıdır. Yollarda acı örneklerini gördüğümüz üzere yol kenarları pet şişe, otobüs servislerinde kullanılan bardak ve çöp atıklarıyla dolu. Yukarıda belirttiğim garajlarda çöp atık toplama merkezi de mutlaka olmalı, otobüsteki servisten sonra oluşan çöpler mola, yahut varış noktasında toplanmalı. Esasen özel araçlar da hiç masum sayılmaz, hemen her gün yaptığımız yolculuklarda akılalmaz ve ülke adına utanç verici kirliliğe tanık oluyoruz. Ülke çapında Karayolları, Emniyet ve Yerel Yönetimlerin de bu konuda yetersiz çalıştığını düşünüyorum. Yollar uyarılarla dolu olmalı, benzer görüntüler tespit edilip yaptırımlar uygulanmalıdır. Birçok Avrupa ülkesinde bu tür kirliliklerin olmadığını, hemen ihbar ve ceza sisteminin devreye girdiğini Avrupalı yakınlarımızdan duymaktayız, zaman zaman görmekteyiz, çağdaş yaşama layık olmak için daha çok çaba sarfetmeliyiz .
SAYGILARIMLA…
Cuma, 06.10.2017

Av Hüseyin Vadi Dalkılıç

Paylaş
Önceki İçerikLviv
Sonraki İçerikBatman da 3 günlük bebek sokağa bırakıldı
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.