Bir Davam Var…

0
477

 

(Bu yazı 1992 yılında üniversite ögrencisine ait bir hayal ürünüdür.Davalı kısmını siz kafanıza göre koyun)

2002 yılından beri dava dilekçesi var hazırlanıyor. Öyle inter aktif bir dava dilekçesi ki kökünü geçmişten almasına ragmen yenilikçi ve yenilenerek ilerliyor. Asla devrim değil ama sürekli dönüşüyor.Öyle dönüşüyor ki kız erkeksileştiğinde lezbiyen erkek kadınlaştığında homoseksüel olmadığını iddia ediyor.. Ama ikisi de dönüştüğünü dile getiriyor.

Taraf teşkili acısından, dayanak teşkil eden olaylar acısından dilekçe, yenilenerek uzuyor ve her sahifesine bir yıl dediğinizde 14.sahifesine geldik bu dilekçenin.Bizim hakimlerimiz bile uzun dilekçeyi okumasını sevmez bırakın milletimizin uzun bir kıtap okumasını..

Taraflarındaki yenilik ,sayısının artması ile olmuyor bazen ehliyetini yitirdiği için taraf olmaktan cıkıyor ve nokta kadar dilekçe içerisinde kıymeti harbiyesi kalmıyor.taraf sayısı azalıyor.Bir bakıyorsunuz nokta kadar 3 sahifede değeri olamayan kişi ehliyet kazanıyor ve dava dilekçesinin ana teması nı belirliyor.Taraf sayısında bir artış oluyor.

DAVACILAR arasına baktığımızda eski kızıl koministler ilk başta liboş sıfatı ile dönüşmüşler Bekaa daki aldıkları silahlı egıtımlerı bile inkar boyutunda iş bu davaya sahip cıkmışlardır.

Diğer bir guruba baktığımızda Cumhuriyeti kuruluşundan beri magdur olduklarını söyleyen ve fakat her nasılsa en iyi okullarda okuyup iyi derecelerde dil ve mesleki eğitimlerini almış ve ekonomik olarak da en üst modda bulunan Milli selaet partisinin dönüşmüş,gömlek değiştirmişleri var..

Önce davacı olup asıl belirleyiciyken şimdi sanık sandalyesine oturtulan ve MSP içinde dönüşmeyi sadece arac olarak kullanıp asıl ilkelerinden asla taviz vermeyen FETÖ cüler var. Şimdi diğer tarikat ve şeyhlerin şemsiyesine dönüşerek asıl gizlenilmesi gerekenin bizzat kendi içlerinden cıkan olduklarını anladıkları için ..Şu an da taraf ehlihetini-davacı sıfatını yitirmiş durumdadırlar.

Demirel ve özal sonrası sahipsiz kalan merkez sağın kemik kadrosu 2002 yılına kadar birbirini törpülemiş kalan sağlar uvertür nitelikli suc makinalarının girişimi ile BİRLEŞME adı altında tasfiye olmuştur.Asıl davacıların çalışma sahası,rahat ve serbest çalışsınlar diye bu şekil de boşaltılmış tır. Diğer bir kol da miras olarak kalan parti binalarının paylaşımı için kötü yola düşen kız misali iddiasız uvertür adayları olarak merkez sağın fiziki ve manevi yapılarını liğme liğme ederken sahipsiz kalan merkez sağ secmeni KERHEN davacı sıfatı ile ve siyaset yapmak istekleri ile asıl davacılara hizmetkar olmuşlardır.

Türkiye nin gözbebeği Ordu ,Ordu nun gözbebeği kurmay subaylar,bir anda ihtilalci –kerhanacı-jurnalcı-casus sıfatları ile derdest edilmiş onur ve şerefleri ayaklar altına alınarak idealleri ve meslekleri çogunun elinden alınmıştır. Bunlarda kerhen sonradan davacı sıfatı kazanmışlardır. Ağızlarına calınana bir parmak balla topçu sınıfı dısındakilerin genelkurmay baskanı olabilme söylentileri bir astsubayın korgeneral ın ancak görev yapabildiği MİT baskanlıgına getirilmesi-YAŞ kararlarının dava edilmesi ve atılan astsubayların görev iadesi yada tazminat ödemeleri ne ilişkin uygulamalar sayısal olarak davacı olanları arttırmıştır.

