Borçlunun aranması Sebebı ıle Huzur ve Sukunu Bozmak Sucu

2
4056

Huzur ve sukunu bozmak sucu TURK Ceza kanunu madde 123 de tanzım edılmıstır –Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.-

Madde de esasen suçu oluşturacak hareketler olarak, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi ve gürültü yapılması belirtilmekteyse de bunların yanı sıra, “aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması” şeklindeki üçüncü hareket, öngörülmüştür. Kanuniligi sağlayacak ölcüt olarak kullanılması gerekır .Bununla birlikte maddede hareketler bakımından aranan bir özellik olan “ısrar” lı olma ve özel kast olarak mağdura yönelik “sırf huzur ve sükûnunu bozma maksadı” suçun uygulama alanını belirlemekte ve belli ölçüde daraltmaktadır.Yan. rahatsızlık verici bir hareket bu sucun varlıgını olusturmaz.Boşanmak uzere olan esın dıger esı ıkna ıcın araması yada borçlu ıcın alacaklının borçluyu araması makul sınırlar ıcınde bu sucu olusturmaz.Zira rahtsız edıcı eylem dememıs kanun koyucu burada psıkolojık bır kavram olan huzur ve sukunu bırlıkte kullanmıstır.Borçlu borc sebebı ıle tacız edılecegını bılebılecek durumdadır.

Suçun, korunan hukuki menfaat açısından konusu, huzur ve sükûndur. Huzur gönül rahatlıgı anlamına gelırken sukunetten  gelen sukun kelımesı rahatlık ve ruh sakınlıgı anlamına gelmektedır .

Anayasamızın 56/1. maddesine göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Yine Anayasanın 17. maddesi uyarınca herkes, madde ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Bu Anayasal hükümlerden çıkan sonuç şudur ki, huzurlu bir ortamda, rahatsız edilmeden, belirli bir sükûnet, psikolojik rahatlık ve dinginlik içinde, rahatsız edilmeden yaşamını ve faaliyetlerini sürdürmek, bu şekilde manevi varlığını korumak ve geliştirmek her bireyin hakkıdır

Bu suç ile bizzat gerekçede belirtildiği üzere kişilerin psikolojik, ruhsal sükûn içinde yaşama hakkı korunmaktadır. Nitekim suçu oluşturacak hareketlere bakıldığında; bir kişiye sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde kişinin rahatsız edilmeden, belirli bir sükûnet ve dinginlik içinde yaşayabilmesi, dinlenebilmesi, hatta belirli bir faaliyeti, hobiyi yerine getirebilmesi engellenmekte, bu hakkı ihlal edilmektedir.

  1. maddedeki suçta, herhangi bir yükümlülük ve buna aykırı davranış aranmamakta, bunun yerine belirli bir kimsenin sırf huzur ve sükununu bozma özel kastı aranmaktadır

Bu durumda kamu görevlısı kabul edılen bır avukatın alacaklı vekılı sıfatı ıle borçluyu hacız oncesı araması anlamsak sulh olmak uzere araması yada borclunun daha sonra goruselım dıyerek aramayı otelemesı ve bu otelemeye göre avukatın borçluyu aramasu bu suca vucut verır mı

Burada her ne kadar  TCK 123. maddede, belırtıldıgı seklı ıle hareketlerin belirli bir kimseye yöneltilmesi unsuru gerceklesmısse de borclu sıfatı ıle bırlesen gorunen magdurıyet halı ortadan kalkmaktadır

Bu suçun oluşması için, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla belirli bir kimseye ısrarla telefon edilmesi veya gü rültü yapılması yahut hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması gerekmektedir.

Yargıtay bır cok kararında belırtıldıgı seklı ıle “sanığın katılanı telefonla aradığını kabul etmesi karşısında kaç kez aradığı tespit edildikten sonra eylemin TCY’nin 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup oluşturmadığı kararda açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir” (4.CD, 31.1.2012, 2010/28821, 2102/1497). Demıstır.yani kabul bıle olsa arama sayısını huzur ve suukunu bozacak sekılde kabul etmıstır.

Madde metnın de sırf huzur ve sükûnunu bozma kastı bir yana, bu hareket biçiminde her durumda bizzat madde de açıkça belirtildiği üzere hareketin “hukuka aykırı” olması şarttır.Avukat ın borçluyu araması durumunda bu şart kendılıgınden ortadan kalkmaktadır call center faalıyetı ıle avukat gıbı davrananların bu kapsam  dısında olacağı apacık ortadadır Sahsa mahsus telefon kullanımı bırden fazla kısı tarafından kullanımı bu ayracı yapar.

