Şehir Kimlikleri

0
607

Şehirler , insanlar gibidir. Taş üstüne taşkonuldukca değerleri artar.

Ruhları oluşur ve bu ruhlar sayesinde mensubiyet şuurunu gelişir.

Mensubiyet şuuru artan şehirler de hemşehrilik duygusu ile hem şehrine hem şehirlisine sahip çıkar.

Şehirler tarihi dokuları,doğal ve cografi özellikleri ve yetişmiş insan gücü ile kimlik dokusunda nitelik kazanır.Kültür bu dokunun en büyük sıkısıdır. Kültürel dokusu güçlü olan şehirler,gelen göçlere mukavemet gösterir, kendi kimliklerini geliştirerek korurlar.

İzmir ,en yogun göç alan vilayetlerden birisidir. Şehir dokusu bu yoğun göçe ragmen varlığını koruyup,göçle geleni kendine benzetirken , kimliksiz şehirlerde gelen kendi kimliğini koruyarak,şehrin kimliğinde erezyon oluşturmaktadır. Medeni İzmir tarihsel dokusu,eğitimli insan kaynakları,doğal ve coğrafi güzellikleri,zeytinyağlı sebze ağırlıklı yemek kültürü,folklorü ile en vahşi leri bile yumuşatmakta sakinleştirmekte ve ehlileştirerekşehirlilik egitimini tamamlatmaktadır.

Günde terminaline 7000 otobüsün girdiği,her iki dakikada bir ucak inişinin gerçekleştiğiİstanbul için tarihi dokunun güçlü yapısına ragmen ,doğal ve cografi güzellikleri gelen bu yoğunluğu içinde ögütememekte,kaliteli insan yapısın kendisi dışa verirken niteliksiz yıgınların kendi varlılarını hemşehri mahallerinde koruma güdüsü ile şehirde yine erezyon oluşturmaktadır. Buna ragmen varolan güçlü tarihi doku ve yüzyıllara dayalı saraylı kültürü bu erezyonu yavaşlatmakta ve hala güzel Tükiyemize ve Türkçemize önderlik güçlü kültürel varlığı ile önderlik yapmaktadır.

Demografik yapıdaki olagan akışkanlık şehirlerin kendi kültürel yapısında dönüşümü sağlamakta ve bir kusak sonrası yeni gelenlerin dönüşümü ile şehir kimliği güçlenerek varlığını sürdürmektedir.

Mersin gibi Altın oluk gibi yerlerde siyasi kaygılarla secmen kitlesi oluşurmak için taşımalı nufus yada terör odaklı eylemelere karşı, köy boşaltımları veşehirdeki olagan dışı yoğunlaşmalar, şehir kimliklerine yapılan en büyük ihanetlerdendir.

1990 lı yılların başında, dönem Belediye başkanının, doğu illerinden mevsimlik işçileri secmen olarak kaydetmek için binlerle ifade eden otobüslerle taşımasıbugun Mersin gibi Osmanlı zamanından nezih bir kentin içinde kurtarılmış suç bölgelerinin oluşmasına yol açmıştır.Yakın gelecekte aynı tehlike tüm Türkiye nin gözbebeği oksijen cadırı olarak namlalanan Balıkesir-Altınoluk beldemiz içinde geçerlidir. Bir zaman yine aynı gerekçelerle taşımalı secmen oluşturması cabasıbu beldede de yapılmış ve demografik yapıda suni oynamalar yapılmıştıt. Böylece suç bölgesi olma ihtimalini güçlenmiştir.

Diyarbakır ilimizde terör kaygısı ile yapılan yer köy boşaltmaları şehir kimliğine vurulmuş bir darbedir. Ki Diyarbakır Artukoğulları beyliğinden beri o bölgede hep gözde şehir olarak kalmıştır. Folkloru yemek kültürü yetiştirdiği sanatkar kimlikler bu şehirdeki doku sağlamlıgındandır. Nor mal seyrile gelse şehrin nufusu 250.000 civarında olacakken bugun 1 milyonun üzerinde insan yaşamkata 10 katlı modern binalar asfalt olmayan yollarda ruhu şehirleşmeden ,fiziki şehirleşmeyi yaşamakta ve suç patlamasına yol açmaktadır.Kültürel ve tarihi doku ne kadar yoğun olursa olsun bu nufus patlamasını şehir kimliği içinde eritememektedir.

Balıkesir ilimiz dışarıdan bakıldıgında imrenilerek doğa ve kültür cenneti olarak kabul edilmiş yaşanılası bir yerdir. Tatil sebebi ile dönemsel iç göç yoğunluğu yaşamakta ve bireysel yaşam tarzı kent kültüründe absurt oluşumlara yer vermemektedir. Fakat tarihi dokuda ki Çepni ve Yörük köylerinin 1870 e kadar Antalya-Balıkesir arasında göçsel yaşam tarzının bir kenara bırakıp Ahmet Vefik Paşa ile yerleşik hayata geçişlerini bir yana bıraktıgınızda 93 harbi-balkan göçleri ve Rusya dan göçetmek zorunda kalan Çerkezlerin yoğun nufuz patlamasını geçen yüzyıl içerisinde Balıkesir in yaşattıgını gözlemleriz.