Sadık Kürtler Hamidiye tabyalarının sahibi Osmanlının bekasına sahip çıkan Kürtler,yavuz zamanında Alevi Türkmenleri İrana göçe yada şafileştirerek Kürtleştiren ler bir anda asıl davacılar la beraber dilekçenin belirleyici si oldular.Cumhuriyet tarihi boyunca bedavadan vekil seçilenler,oradaki köylünün emeğini sömürüp ulufe gibi karın doyuracak kadar ekmek dağıtan ağalar bir anda DAVACı OLDULAR..Halkın zavallıgı öngörülü şekilde bırakılmış cahilliğinde ve içinde Allah tarafından bırakılmış sadakat duygusundan kaynaklanmıştır..

Kadınlar ..Oysa Cumhuriyetle birlikte seçme secimle hakkı kazandıkları söyleniyordu.İş hayatına ilk defa kadın avukat olarak bir lokantaya oturabilme hakkını bile onunla kazanıldığı söyleniyordu. Ama demek ki görüntüden öteye gidememişti. Dünya güzeli seçilen Türk kızının ilk defa batı bacağını gördü propagandası aynı zihniyet 1800 lerde Selanik teki kerhane de çalışan bir Türk kızından bahsedebilme yalanını yakalayamıyordu. Kadınlar da parti organlarında tüzük gereği il başkanının da üstünde direkte Kadınlar kolu genel Başkanlıgına baglı olma ,baş örtüsüsü eylemli olarak oransal seçime katılma yüksekliği gibi hallerle cahilce davacı sıfatı kazanmışlardı..

Hakimlerin seçimle belirleneceğini söylediklerinde hepsi bagımsız yargı geleceği hiis ile sevinmişlerdi. Ama onlarda agızlarına sürülen bir parmak balla hata ve hile yolu ile davacı sıfatı kazanmışlardı.Tutuklanan meslekten ihrac edilen hakim ve savcılar hüküm veren makmdan dava nın taraf sujesine birden bire dönüşü verdiler.

Sınav magduru örgenciler ,eşit ve özgürce girilen sınavların birden bire borsaya dönüşmesi sonucu parası olan ın meslek sahibi olması sonucunu doğurunca örgencilerde davacı sıfatını mecburen kazandılar.

Taraf teşklinin yazarken bu dilekçeye mahsu olmak üzere DAVALI kısmını sonra yazacağım.

TALEP KONUSU denilen kısaca dava neticesinin yazıldıgı dilekçenin bu kısmına cumhuriyete müdahele talebimizdir

AÇIKLAMALAR denilen kısmına geldiğimizde 2002 yılından beri meydana gelen olaylara bakıldıgında CUMHURİYETİN etkisizleştirildiği yetkisiz ehil olmayan ellerle bu etkisizliğe ivme katıldığı din ve vicdan hürriyetine sahip akli baliğlerce bilnmektedir.

Türkiye nin zor şartlarda sahip olduğu insan kaynaklarının kaymak tabakası ülkesinden soğumuş ve değişik kanallarda kendince karanlığıa gittiğini düşündüğü ülke dışı şartları çözüm olarak görmeye başlamıştır. Taraf olamyan bu kör döğüşünün önce failleri sonra magdurları dönüşümlü faaliyetleri ülke gerçeklerine ve ülke cıkarlarına zarar vermektedir. Masum Kürtler evlerinden uzaklaştırılarak teröristleri şehir yıgılmaları gerek lojistik gerekse dağ kadrolarının getirtilmesi ve buna ÇÖZÜM SÜRECİ denilerek çözülmeye canak tutulması ,genetik düşmanlığa yol acacak sekilde parti uygulamaları vardır

b-İşe alım yerleştirme ve liyakat dışı uygulamalar a culus seklinde oluşturulan makamlar haksız ve adil olmayan bir şekilde dağıtılmaktadır.İçimizi acıtan Yüksek mahkeme-Vilayet yönetimleri-Üniversite Yönetimleri-Üstkurul Yönetimleri-TBMM seçim yöntemleri-Medya basım ve haber servis şekilleri-Sosyal yardım Dayanışma anlayışı yerine Sosyal yardım partileştirme sekileri-Eğitimi tamamen İmam Hatipleştirme çabaları-Yargıyı memurlaştırma yöntemleri-Cumhuriyetin varlığını tartışılır hale getirmektedir. Oysa bahsi geçen konular cumhuriyetin yada parlamenter sistemin sorunu olmayıp yönetenlerin YÖNTEM sorunlarından kaynaklandığı aşikardır.Bilimsel veri ve sonuç lara ulaşma caba isteği yerini ,hissi davranma ve üst akıl diye tapılanın verdiği emirin uygulanması sekline dönüşmesi HUKUKU –VİCDANI –AKLI yaralamaktadır.