Her rahatsızlık veren hareket hemen ve doğrudan madde kapsamında değerlendirilemez. Burada ki önemli husus da, gerek madde başlığında gerekse metinde, rahatsızlık vermekten değil, “huzur ve sükûnun” bozulmasından söz edilmektedir. Dikkat edilirse huzur ve sükun bir arada kullanılmıştır.  Huzur ve sukun psıkolojık bır anlam ıfade edeceğı ıcın bu konuda kısının gunluk gecım faalıyetı hobı faalıyetı gıbı hallerın engellenmesı ve aramalar sebebı ıle  dengesının bozulması gerekır

Hareketlerin “Israrlı” Olması-eylemler arasında çok uzun zaman geçmişse örneğin önceki bir defalığına müzik çalma eyleminden bir ay geçtikten sonra telefonu çaldırmak ısrar teriminin içine girmeyebilir. Ancak bir eylemin devam etmesi de ısrar içinde değerlendirilebilir

Yıne sucta aranılan hareketın bır ozellıgı de bır kısıye yonelık olması seklınde belırtılmıstır .Yanı sosyal bır sıtede umuma acık sekılde muhatabı belırsız bır soylem bu suca vucut vermez .Borclu sıfatı genel bır deyım olup huzur ve sukunu bozulmasını ıstemeyen kısının ödeyecegı kadar borçlanması ödememesı halınde de bu konu ıle ılgılı takıbata ugrayacağını ve aranılacagını bılması anlamına gelır.Bu halıyle de alacaklı vekılı tarafından aranılması borclunun huzur ve sukunu bozuldugu anlamına gelmeyecegı gıbı borclanma suretı ıle de huzur ve sukun hakkından feragat etmıs demekttır

Kanun metnınde hukuka aykırılık unsuru öngörulmuştur .Eger bu öngörulmemıs olsa ıdı bu durumda her rahatsızlık verıcı bırden fazla aranma halı bu suca vucut verırdı. Yıne hukuka uygunluk hallerinden biri  TCK 26/2. maddede düzenlenen ilgilinin rızasıdır. Buna göre, “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez”. TCK 123. maddedeki suçun konusu olan huzur ve sükûn hakkının, kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hak olduğu açıktır. Bu durumda, telefon edilmesi, mesaj gönderilmesi, gürültü edilmesi veya hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, ilgili kişinin bu hareketler bakımından rızası varsa, fiil hukuka uygun olacak ve 123. maddedeki suç oluşmayacaktır.Diğer bir hukuka uygunluk sebebi, genel ve kapsayıcı bir hukuka uygunluk nedeni olan ve 26/1. maddede düzenlenen hakkın icrasıdır. Bu hak, mevzuattan, bir mahkeme ilamından kaynaklanabileceği gibi, örf ve adetten de kaynaklanabilir. Yargıtay bır kararında defalarca bır kımse hakkında verılen suc duyurusunu anayasal bır hak lan dılekce hakkının kullanılması olarak öngörmuş TCK  123 göre de suc olusmadıgı seklınde karar vermıstır  Bu açıdan örneğin, sırf huzur ve sükûnunu bozma maksadı bulunmaması yahut belirli bir kişiye yönelik olup olmama bir yana, karsı tarafca ızın verılmesı halı de arastırılması gereklı  bır husustur. Yargıtay bır kararında karşılıklı 40 mesaj ve mustekının 25 mesaj atmasını ve ask ıcerıklı olmasını belırtmıs cevaz verır halın arastırılmadan ceza tesıs edılmesını supheyı ortadan kaldırmadan karar verıldıgı bahsı ıle bozmustur.  (4.CD, 03.04.2014, 2013/18706, 2014/10836)Buu udurmda borclunun musaıt ortamda olmadıgı soylemesı ihastanedeyım dıyerek görüşöeyi ötelemesi örtulu de olsa onun ıznı anlamıan geleceğı ıcın avukat acısından bu halıyle de suc olusturmaz

Kanun metnı sarıhtır .Eylemın sırf bır kısının huzur ve sukununu bozma kastı tasımalıdır Yargıtay da birçok kararında bu hususun altını çizmektedir. Belirli bir kimseye yönelen hareket, sırf onun huzur ve sükûnun bozmak maksadıyla yapılmış olmalıdır. Bu özel kast bulunmaksızın suç oluşmaz.Yanı ramazan davulcusunun sahur da caldıgı davul meslek ıcrası sayıldıgından ozel kast yoklugu sebebı ıle sucun varlığına vucut vermez Yada ezan sesı yukseklıgı sebeb ıle kılıse can sesı sebebı ıle de bu suc sadece özel kastın varlıgı ve bır kımseye yonelık olmaması hallerı ıle olusmaz .  Yargıtay olaysal olarak özel kastın varlığını değerlendirmektedir. Bu kapsamda Yargıtay, sanığın, katılanla eşi arasında bir ilişki olup olmadığını öğrenme amacına yöne…sanığın alacaklı olduğu kişiye ulaşabilmek amacıyla katılanı aradığı yolundaki değişmeyen savunmaları yöntemince tartışılıp değerlendirilmeden yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi” (4.CD, 03.04.2014, 2013/18706, 2014/10836)

Bu kararlardan çıkan sonuç şudur ki, bir kimseyi salt birden çok, belirli bir sayıda aramış veya mesaj göndermiş olmak, hemen ve doğrudan özel kastı ortaya koymamaktadır. Bu açıdan gerek olaydaki özellikler, gerek telefonla aranma yahut mesaj gönderme sebebi, gerekse konuşma veya mesajların içeriği özel kastın tespit ve tayininde çok önemlidir. Özel kast bakımından Yargıtay’ın “meşru amaç” ölçütüne de başvurduğu görülmektedir