Eski Balıkesir fotograflarına baktığınızda 100 yıl öncede milli kuvvetler caddesi Anafartalar caddesi ve Kızılay caddelerinin olduğunu ve tek farkın stabilize yol olduğunu görürsünüz. 1990 lı yılların başında en büyük ve iyi mahallelerden sayılan Bahçelievler mahallesinin yolları çamur ve arsalar, tarla idi. Bu kadar kısa geçmişte dahi koca bulvarlar bu nezih mahallede yapılamadı.

Kasaba zihniyetinden kentsel dönüşüme yol açan çalışmalar, yeni bulvar,imara acılan yeni sahalar ne yazık ki şehir dışında yaşamış SABRİ UĞUR a nasip olmuştur.

Tarihsel buluşma noktası olan bu coğrafyadaşehir kimliğinin güçlü olması gerekir. Yörük kilimleri ,zeybek oyunları,höşmerim tatlısı yada kaymaklısı sadece ürün çeşitliliğinde secenek anlamıan gelmekte ama bu şehrin DOKUSUNA işlenememektedir.. Bugün Balıkesir in dışında yaşayan bir çok kimse en iyi pirincin yetiştiği marka şehir Gönen i Bursa nın bir ilçesi sanmakta ve Bursa yolu ile bu şehre gitmektedir. Sındırgıda yaşayan bir çok kimse Gönen i görmemiştir. Tıpkı Gönen linin sındırgı yıgörmediği gibi .

Şehir dokusunda ,tahribat oluşturmamak içinşehir kimliğinin güçlendirilmesi gerekir. Zira Bahçelievler de bir apartmanın,her dairesinde ,farklı bölgelere ait yemekler pişirilmekte ve insanlar giderek birbirlerine yabancılaşmakta ve içlerine kapanmakta ve şehir kimlik bunalımıyaşayarak giderek suç bölgesi ve intihar eğilimlerinin yaşadığı bir şehir olmaya doğru gitmektedir.

Yalnızlık duygusuna kapılan insanlar da intihar egilimi ve suç işleme egilimi arttığı sosyolojik bir gerçekliktir. 2012 yılı içerisinde en çok intihar edilen vilayetlerde 52 kişinin intiharı ile üst sıralarda yerini almaktadır. Bu bakımdan sehir idarecileri ,şehirli memnuniyetini en üst kattan sağlamak mecburiyetindedirler. Kişisel kin ve kendini kabul ettirme gibi ilkel duygulara maglub olmadan ve hatta bu duygulardan arınmış olarak bu şehre hizmet her yöneticinin namus borcudur. Balıkesir büyükşehirler arasında kalan iki denize kıyısı olan ve en cok ilçesi bulunan vilayet olarak bir geçiş bölgesidir.

Bu geçiş bölgesinde her zaman suça temayülü olan insanlar ,geçişken bu özelliği kullanmak isteyeceklerdir. Kimliği olan şehir ve mensubiyet şuuru artmış bir şehirli bu oluşumlara karşı en büyük settir.

Lunapark sahası sırtı ormana dayalıve eski Balıkesir Mezarlığını bugün herkes biliyor.Şu an otopark olarak kullanılan bu alanın bütün yeşil saha ile entegre olmuş ,alt geçişle kızılay cadde si ve Milli kuvvetler geçişi olmuş aqua parkı ile çocuklara fitnesi ile yaşlılara hizmet veren 5 yıldızlı bir oteli kim istemez.?(-diğer otel sahipleri hariç-)

Yada 600 yıllık bir Paşa cami ve müştemilatı eski yıkık virane yerlerin arasına sıkışmış görkeminden uzak bir tarihi yapı bu şehre nasıl ruh verir. Etrafını acıp onu bir külliye gibi değerlendirip,etrafını havuzlarla neşelendirdiğinizde 1000 yıl bile geçse adınızın anılacağı bir eser oluşturursuz. Orayı meydan değilde carşıyapsanızne olur? Hiçbir şey sinek avlayan esnafların arasına birkaç onluk esnaf daha katıp onların birikimlerinin yok olmasına katkı sağlarsınız. Millet llış verişlerini park sorunu olmayan cocuklarına gezme imkanı sağlayan, şehir atmosferinden uzak yerlere alış veriş için gidiyor.

Şehir ufacık bir alana sıkıştırmaya çalışmak yerine ne olur ki bu şehre kimlik katmak için oraya alan olarak bırakıp külliyeyi meydana çıkarsanız

Paylaş
Önceki İçerikİşsizlik Adamı Esir Eder
Sonraki İçerikİmarda Yeni Dönem
3C Hukuk Dergisi
AKTÜEL HUKUK DERGİSİ.. Yaşamın içinden, yaşamın üstünden,, görünen yüz-görünmeyen yüz, gerçekleri-zahiri gerçekleri önünüze sunmaktır..