c-Ard arda secim ve referandum benzeri uygulamalar olagan yasamaya alışmış insanarın sandıga gitme duygularını törpülemekte ve sadece partizanca yaklaşımda bulunan insanların siyasal davranısını sağlamaktadır. Bu udurmda demokrasi eksik hali ile işlediği için doğru sonucu vermekten uzaklaşmaktadır.

d-Dizi –film ve sansayonel olaylar ile algı operasyonları yapılmakta sanal olarak klavye basında oturup bilgisayarla satranc oynama zeka ve kudretindeki birkaç kişi yi geçmeyecek sayısal azınlık siyasal coğunluğa hukmetmektedirler. Göz göre cumhuriyetin kurum kural ve uygulayıcılarının tarumar edilmesi ayrılıkçı çözünürlükçü kimseleri baştac edilmesi ile cumhuriyet erezyona ugratılmaktadır.

3-Demokrasinin aracı kurumlarından olan muhalefet partilerinin gizli koalisyon ortagı seklindeki dizaynları ayan beyan bir şekilde ortaya cıkmıştır.Milliyetçi olduğu söylenen partinin başının giderek son günlerden hükümet basın sözcüsü gibi beyanları ,solcu ve cumhuriyetin kurucusu olduğu söylenen partinin milletin tümünden oy almak hakkından vazgeçerek belli bir etnisiteye dayanma kolaycılığı seçmesi,Kürtçü olduğu söylenen ve aslında gel Türkiye partisi ol diyen milletin 7 Haziran teklifi red ederek ‘’hayır ben Kürtçü değilim ayrılıkcıyım ‘’diyerek Tüm Türkiye den ziyade bölge yönetimine talip partiyi gözlemlediğimizde içimiz daralmaktadır.Kaçak et kesimleri ile muhalefet dizaynın yapıldıgı ülkemizde ,Et balık Kurumunun kuruluş yasa ve yönetmeliğinde bu işlevle ilgili hüküm yoktur. Muhalefet yokluğu iktidar varlıgının altında ezim ezim ezilmektedir. Nietche bile bu yokluk halini tarifte yetersiz kalır.

4-Uluslararası piyasalar,insan hareketleri,kaçakçılık halleri artık iyice belimizi bükmüştür. Kelle bası Suriyeli transferine ilişkin ödemelerin bedelsiz kelle olarak Avrupa ya iadesi tüccarlığın timsali Arapları bile şaşırtmıştır. Arabın dilencisi, bizde kalacak ucuz iş gücü olacak paralı ve tahsili arap Avrupa ya gönderilerek Avrupa nın eksideki nufus artış hızına ilişkin sorunda ortadan kalkmış olacak tır. Çocuk yapmak dışındaki her tür cinsel aktivasyonu ,pornografik olarak yapan Avrupalı böylece cocuğu gebe olarak taşıma külfetinden de kurtulmuştur.Kitlesel nüfus hareketleri ne Avrupa pek de yabancı değil .Hep Türklerin özneliğinde yerleşkelerini tarihde değişmiştir. Batı Avrupa Hun imparatorluğunun 5. Yüzyıldaki göçler hareketinin bu yüzyıldaki versiyonu da böylece aslında bizim hükümetimiz tarafından yapılmıştır. Ortadoğu nufus hareketleri savaşlarla bu kadar hareketli iken altını tutamayan yaşlı misali, sınırlarımız gelgeç olmuş ve buna baglı olarak hayalperest Hasan SABBAH ın terörize kalıntıları, sınırlarımızı aşarak, gerek bizi gerek se AB yi canlı bomba –arac patlatma gibi usullerle kitlesel ölümlere yol açmakta ve içimizi kanım kanım kanatmaktadır.

5-Bir yargıcın Cumhurbaskanı olarak ne kadar duragan olduğunu ve bir tüccarın da cumhurbaskanı olmaması gerektiğini , bize sen ögrettin cumhuriyet. Sınırımız, ihlal edildiğinde Armadasız kacak savas uçağı,bu sebeple düşürüldüğünde’’- Rus ucağını biz düşürdük –‘’diye böbürlenirken Antalya daki seracının elinde patlayan domateslerini ,elektrik faturasını ve işçi parasını ödeyemediği için hacizlere düçar kalan beş yıldız lı otel müstecirinin bir anlamı yoktu senin için Öyle ya müstecir, otelini iyi yönetseydi.Çiftçi , domates yerine mesela bozulmayacak soğan üretseydi. Diye tüccar zihniyeti çıkarımlarda bulunur.Senin tüccar mantığın, Rus kapısını kapatan beyanatını değil zaten düşmüşün hatasına dayanabilirdi. Senin için tüccar mantığında ülke güvenliğinin anlamı sadece bir AVM nin kapı güvenliği kadardır. Aşırı sı maliyet arttırır.Yargı dediğin ne ki gelirse görüldsün gelmezse dava düşsün ‘’yasasın adalet’’ hatırlayın ceza kararları nı temyizi çin harc konulmuştu.adam 80 TL temyiz harcını ödemekten aciz sen en az 300 km ilerdeki istinafdaki duruşmaya gel diyorsun..Tüccar zihniyetli hizmetkar devlet anlayışı içimizi yakıyor.