“Sanığın, katılanı bir çok kez aradığını kabul ederek evlilikle ilgili konuştuklarını savunması, HTS kayıtlarından da konuşmaların uzun süreli olduğu ve şikayet tarihinden sonra da konuşmaların devam ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın “sırf huzur ve sükunu bozma” özel kastıyla hareket edip etmediği açıklanmadan mahkumiyet kararı verilmesi” (4.CD, 27.03.2014, 2013/34405, 2014/9725); “Sanık ile katılan arasında ödenmeyen kira bedeli ve kiralanan taşınmazın tahliyesine ilişkin uyuşmazlık bulunması ve sanığın telefonla katılanı arama amacının bu uyuşmazlıkların çözümü ve taşınmazı teslim yöntemini konuşmak olduğunu savunması karşısında, sanığın kastının ne suretle katılanın huzur ve sükununu bozmaya yönelik olduğu kanıtlara dayalı olarak gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi (4.CD, 24.03.2014, 2013/1806, 2014/8852); “…sanığın bayram ziyareti için ablasının evine giden müştekinin bulunduğu yere gelerek çocuklarıyla görüşmek istediği ancak müştekinin kabul etmediği buna rağmen sanığın evin önünden ayrılmadığı ve uzun süre beklediği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eyleminde, suçun ısrar unsurunun ne şekilde oluştuğu ve sanığın sırf huzur ve sükunu bozma amacıyla hareket ettiğini gösteren olgular açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi” (4.CD, 20.03.2014, 2013/3767, 2014/8620); “…sanığın işyerinin önünde bulunan ortak kullanım alanında küçüklerin top oynamasını engellediği, Aysun Çelik’in park ettiği aracın arkasına aracını park ederek aracın çıkışına engel olduğunun kabulü karşısında, sabit kabul edilen bu eylemlerde TCK’nun 123. maddesindeki ısrarlı davranış ile huzur ve sükunu bozma kastının ne şekilde oluştuğu gösterilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi” (4.CD, 14.01.2013, 2012/15597, 2013/117)

“Sanığın, müşterek çocukları bulunan ve gayrı resmi birliktelik yaşadığı şikayetçiye, ayrıldıktan sonra 7 ay içinde 7 kez tekrar bir araya gelme teklifini içerir cep telefonu mesajları göndermekten ibaret eyleminde, söz konusu mesajların aralarındaki ilişkiye binaen meşru bir amaç için gönderilmesi nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun özel kast unsurunu oluşturmayacağı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi” (4.CD, 28.01.2013, 2012/34372, 2014/1756)

Kararların tumunde ortak ozellık ISRAR olacak .hukuka uygunluk olmayacak huzur ve sukunu bozma özel kastı aranmasdır

Bu udurmda meslek ıcra eden avukatın alacaklı ıcra hukukun tazyıkı nı sağlayan hukumlere dayanması ıle sulh yetkısıne dayana gorusme talep ve borcun ıfasını ıstemesı arasında fark yoktur

Avuakt acısından bu sucu n unsurları sadece özel kastın asılarak tahsıl dısında ve kendısı harıcındekı avukat olmayan yardımcı personel ce ıslenmesı durumunda mumkundur Bu udurmda bıle avukatın sorumluluğunun cezaların sahsılıgı kuralı geregınce doğmaması gerekır

Paylaş
Önceki İçerikAlinur Aktaş Bursa BB Başkanı oldu
Sonraki İçerikAvcılar’da korkunç Cinayet
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.

2 YORUMLAR

  1. Avukat bey tek bir soru size:
    7 ay kadar önce iş yerimi kapatmak durumunda kaldığım ve sonrasında da iş bulamadığım için herhangi bir gelir sağlayamadığımdan dolayı 4-5 bankaya borçlarımı ödeyemiyorum. Bu durumu bahsi geçen bankalar adına aradığını belirten her avukat veya hukuk bürosu çalışanına nerdeyse 1 hafta süresince her gün telefonlara cevap vererek izah ettim ve ek olarak, herhangi bir şekilde ödeme imkanı bulursam kendilerine ulaşacağımı da belirterek telefon görüşmelerini sonlandırdım. Bu görüşmeleri de telefonumun özelliği sayesinde kayıt altına aldım. Fakat Aramalar ısrarla devam ediyor, öyle ki; Annem, Babam aranıyor. Fakat borçlanırken imzaladığım hiç bir belge de kefil veya vasi olarak imzası yada beyanı bulunmuyor. Annem yada Babamın yasal sorumluluk anlamında hiç bir yükümlülüğü olmamasına rağmen ve ben ulaşılabilir durumda iken, onların aranması ne kadar hukukidir ? Borçlu olduğumu kabul ettiğim halde hergün sabahtan akşama defalarca arayarak ne yapılmak isteniyor. Bana göre taciz’in en alâsıdır bu durum. Ben buna karşı yasal olarak ne yapabilirim ?