Memura Yalan Beyanda Bulunmak

0
644

11. Ceza Dairesi 2006/3130 E., 2008/1104 K.

 

  • RESMİ BELGE
  • YALAN BEYANDA BULUNMAK
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 206 ]
  • 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 343 ]

 

“İçtihat Metni”

Memura yalan beyanda bulunmak suçundan sanık Güldane’nin yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair (Adapazarı İkinci Asliye Ceza Mahkemesi)’nden verilen 02.06.2005 gün ve 2004/929 Esas, 2005/490 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı CBaşsavcılığı’nın onama isteyen 21.04.2006 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

Karakol görevlileri tarafından şüphe üzerine yakalanan ve üzerinde kimlik bulunmayan sanığın, görevli polis memurlarına ismini Songül olarak beyan ederek 02.12.2004 günlü tutanağı bu isimle düzenletip imzaladığı, sanığın karakola getirildiğinde kimliği konusundaki çelişkili beyanlarından şüphelenen zabıtanın sanığı “Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğüne” götürerek burada yapılan araştırma ve incelemede sanıktan alınan parmak izlerinin sanık Güldane’ye ait olduğunun tespit edilmesi sonucu sanığın gerçek kimliğinin belirlendiği, sanığın; daha önceki hırsızlık suçundan kaydı bulunduğundan aranabileceği düşüncesiyle kendi ismini söylemediğine ilişkin savunması ve 03.12.2004 tarihli Bilgi Toplama ve İşlemler Büro Amirliği’nin yazısından sanığın arama kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın kimliği konusunda görevli polis memurlarına yalan beyanda bulunarak bir başka şahıs hakkında yakalama tutanağı düzenlenmesini sağladığı, TCK’nın 268. maddesinin yazılı suçun “işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek” unsurunun gerçekleşmediği gözetilerek suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 343/2. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinin karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun saptanması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 268, 269. maddeleriyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyannca İstem gibi (BOZULMASINA), 27.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.