6-Güzel İstanbul,saksıda topragın bile altınla satılır. Binlerce yıllık tarih ve doğanın geçiş noktası olan coğrafyayı,SİT alanı olması gereken yeri ,imar uygulamaları ile yasanılmaz yaptın . Tüm şehirler de yol yapıyorum bina yapıyorum diyerek doğada var olan dere tepe geçirgen olmayan zeminle kaplayarak yer altı ve yer üstü su haritasını değiştiriyorsun..sen bilmiyor musun sehirler arası nufus geçişlerinin sosyal erezyonları dogurdugunu ,sosyal erezyonun da ahlaksızlığı pompaladıgını . Bal gibi biliyorsun ama senin siyasal tercih ve dayanakların azgelişmiş cok düşmüş insan profiline dayanmaktadır.Ne kadar orospu o kadar piçin oluşumuna yol açar .sahipsiz kalabalıklar ,ne ideoloji ister ne ilke sen onlara ne kadar sahip cıkarsan onlarda sana oy zamanı sahip cıkar anlayışını siyasete modifiye ettin. Sonra bu yugulamalar la oluşan yeni rant sahaları kendi burjuvazine kanalize ederek haksız kazanc ve dağılımın birden fazla musebbi bi olmuştur. Şehir geçişkenliklerin de imar uygulamala ve imara kapatmalarda sen belirleyici olacaksın Ama tüccar zihniyetin ne kadar rant o kadar rahat anlayısına dayandığı için doğa bozulmuş göç yolları kalkmış tarihi eserler yagma yada yok edilmiş önemli değil..Cografyanın ve doğasının tarumar edilmesi içimizi yakmakta ve iş bu dava dilekçesi ni hazırlama zarureti doğmaktadır.

7-Sağlık binalarının sağlıksız personelle dolumu,sadece müteahitlerinin işlerine yaramıştır. Acil bir hasta sevki zincirleme bag içersinde tatil veya mesai dışında hasta ve yakınlarına zulum olmuş yanlış teshis ve tedaviler Türkçe bilmez gibi davranan kolaylaştırılmış TUS ve kolaylaştırılmış akademik ünvanlı doktorlarla yeni tür cinayetlerin ortaya cıkmasına sebep ol muştur. Havran Edremit Burhaniye GÖMEÇ-Ayvalık gibi sağa giden yola girsen 10 dakika, sola giden yola girsen 10 dakikalık ilçelere modern hastane binaları yapılmış ama uzmanı yok.Özel sektör birikimleri ile oluşan hastaneler,yanlış bürokratik uygulamalarla zincir olmayan hastaneleri iflasa sürüklemiş bir fil sürüsü geçmiş gibi yatırım harcamaları heba edilmiştir. Kamu kaynaklarının hebası her ilçe yerine ,tam techizatlı bir bölgesel hastane si ve lojistik üssü ile çözümlenebilirken hep müteahit ve tedarikçi firmaların zenginliği için ‘’bırakınızı yapsınlar ‘’kuralı bu dava yı amcayı zorunlu hale getirmiştir. Tabi asıl sorun muhalif meslek odalarının ekonomisinin bitirilerek terbiye edilmesi sonucuna yönelikse bu durum yargılama asmasında ortaya cıkacaktır.

8-Her akli baliğ ergen in imam sayıldıgı inancımızda,mevcut okul binalarının yenilenmesi gibi gerekli bir davranışın imam hatip okulu sonucuna baglanması seçmen olmayan cocugun ,seçmen olan anne ve babasının siyasal davranışlarına baglanması içimizi acıtmıştır. Milli birlik anlayısını ortadan kaldıracak sekilde zincirleme eğitim hareketinin süre yönünden yap bozları ,yönetim açısından getirilen niteliksiz kuralları teneke sesinin toplum içerisinde artmasına yol açmıştır. Resmi bayram olarak nitelendirilen günlerin şehir kurtuluşu törenlerinin kaldırılması ,önemsizleştirilmesi,asırlık ortak ruh oluşturma cabalarına darbe vurmuştur.Paralı eğitim –özel eğitim usulleri çalışkan olmayan fakirin ,fakirliği ve cahilliği kader olarak üzerine bırakılmıştır.Milli Eğitim millete aittir. Devlet sadece stratejisini belirler alt yapı yatırımlarını yapar. Devletin etkisizleştirilmesi yasa dışı alana her an kayabilecek dini örgütlerin ,yasadışı ayrılıkçı örgütlerin aktif pozisyon almasına yol acar. Personel rejiminin karıştır barıştır yerine anasının dizinde ögretmenlik yada memuriyet yapmasının sağlanması toplumsal yönden geride kalmış aile ve aşiret baglarının güçlü olduğu bölgelerde devletin etkisizleşmesi sonucunu doğurdugu gibi suç ve kusurların bile örtülenmesine sebep olduğu hukuki bir gerçektir. Bu konular üzerinde yeterli etki oluşturlması için iş bu davayı acmak zarureti hasıl olmuştur.

9-TSK ve EMNİYET görevlilerinin ,liyakattan yoksun torpil destekli il yöneticilerinin elinin altında deneme yanılma yöntemi ile kullanılması onların görevinin ölmeye göre odaklanması sonucunu doğurmuştur. Oysa bir devlet asker de polis de olsa bir vatandasının sacının teline zarar gelmesini engelleyecek şekilde faliyette bulunur. Ülke dışında bir vatandasına karşı bir eylem yapılmışsa onunla ilgili savaş dahil her tür tedbirini alacağı için adı devlettir. Şehir çatışma şartlarının oluşturlmasına sessiz kalınması ,şehir catışmalarında ölümlü neticeleri ayrılıkçı tohumların serpiştirilmesine ve düşmanlıgın genetik nitelik kazanmasına hizmet etmiştir. Asayişe ilişkin görevlilerin şimdiliki kanunen korunması ileride bunların yaptıgı görev sebebi ile yargılanabilir olma tehlikesi taşıdıgını önceki olaylar belirlemiştir. Bu udurm da idam cezasının gerekliliği gerek teröristler gerekse asayş görevlileri acısından behemahal getirilmesi gerekli kuraldır.Bu utür ayrılıkçı oluşumlar a canak tutulması dava mızın omurgasıdır.

HUKUKİ SEBEPLER :Anayasa ve teamülleri

SUBUT DELİLLERİ .Tv-Gazete haber arşinleri,fotograflar,takipsizlikde verilse vakıa olarak

sabitleyen Savcılık soruşturma dosyaları

SONUÇ :Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerden dolayı öncelikle yönetimin

yönetmemesi doğrultusunda yürütmeyi durudurma kararı verilmesini

1-Liyakatsız torpille atanan yöneticilerin dava neticeleninceya kadar görev

yerlerinin değiştirlmeisini

2-Çözüm sürecine ilişkin failleri hakkında savcılığıa suç duyurusunda

bulunulmaının sağlanmasını

3-Culus olarak dağılan ve oluşturulan makamların kapatılmasını,MUHALEFET

LİDERLERİNİN GÖREVDEN ALINARAK kayyuma teslim edilmesini

4-Seçmen bilincini ortadan kaldırmaya yönelik sık referandum ve seçim

uygulamarına en az 3 yıl aralıgı konulmasına

5-Parlementerizm aleyihine başkanlık lehine yapılan TV –Medya

programlarının yayından kaldırılmasına

6-Sınır güvenliğin tam olarak sağlanmasına,uluslar arası yasal ve yasadışı

örgüt üyelerinin güney ve doğu ya giriş lerinin yasaklanamsını,Suriye lilerin

Türkiye dışında yerleşmelerinin sağlanmasını

7-Yargıyı parçalayan yeni güç merkezleri oluşturan ve vatandasın

magdurlaştıracak Bölge adliye uygulamarının kaldırılmasını

8-Büyük şehirlerde doğal sit alanı ile imar ve rant uygularına son verilmesine

9-Egtim tekliğine uygun şekilde acılmış ve ruhsatlanmış okulların

Kapatılmasına,asıl belirleyicinin ve hizmet üreticinin devlet olduğuna

10-Bölge hastanesi niteliği olacak ların dşındakilerin kapatılarak sağlık ocağına

Dönüştürülmersine

11-Tüm bunlar yapılırken soruşturmanın ve yargılamanın selameti acısından

devleti liğme liğme yapanların söğüş etmeyi ekonmi olarak algılayanların

görevlerinden el cektirilmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde

milletim adına karar verilmesini arz ve talep ederim

TÜRK MİLLETİ ADINA

DAVACI VEKİLİ

 

AV.İBRAHİM HALİL EROĞLU